Giriş
(6)

Elleri olmayan, gözleri çok az gören 4 yaşındaki bir çocuk için...

dessy
... nasıl bir oyuncak alınabilir arkadaşlar?Kollarının arasına alabilir düşüncesiyle peluş bir ayı alındı ama hiç oyuncağı yok, oyuncak kültürü dahi olamamış. Bu çocuğa ne gibi oyuncaklar alınabilir? Beyin fırtınası yapsak ya?
... nasıl bir oyuncak alınabilir arkadaşlar?

Kollarının arasına alabilir düşüncesiyle peluş bir ayı alındı ama hiç oyuncağı yok, oyuncak kültürü dahi olamamış. Bu çocuğa ne gibi oyuncaklar alınabilir? Beyin fırtınası yapsak ya?
0
dessy
(08.03.15)
Süper kahraman kostümü ya da maskeleri tarzında bir şey geldi aklima..
0
sormaya geldim
(08.03.15)
Ben de öyle düşündüm ama pek göremiyor işte, hatta neredeyse hiç göremiyor. Daha çok işitsel bir şey düşünsek mi acaba diye aklıma geldi.
0
🌸dessy
(08.03.15)
Benim tahta at, akülü araba falan geldi birilerinin yardımıyla binecek tabi tek başına değil.
0
1a2b3c4d
(08.03.15)
ayak parmaklarını geliştirecek oyuncaklar olabilir. tuşlu/vurmalı çalgıların ufak tipleri olabilir mesela.
ev tipi salıncak/kaydırak vb. olabilir. ilk aklıma gelenler bunlar.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(08.03.15)
Ses kaydı şeklinde masal,hikaye falan satılmıyor mu? Hic bilmiyorum ama vardır illa ki. Yoksa bile yapılabilir bi'şey.

Bir de basit orglar oluyor. Oyuncak. Basınca nota çalıyor iste. Elleri olmasa da ucuyla falan basabilir umarım.
0
elorelia
(08.03.15)
www.playopolistoys.com

burada güzel şeyler var fikir vermesi açısından. tef falan olur gibi.
0
mattiadestro
(08.03.15)
(12)

bir sözlük yazarını milletvekili yapabilir miyiz?

ground
Kendisi de bir sözlük yazarı olan eşim sema çuhadaroğlu, chp izmir 1. bölgeden milletvekili aday adayı. malumunuz 29 martta chp 50 küsür ilde ön seçim yapacak ysk gözetiminde ve buna da %80, %90 oranında uyacak. bu ön seçimde chp üyeleri oy kullanacak. izmirde yaklaşık 126.000 üye var. bunların da 6
Kendisi de bir sözlük yazarı olan eşim sema çuhadaroğlu, chp izmir 1. bölgeden milletvekili aday adayı. malumunuz 29 martta chp 50 küsür ilde ön seçim yapacak ysk gözetiminde ve buna da %80, %90 oranında uyacak. bu ön seçimde chp üyeleri oy kullanacak. izmirde yaklaşık 126.000 üye var. bunların da 60.000 tanesi 1. bölgede oy kullanacak. kendisi kadın olduğu için şansı da epey yüksek.
halihazırda bir kaç bin oy garantisi var. zaten 4-5 binlik bir oy ile listeye girebileğini tahmin ediyoruz.farklı adaylarla omuz omuza seçim çalışmaları yürütüyor. sosyal medya uzmanımız da yine bir sözlük yazarı bu arada. ayrıca sözlükte başlık açılıp duyurudan daha geniş kitlelere ulaşılırsa bunu yapacak arkadaşlara da şimdiden teşekkür ederim.

önseçim:

29 mart günü chp üyeleri sandığa gidecekler ve aday adayı listesinden en az 5, en fazla 10 adayın ismini listeden işaretleyip sandığa atacaklar. burada sıra numaramız olan 31. sırayı işaretlemek yeterli. en az diğer 4 adayınızı da seçmek zorundasınız yoksa tek oy verirseniz oyunuz geçersiz oluyor.

özgeçmiş;

1982 kadirli/osmaniye doğumlu. İzmirde benim yuvam anaokulları ve sema hanım anaokullarının kurucusu ve halen aktif olarak bu sektörde devam ediyor. Ayrıca kargonas adlı şirketi ile ulusal kan, organ, ilaç dağımı amaçlı soğutucuların türkiye distribütörü, 15 yıldır evliyiz ve 14 yaşında su ve 7 yaşında ada adlı kızlarımızın annesidir. yıllardır chp'de aktif olarak görev almıştır. geçmişinde kadın kolları başkanlığı, hukuk ve insan hakları komisyonu başkanlığı, ve ilçe başkan yardımcılığı görevlerinde bulunmuştur. ayrıca bir çok sivil toplum örgütünde yönetim kademesindedir. kendisi dürüst, namuslu, çalışkan, aydınlık ve çağdaş bir türk kadınıdır. eğer üye ise sizden değilseniz çevrenizdeki chp üyelerinden desteklerinizi bekliyorum.

Kariyer:

*İzmir'de Benim Yuvam, Sema Hanım Anaokulları’nın Yeşilyurt, Güzelyalı, Esendere şubelerinin kurucusudur.
*İzmir Ticaret Odası İş Kadınları Konseyi Konsey üyesi,
*İzmir Ticaret Odası 31. Grup Sağlık ve Eğitim Komitesi Komite Başkan Yardımcısı ve İzmir Ticaret Odası 2. Sıra Yedek Meclis Üyesidir.
*İzmir Adanalılar Derneği Dernek Başkan Yardımcısı
*C.H.P. İzmir Karabağlar İlçe Başkanlığı Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonundan sorumlu İlçe Başkan Yardımcısı (Bu görevden 15 temmuzda aday adaylığım sebebi ile istifa etmiş bulunmaktadır)
*Egeliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Üyesi
*İzmir Okul Öncesi Eğitim Kurumları Derneği Başkan yardımcısı,
*İç Anadolu ve Ege Dernekler Federasyonu Yönetim Kurulu üyesi,
*İzmir Çukurovalılar Derneği Kurucu üye aynı zamanda dernek Başkan yardımcısıdır.

www.facebook.com

@ack3000 uyarısı üzerine; her ne kadar daha ayrıntılı bilgi edinmek isteyenler için facebook sayfasında basın açıklamaları değişik konularda demeçleri yer alsa da kısaca anlatayım. asıl faaliyet alanı okul öncesi eğitim olması ve hukuk ve insan hakları komisyonu başkanı olmasından dolayı toplumun temel yapısı aile, aile içi şiddet, çocuk ve kadının cinsel istismarı konusunda çalışmayı düşünüyor. bu konuda da benim de avukat olmamdan dolayı görüştüğü ve bu konularda mağdur durumda olan kişilere aktif olarak yardımcı olmuştur. defalarca şiddet ve cinsel saldırıya maruz kalmış insanların güvenli bir yere yerleştirilmesi, gerekli dava ve hukuki yardımları ücretsiz olarak üstlenilmesi, maddi ve manevi yardımlar, bedelsiz kendi okulunda mağdur çocukların bakımı vs gibi çalışmaları mevcuttur. seçilmesi durumunda birden fazla hukuk komisyonunda görev alacaktır. hukuk büromuzun da desteği ile öncelikle toplumsal sorunlarla ilgili kanunlaştırma faaliyetlerinde yasaların hazırlanması, komisyonda görüşme düzeltme ve oylama aşamalarında görev alacaktır. lgbt, kürt hakları, alevi ve diğer azınlıklarla ilgili fikirleri parti programı ile aynıdır. konu ile ilgili anayasal sınırlar içerisinde her türlü özgürleştirmeye açıktır. güzel eleştiriler geliyor mesaj ve cevap yolu ile bu konudan rahatsız değiliz. aksine ufkumuz açılıyor.

duyuru en azından 29 marta kadar durursa sevinirim. seçim yasakları başlayınca duyuruyu silmeyeceğim ama içeriği değiştireceğim.
0
ground
(08.03.15)
aydınlık ve çağdaş bir türk kadını diye destek mi vereceğiz? iyi güzel destek istiyorsunuz da bunun yolu yordamı bu mu gerçekten? bari en azından bir seçim vaadi, programı, ülke sorunları ve milletvekili olursa bu sorunlarla alakalı neler yapacağını yazsaydınız.

çok ayıp bence bu duyuru. koyun yerine koymayın insanları. reklam yapar gibi seçim propagandası yapılmaz. kariyer ve aile yapısıyla oy istenmez. milletvekili olmak böyle bir şey değil, umarım haberdarsınızdır...
0
ack3000
(08.03.15)
chp'den hiç haz almam. bence gayet doğal bir durum. türkiye'de kaç kişi politikayla ilgileniyorda kalkıp herkese vaad versin. chp'liysen ve kariyerin, profilin iyiyse bu kriterler yeter. aaa bak şu aday ev sözü veriyor diyerek oy veren yok en nihayetinde.
0
mayeskuel
(08.03.15)
bu bilgileri vermek zorundayız. genel merkez de aynı bilgileri sorarak liste yapıyor. kişi kimdir, nerelidir, ailesi var mı, ne iş yapar, bizde hangi görevlerde bulunmuş bilmek istiyor hem parti hem de görüştüğümüz herkes. amacımız kendimizi tanıtmak olunca bu bilgiler vermek elzem adeta. gazetelerden televizyondan oy istenebiliyor. bunda bir sakınca görmedim ama her tür eleştiriye de açığız.
0
🌸ground
(08.03.15)
bu arada bireysel olarak seçim vaadi verilemiyor. cumhuriyet halk partisinin parti programıdır genel olarak. diğer türlü zaten çok inandırıcı değil köprü yapacağım yol yapacağım demek diye düşünüyoruz. ya da düşünüyorum.
0
🌸ground
(08.03.15)
seçim vaadinden neden ev, köprü anlıyorsunuz?

"milletvekili olursam lgbti hakları için mücadele edeceğim."

bunu örnek olarak yazdım sadece. bunu yapmak yasak mı yani?

ben bu bilgileri vermeyin demiyorum. ama destek isteyip sadece bu bilgileri verirseniz çirkin olacağını düşünüyorum. açıkçası çağdaş ve modern bir kadın olmasından çok ülke sorunlarıyla ilgili ne düşünüyor onu öğrenmek isterim.

mesela kürt özgürlüğü hakkında ne düşünüyor? lgbt hakları için bir şey yapacak mı?

manifesto hazırlanmasını tabii ki beklemiyorum ama seçmeni biraz daha ciddiye almak gerektiğine inanıyorum. bir blog açılır, bütün fikirler ve olası icraatler yazılır. ben de açar okurum "hmm işte beni temsil etmesini istediğim insa" der oy veririm.

genel merkez bu bilgileri istiyor olabilir ama ben seçmen olarak cv'ye bakarak oy vermem açıkcası. ondan sonra meclis modern ve çağdaş ama hiçbir iş yapmayan vekillerle doluyor. kaç tane vekil var ülkenin gerçek sorunlarıyla ilgilenen? ben sadece hangi sorunlarla ilgili neler yapacağını öğrenmek istiyorum.
0
ack3000
(08.03.15)
ack3000 + 1

"sözlük yazarı" olması neyi değiştiriyor? sözlükte her fikirden insan var. ayrıca 100-150 Tl karşılığında üyelik satın alınabiliyor.
kariyeri ve özgeçmişinden çok fikirleri önemli. üye olduğu stk'lara bakarak oy verilmesi mantıksız.
0
corneillus
(08.03.15)
Tanimiyoruz etmiyoruz. Sozluk yazariysa nickini de yazin, okuyalim fikir edinelim. Yoksa cok sacma.
0
pinkpeony
(08.03.15)
kötünü iyisi, yontem tartısılabilir ama samimiyet her turlu iyidir.
ekşici tayfa içlerinden birisi meclise girebilecek diye sevineceğine yine eleştirmeye başlams
bence şöyle ypalım , belki direk kendisinin nikni falan vermeyin ama iletişim icin bir aracı olması iyidr. aklımızda olsa ne bileyim, ileride meclisin icinde olanları onun aracılıgı ile bile olsa iletse. sonrasında gerekiyorsa gercketen toplumsal bir durum mevcutsa o aracı sayesinde kendisine bilgi verebilsek, toplumun dibinden tepesine bir kopru olsa o arkadaş ?
0
vazovski
(08.03.15)
elbette sözlük nickini paylaşmayın. arkadaşlar iyi niyetli olabilir belki ancak buralarda o iyi niyetlilerin sayısı oldukça az. sırf karşıt görüşlü olduğu için nick6'nı saçma sapan dolduracaklar.
0
air
(08.03.15)
sözlük nickini vermek istemiyor haklı olarak. ama adresinden telefon numarasına kadar ulaşılabilir birisi zaten. gerçi verse de çok aktif bir kullanıcı değil. nickin amacı da zaten kimliği gizlemek o yüzden anlayışla karşılamanızı istiyorum.
0
🌸ground
(08.03.15)
samimiyet her türlü iyidir +1

@jugador, o tip broşürler hep basılıyor zaten. burada bizden biri olarak ayrıca destek istemiş arkadaş. sözlükçü bir milletvekilimiz olsun mu diyor. olsun bence.

hayırlısı olsun.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(08.03.15)
kendisiyle yarışan diğer bayan adaylara haksızlık olur bu destek bence. yanlış anlamayın eşiniz diğer adaylardan daha yeterlidir belki de ama onu sadece bu kıstaslar üzerinden tanıyarak hareket edilmesini istemeniz adil mi sizce?
0
Tyler89
(08.03.15)
(15)

balık temizlemek

indescribable
Balık temizlerken mideniz kalkmıyor mu? Kusma hissi gelmiyor mu Kafasını koparıp içini temizlerken? Bi mantarı pizza hariç yemem bi şehriye çorbasını çok aramam bir de sanırım balık temizlemeyi yapamam Kendimden geçiyorum temizlerken zaten 1 kere denedim 5. Balık ta anne gel.sen yap dedim.
Balık temizlerken mideniz kalkmıyor mu? Kusma hissi gelmiyor mu Kafasını koparıp içini temizlerken?

Bi mantarı pizza hariç yemem bi şehriye çorbasını çok aramam
bir de sanırım balık temizlemeyi yapamam

Kendimden geçiyorum temizlerken zaten 1 kere denedim 5. Balık ta anne gel.sen yap dedim.
0
indescribable
(05.03.15)
büyük balıkları aldığım yere temizlettiriyorum. hamsi sardalye gibi balıkları temizlemiyorlar genelde, o nedenle almamaya çalışıyorum ama aldığımda temizlerken ayakta durmaktan yoruluyorum sadece, başka bir şikayetim olmuyor.
0
inheritance
(05.03.15)
niye sen temizliyorsun ki? hamsi bile temizlenmiş satılıyor artık. yıllardır haftada bir-iki kez çeşit çeşit balık alıyorum, bir kere bile kendim temizlemedim.
0
sir gawain
(05.03.15)
o nedenlerden dolayı aldığımız yerde temizletiyoruz.
0
undertaker
(05.03.15)
Ben zaten balık yemiyorum ama temizletilmiş haline dokunurken bile içim kalkıyor. Aynı şey tavuk göğsü için de geçerli. Kırmızı ete zaten bugüne kadar hiç dokunmadım. Ben yapamam, büyük konuşmayayım tabii ama yapana da mani olmam. Bir de tabii etlere dokunup elini temizlemeden çekmecelere, dolaplara dokunanlar var. O da midemi çok bulandırıyor. Anında silmem gerek.
0
dessy
(05.03.15)
Temizlemediler bir kere kalabalık olduğu güne denk geldim o günde almam gerekiyordu. Falan falan

Küçük ya da büyük elimi süremem sanırım :(
0
🌸indescribable
(05.03.15)
metroda temizlenmiş dondurulmuş hali satılıyor. tazesi kadar iyi olmuyor ama yine de fena değil.
0
inheritance
(05.03.15)
Ben kötü hissediyorum, hiç temizlemedim ama una bulanmadan dokunamıyorum belki mecbur kalsam dokunurum ama temizleme işini yapamam, kendimi kötü hissettiğim gibi beceremem de..
Bir arkadaşımın hayatta en keyif aldığı şey balık temizlemektir, kızın suratında öyle keyifli bir ifade vardı ki ben kötü oldum..
0
mutekebbir
(05.03.15)
ben hiç temizleyemem. hatta pişmemiş balık elleyemem, kokusuna bile dayanamam. ama haftada bir balık yemeden de duramam. ciğeri de çook severim mesela ama ona da çiğken dokunamam. bütün bu pis işleri eşime yaptırıyorum o yüzden. burdan sevgili kocama onu ne kadar sevdiğimi bir kez daha söylemek istiyorum bu vesileyle.

eskiden çiğ et ve tavuk falan da elleyemezdim ama şimdi çok zor da kalınca çiğ çiğ ciğer bile kesip biçiyorum.
0
halanne
(05.03.15)
ölmüş bir canlı sonunda. bir zamanlar yaşıyordu ve artık ölmüş. kafasını koparmak gerçekten iğrenç. kanlı kanlı ve çok kötü kokuyor. o yüzden mide bulanması normal bir durum. mideniz bulanıyorsa temizlenmiş olarak alabilirsiniz. ama hala ölmüş bir canlı olacak.
not: vejeteryen değilim.
0
kedi yavrusu
(05.03.15)
benim de izlerken bile midem dayanmıyordu önceden ama mecbur kalınca bi 100 tane falan temizlemişliğim var. mide bulandırıcıdan ziyade yorucu da bir iş. Fakat hamsiyi de temizlediklerini bilmiyordum açıkçası bundan sonra alırsak temizlenmiş alırız artık.
0
sistem enkazı
(05.03.15)
dışarıdan aldığım balıkları bende temizletip alıyorum, kendim vurduğum balıkları ise gayet güzel temizliyorum ve midem bulanmıyor.
0
koynundakiyilan
(05.03.15)
Düşünmeden temizlersen bişecik olmaz. Başka şeyler düşün :)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(05.03.15)
yoo neden kalksın ki? Ha tavuk ha bftek ha balık.

Ayrıca hamsiyi temizletmek ne la? serçe parmak kadar balık, tek lokmada yutun gitsin.
0
yatagants
(05.03.15)
Tercih etmem tabi ama zorunda kalirsam temizlerim sorun yok. Sadece elim kokmasin diye eldiven giyerim.
Düsünmemek lazim bence, zaten yiycez onu, öyle olmasa almazdik, o nedenle bi zamanlar yasiyodu ölmüs simdi diye duygusallasmanin bi anlami yok. :)

Tavuk kirmizi et ciger herseyi dograrim, öyle hassas degilim pek.
0
painted bird
(05.03.15)
nasıl gömeceğimi düşününce çok da etkilemiyır
0
arphenion
(05.03.15)
(31)

liseli kızlar neden bu kadar garip?

nickimi yermisin
Facemde var böyle kızlar. Bazen öyle durumlar paylaşıyolar ki yuh artık diyorum. Ulan sen kızsın, ne bu laflar. Gerçi şimdiki nesil hep böyle.Kızın durumuna yazdığı şeye bak...http://i.imgur.com/kJ7SeOA.jpg
Facemde var böyle kızlar. Bazen öyle durumlar paylaşıyolar ki yuh artık diyorum. Ulan sen kızsın, ne bu laflar. Gerçi şimdiki nesil hep böyle.Kızın durumuna yazdığı şeye bak...
i.imgur.com
0
nickimi yermisin
(05.03.15)
ahahahaahhah iyiymiş. yeni nesil böyle ya.
0
elorelia
(05.03.15)
yaşım 25 hala biyere bir şeyler yazınca lan şu üslubu düzeltsem mi diye kaygılanırım. Bu ne lan böle?

ben mi yaşlanıyorum bilmiyorum ama bi 10 sene sonra sanırım çocuklarıma aynı babamın yaptıklarını yapıcam. o sakalı bi kes, o ne biçim saç gibi.

liselileri anlamıyorum.
0
justinho26
(05.03.15)
bizim ve onceki neslin kaşarlari cocuk sahibi olursa ne olur sorusunun cevabi iste
0
partizan
(05.03.15)
O sizin kalitenizi gösterir. Meselâ faceinizde ne işi vardı öyle bir kızın? Akraba olduğunu da sanmıyorum. Ha öyleyse bile tutmanız hata onu. Sizi sorgulamak istemiyorum kafanıza göre takılabilirsiniz lâkin sadece birkaç örnekten yola çıkarak -üsterik kendi faceiniz üzerinden- böyle bir tümevarım yapamazsınız. Benim face'imde 800 kişi varsa 300 tanesi liselidir. Ve hiçbi zaman ne böyle bi paylaşım gördüm ne de duydum. Herkesin kendine edindiği çevre ile alâkalı. Biraz ararsan aynı kafayı 20+ yaştaki profillerde de görebiliriniz.

Genelleme yapılabilir bir durum değil. 40'lı yaşlardaki birisinin şeyda ve ceyda kardeşler gibilerini, fakirler ölsün diyen 20li 30lu yaşlardaki tipleri faceinde görüp aynı şeyi o nesil için de söylerse ne geçerliliği olur allasen?

2 tane kuzenim var liseli birisi erkek birisi kız. Birisi Türkiye'nin en büyük bilim sitelerinden birinde yazar. Diğerinin de makalesi birkaç ay önce Bilim Teknik'te yayınlandı. Aynı şekilde anasayfamı kirleten bi liseli de görmedim. Çevre yani hep çevre.
0
oddyseus
(05.03.15)
cinselliği keşfetmeye başlama ve bunu duyurma merakı + ergenlik atarı.
büyüyünce geçeceğini umalım, geçmeme ihtimali de var tabii.
0
asisamus
(05.03.15)
Sen de liselisin yani?

Liseli değilsen özrün kabahatinden büyük.
0
yirmisantim
(05.03.15)
valla süper turnusol olmuş ha, liseliler hemen dökülmüş :D harika harika
0
mrvengeance
(05.03.15)
Facebookta sadece ailem ve arkadaşlarım yok. Tanımadığım insanlar da var. Liseli falan değilim o yolları geçeli çok oldu.liseliykende bu tarz tipler yaygın değildi zaten.tanımadığım biriyle facede arkadaş olmam tartışılabilir ama çevremin bu tarz insanlarla dolu olduğunu göstermez. Faceyi ciddiye almıyorum ki hem.
0
🌸nickimi yermisin
(05.03.15)
çünkü liselililer liselilililik yaparlar

(bkz: lilililerle)
0
Ufuk
(05.03.15)
o yaşta bir kız nasıl ağzına alır o kelimeyi ben kabullenemıyorum bunu yas 28
0
partizan
(05.03.15)
öncelikle yaş 24

kuzenlerim de 18-15 yaşlarında. bazen boyle muhabbetlerine veya whatsapp konusmalarına sahit oluyorum. gerçekten üzülüyorum.

bu erezyona uğramamış son birkaç jenerasyondan biriyiz sanırım. bir yıldır ingilteredeyim, burada da arkadaşlarımın kardeşleri falan var ama hiç böyle muhabbetlere restlamadım. bunu batı özentiliği veya open-minded olarak yormak tamamen kendini kandrmak olur ne yazık ki. bu ilerde de duzelecek bir sey değil kanımca. üzüldüm.
0
cokponcik
(05.03.15)
neredeyse otuz yaşıma geldim, yemin ederim ben utandım yazılanı okurken. nasıl kayıp bir gençlik gelecek, merakla bekliyorum.
0
devilred
(05.03.15)
normal olması gereken bu... yazması değil, yazabilmesi.
yazdığında garipsenmesi garip olan, aynısını erkek yazınca okuyup geçiyorsan kız yazdığında da okuyup geçeceksin... bu kadar basit.
kızlardan hala utanıp susmasını beklemenin saçmalığını göremiyorsan asıl sende sorun.
0
ucan spagetticanavari
(05.03.15)
Çocuk istediğim zamanlar aklıma gelsin bu duyuru ama ilk insanlar da bile vardır bu, yeni nesil bir fena, dünyanın sonu bunlar yüzünden olacak tripleri.

Uçanspagetticanavari, ne alaka, burada kız erkek farkı yok, erkek de böyle bir şey yazsa aynı şekilde yorumlar alır. Erkeğin yazmasının normal olduğunu nereden çıkarıyorsun?
0
[silinmiş]
(05.03.15)
"Liseli işte çeşit çeşit" diyecektim ki gerçekten öyle. O yaşlarda herkesin dengesi aynı olmuyor. Atarlı atlatanı var, içine kapananı var, sakin geçireni var, aklı başından çıkmayanı var. "Nesil böyle" diye genellemeyelim ama böyle liselilerin az olmadığını biliyorum.

Her nesil de kendinden sonraki nesli iyi veya kötü yönde geride bırakıyor. Örneğin, benim yaş grubumda ilk sevişme yaşı görece daha yüksekti, bir 5 yılla bu yaş biraz daha düştü. Geçen gün arkadaşımın 14-15 yaşındaki yeğeninin evde mmf yaparken annesi tarafından basıldığını öğrendim. Gerçi bilmiyorum abartı mıdır; ben o yaştayken erkekler öyle bir fırsatı kaçırmazdı ama kızlardan böyle bir şeyi yapmak isteyen az kişi çıkardı. Çalıştığım yerin yakınında bir lise var, çıkışta öğrencilere denk geliyorum bazen. Okulun öğrencileri genelde inek ağırlıklı olmasına rağmen konuşmalardaki cinsellik bizim konuşmalarımıza göre oldukça yoğun.

Annemin annesi "Muhallebicide dondurma yiyormuş"u duysa bu hissi hissederdi, annem "Biri ile öpüşmüş"ü duysa, ben böyle şeyleri garipsiyorum ve nesil farkının gençlerin rahatlama ve yayılma yönünde açılması normal. Aramda 5-10 yaş olan kişilerin burada yaptığı "Tüm kızlar böyle", "Tüm erkekler böyle" gibi genellemelere ağzım açık bakıyorum. Liselilerin dil veya başka şeylerin kullanımı konusunda daha rahat olmaları bana göre güzel değil ama normal.
0
aychovsky
(05.03.15)
ooo jailbait , alırım bi dal (;
0
morta.c
(05.03.15)
Yeni nesil online ortamlarda alacağı LIKE sayısı için ruhunu satar.
0
arnold schwarzeneger
(05.03.15)
Hani Twitter vine fenomenleri böyle böyle belaltı çalışarak fenomen oldular ya. Hah işte tam bu yüzden bu tarz iletiler görüyoruz liselilerden
aslında "özenti" bu durumun karşılığı ama seçilen yol yanlış.

Ay bizde lisedeyken yapmadık mi minik ozentiler L ve R harflerini büyüttük ne bileyim saç baş değişti makyaj olgusu değişti giyim değişti.

Kendilerine örnek alınan rol Modeller yüzünden bu haldeler çok çabuk bozuluyorlar nasıl desem.
çabuk alışıyor tam tersi de bırakamıyorlar bu tarz davranışları.

Batı özentiliği ve cinsellik yaşının düşmüş olması da buna etken.
Çocuklar kendilerini bedenlerini keşfettikçe dünyayı yendim sanıp gerisini tecrübelerle yazarım ayağına yatıyorlar. acemice.


Ama hep bi paylaşım rekortmeni olma havası var hepsinde.

Yaş 24
0
indescribable
(05.03.15)
neslimiz tam bi büyük buhran
@animal +1000
0
ishak77
(05.03.15)
133 beğenme.
wtf.
0
marla is in my head
(05.03.15)
gerçekten yaşı senden küçük böyle bir kızı niye eklediğini merak ettim :)
0
toua tokuchi
(05.03.15)
daha önce bir çok kere söylediğim gibi cinsellik yaşının düşmüş olması ve bu tür şeylerle laflarla prim yapmanın daha kolay olması sonucu daha yaygın hale geliyor böyle twitler iletiler.

daha önce bunları dile getirdiğim zaman '' sanırım kendi çevrenden cıkarım yapıyorsun, her yer bilkent değil'' diye bana çıkış yapanların gelip aynı şeyleri söylemesi nasıl samimiyetsiz ve ikiyüzlü yazarların oldugunu da ortaya cıkarmıs güzel oldu bu baslığı açtıgın. bu işler artık orta okul liselere düştü derken çokta yanılmıyormuşum.
0
fransizkalanadam
(05.03.15)
La oğlum sen nasıl bi kafadasin? Muhafazakar gay mi olur? :// Ne demek "Sen kizsin, yazdigin şeye bak". Off :/
0
damdanakan
(05.03.15)
Adı üzerinde Liseli. Genellememekle beraber o yaşlarda kafalar farklı mecralarda oluyor. Ee artık günümüz itibariyle de bir çok şey eskisi gibi değil.
Bu sonuçlar normal. Özellikle teknoloji ve internet ile artan bir durum. Hele bizim gibi 3. dünya ülkelerinde bu durum bariz bir şekilde daha "aptalca" ve düşünülmeden ortaya koyuluyor.
0
gece lampulu
(05.03.15)
Geçenlerde bir kız lisesine işim düştü. Giriş kapısından md. yardımcısının odasına gidene kadar 4 kişiden "lan" hitabını işittim. Birbirlerine "lan" diyen kızlar var.

Neden böyle diye sorgulayınca "erkekler diyebiliyorsa biz de deriz" minvalinde ifadeler çıktı. Eşitlik anlayışları sanırım şimdilik böyle çalışıyor. Sonra büyüyünce değişiyor bir çoğu. Yavaş yavaş "o da dememeli" yi aanlamaya başlıyorlar.

Senin verdiğin örneğin beğeni sayısı, fenomen olma, başkaldırı filan gibi çok başka nedenleri de var. Bence oldukça uçta kalan bir örnek. Bu nedenle ben örnek üzerinden gitmeyeceğim.

Genel olarak; küfür, cinsel içerikli konuşmaların bu yaş gruplarında birden bire artması yaşla birlikte hayatı algılamaya yakınlaşmanın da etkisi bence. Diyor ki; ben erkek bakış açısıyla şekillenmiş toplum algısında kendime bir yer bulabilmek için onlar gibi davramalıyım. Benim de şakalarıma gülünsün, benim yazdıklarım da beğeniyle okunsun... Kabul görme çabası, ben de varım demenin ergencesi.

Geçen gün "Onur ünlü kafasında olmak isterdim" diyen liseli bir genç kız ile konuştum. "Onun yaptığı işleri ben de yapabiliyor olmak isterdim" diyordu. Oturdum Onur Ünlünün bütün yapıtlarını değerlendirdim. O kadar çok küfür var ki... neredeyse gerekli gereksiz her yere serpiştirilmiş gibi.

İnternetin diğer bölümlerini geçelim, sözlük ve duyuru olarak bile bakınca erkeklerin laflarını toplumun kabul ettiği, sevimli bulduğu bazı hitaplarla süsleme olanakları var, aynı kelimeyi kız kullanınca olmuyor, eğreti kalıyor. Kadınların sevimli kelimeleri/hitapları (ortamda çoğunluk olmamalarının da etkisiyle belki) pek kabul görmüyor değil mi. Örneğin sen duyurudaki cümlende "ulan sen kızsın, ne bu laflar" demişsin. Duyuruyu bir kız açmış olsaydı "sen önce kendi laflarına bak" yorumu bile gelebilirdi.
Gibi gibi...
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(05.03.15)
liseli erkekler ne alemde acaba..
0
dokuzonbeş
(05.03.15)
gözden kaçan nokta şu; bizim zamanımızda edilen saçma lafları yanımızda yöremizde kim varsa o duyuyordu ve herhangi bir kayıt olmuyordu. yani internet yoktu.

şimdi ise internet var. ne yaparlarsa bunu herkese duyurabiliyorlar ve kayıt altına alabiliyorlar. tek sebep bu değil ama dikkate alınmalı bence.

not: 33, m
0
jaaaccckkk
(05.03.15)
Tanimadigi bir adamin ozel hayatina mudahil olmasina izin veren bir liseli kiz bu bir kere. Seni tanimadigi halde arkadas olarak kabul etmis. Buradan seyircilere oynadigi sonucuna varabiliriz oncelikle.
Sonra da o yastaki insanlarin genelde ettikleri laflarin nerelere varabileceginjn farkinda olmadiklarini dusunelim. Sonra da kizin muhtemelen "kasar" oldugunu dusundugu bir akranina bu gondermeyi yaptigini... Bunu yaparken de nasil bir pozisyona kendini soktugunun farkinda degil.
Evet bu soylem liseli, kiz, erkek fark etmez herhangi bir insan icin avam kaciyor. Ama avam insanlar, terbiyesiz insanlar, bel alti konusan insanlar her jenerasyonda var. 30 yasinda bu tarz konusan bir kadin muhtemelen 15inde de boyleydi. Ozet: konunun salaklikla ilgisi yok. Her cins insan mevcut.
0
ay nov kung fu
(05.03.15)
gülelim mi ağlayalım mı bilemedim.
0
cetoxim
(05.03.15)
@damdanakan "sen kızsın yazdığın şeye bak." derken yakışmadığını söylemeye çalıştım. Ben hiç bi kıza yakıştıramıyorum küfürü. Olmuyo yani. ayıplamak anlamında söylemiyorum itici oluyolar.
0
🌸nickimi yermisin
(06.03.15)
yorumları da merak ettim keşke açsaymışsın :)
0
toua tokuchi
(06.03.15)
(5)

patates salatası....

physcos physcos
...yaparken, hızlı haşlansın diye doğrayıp haşlasam kötü mü olur? patatesleri illaki bütün bütün mü haşlamak gerekir?
...yaparken, hızlı haşlansın diye doğrayıp haşlasam kötü mü olur? patatesleri illaki bütün bütün mü haşlamak gerekir?
0
physcos physcos
(04.03.15)
tamamen sallıyorum: suyla temas yüzeyi artacağından pattizin nişastası kaçabilir. tadında azalma olabilir.
0
zgrydn
(04.03.15)
doğranır tabii neden doğranmasın.
0
kargn
(04.03.15)
hızlı haşlanması için küçük patates almak em iyisi. kabuğuyla haşlamak hem lezzet hem besin değeri açısından daha iyi.
ayrıca haşlayınca ziyan olan patates yok, soyarken az da olsa patatesin bir kısmını atmış oluyorsunuz. üstelik de söylenene göre en değerli kısmı atılmış oluyor.
yemek veya kızartma yapılacağı zaman patatesi soymak değil de kazımak lazım aslında.
püreyi kabuğuyla da yapabilirsiniz. güzelce yıkayıp haşlayın kabuğuyla rendeleyin.

bir de; suyunu kullanmayacaksanız bütün sebze haşlamalarını sıcak suyla yapın. besin kaybı daha az olur diyolla.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(04.03.15)
Ben kup kup dograyip hasliyorum,tadida degismiyor ustelik bana daha pratik geliyor.
0
brnbrs
(04.03.15)
değişmez, kolay haşlanması için patatesler genelde bölünerek haşlanmalı zaten
0
theworldismine
(04.03.15)
(7)

hangi mutfak üzerinde uzmanlaşayım

cedex
er kişi olarak bir mutfak üzerinde uzmanlaşmak haftada 3 akşam o mutfağa ait yemekleri yapmayı denemek istiyorum. aklımda şu üç mutfak var: italyan, meksika, taylandsevdiklerim: kırmızı et, balık, acılı yemekler, suşi, yengeç, patlıcan, biberler, her türlü tatlısevmediklerim: peynir yemiyorum, ahtap
er kişi olarak bir mutfak üzerinde uzmanlaşmak haftada 3 akşam o mutfağa ait yemekleri yapmayı denemek istiyorum. aklımda şu üç mutfak var: italyan, meksika, tayland

sevdiklerim: kırmızı et, balık, acılı yemekler, suşi, yengeç, patlıcan, biberler, her türlü tatlı

sevmediklerim: peynir yemiyorum, ahtapot, midye, yukarıdakiler dışında yemeklik sebzelerle aram iyi değil, çok yağlı yemekler

hangisi bana uyar?
0
cedex
(04.03.15)
italyan.
0
zgrydn
(04.03.15)
Meksika iyidir ama türkiyede hem malzeme bulmak zor, bi de peynir kullanılır.
0
Haldamir
(04.03.15)
en uygunu meksika gibi görünüyor. peynir, yağ ve sebze sevmiyorsan italyan mutfağında çok şey bulamazsın gibi. akdeniz ülkesi neticede, muhakkak etli balıklı yemekleri de vardır ama bildiğim kadarıyla ağırlıklı olarak süt-hamur işi ve sebzeli yağlı şeylerle yürüyor italyanlar. pizzaya bile zeytinyağı döküyorlar sonuçta.
0
what is love
(04.03.15)
Peynir yemiyorsaniz, italyan mutfagi sizin icin oldu demektir.

Bu arada belirtmek isterim ki, cok yagli diye bir yemek yoktur aslinda. Yagi fazla konmus yemek vardir. Sizin icin en guzeli et/balik izgarayi ogrenmek. Sebze de yemiyorsunuz, isiniz zor. Kolay gelsin.
0
rabirtdeniro
(04.03.15)
osmanlı mutfağı tabüü kü vre mel'un.. nasıl sual bu böyle?
0
kargn
(04.03.15)
ortadoğu mutfağı da olur bak lübnan vs. iyidir kebapları falan bizim hatay antep mutfağına yakın
0
limoncello
(04.03.15)
mutfakta uzmanlaşmak istiyorsan onu yemem bunu sevmem dememek gerekiyor bi kere.

peynirsiz italyan mutfağında uzmanlaşamazsın,
meksika olabilir, acılı ve tatlılı mutfakları var.
tayland mutfağı hakkında hiç bilgim yok bişe diyemem.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(04.03.15)
(6)

Din ve kavramlar kargaşası. Nasıl bu kadar eminsin?

greatviolinist
Öncelikle şunu söyleyeyim aziz dostlarım. Müslümanım. Ailemin bana hediyesi olan bu bayrağı neye inanırsam inanayım taşıyacağım...Çünkü bu bana bir hediye.Atalarımdan aileme, onlardan bana... Kendi dinimi sorgulamayacağım burda.."Elhamdülillah müslümanım" demiyorum çünkü bu, kibirli bir tabir olarak
Öncelikle şunu söyleyeyim aziz dostlarım. Müslümanım. Ailemin bana hediyesi olan bu bayrağı neye inanırsam inanayım taşıyacağım...

Çünkü bu bana bir hediye.

Atalarımdan aileme, onlardan bana... Kendi dinimi sorgulamayacağım burda..

"Elhamdülillah müslümanım" demiyorum çünkü bu, kibirli bir tabir olarak geliyor bana. İnandığım dinde de kibir asla yok.

Öncelikle çok zeki ve akıllı bir insan değilim. Uzunca düşündüklerimi yazıcam. Lütfen hoşgörü sahibi ve bana yardımcı olacak insanlar gelsin yanıbaşıma..

Bana kızacaklar... Şimdiden sizi seviyorum...

Yukarıda dediğimi açıklayarak başlamak istiyorum.

Öğrenciliğim Sivas'ta geçti. Sivas'ta Sivaslılara "Nerelisin?" diye sorduğunuz zaman size bi kısmı çok komik bir cevap verir.

"Övünmek gibi olmasın gardaş ama Sivaslıyız"

Abi nedir bu övünç kaynağı... Lafın içerisinde gizli bir kibir, kendinden olmayanı gizliden aşağılama tripleri içeriyor.

Aynı şeyi dinsel veya ırksal yapanlarda beni eşit derecede üzüyor.

Çok klişe bir tabirle; "annen baban hristiyan olsaydı sen de öyle olacaktın" diyen abiye;

-Olsun aklı var mantığı var islamiyeti bulmalı

diye cevap veriyor dayı. Kutsal kitabı okumaya fırsatı bile olmamış. Sadece ona sunulan kadar yaşamış. Adam borç içinde doğmuş, borçla mal mülke girmiş, çoluk çocuk... Ekmek kavgasında, ekmek partisinde, para tanrısının kulu olmuş, islamiyeti savunuyor.


Çoğumuz gibi... O dayı haksız değil bence.
Ona sunulan sınırlarda yaşamış hayat boyu.. Annesinin babasının bayrağını taşıyor.

Bazı insanlara diğer dinleri falan aşağıladıkları zaman öfke duyuyorum. Nicel hiç bir veriye sahip olmadan inanıyoruz. Herkes bir sebep yaratarak inanıyor. Sonsuz harika özellikleri ona güzelliyor..

Herkes için bir yaratıcı oluyor.


Depeche mode'un Personel Jesus dediği gibi. Kişiye özel..

Sonuç olarak iki aynı dinden iki insan bile yaşadıklarına göre kafasında şekillendirebiliyor yaratıcıyı..

Böyle aynı fikir içerisinde bile çılgınca farklılıklar varken neden takım tutar gibi din tutuyoruz.

İbadetin şekli, tekniği duruşu neden bu kadar önemli de diğerlerinin sosyal mesajı önemsiz..

Neden incil aptalca?
Neden Yehova diye bir tanrı yok?

5000 yıl önce neden Rab yok da Krishna var?

Bence hepsi benim inandığım kadar mantıklı. Yalan mı?

Haftasonu Ankara kitap fuarındaydım. Gidenler bilir, içeriye girip sağ yoldan dimdirek gidiyosunuz en dipte ortada stantta iki tane medite kadın bir dini insanlarla tanıştırmaya çalışıyordu...

Işıkları vs. farklıydı. İnançlarına göre şekillenmişlerdi. Ben de merak edip yanaştım. Bilgi aldım vs.

Oturup o hindistan dininin doğruluğu sahihliği hakkında tartışmaya girmeyeceğim. Lütfen yanlış anlamayın.

Ben hep ahir zamanda yaşadığıma inandığımı fark ettim. Kadınlardan bir tanesi o inanca göre hayatın 420000 yıl daha süreceğini anlattılar.

Krishna'dan sonra 5000. yıldayız dedi. Ruhun evrende kalarak farklı bedenlerde devam edeceğinden vs. bahsetti..

Biraz düşündüm. Ben yüz yıl daha dünya var olursa iyi diyordum.

Bugünkü bilimsel verilere göre mantıksız gelemedi açıkçası.. Neden mi?
Şimdiden yeni bir gezegen arayışına çıktık bile.. Dünya patlarsa patlasın yaşam hayat evrende devam edecekse ya?

Heyecanlandım...

Hayatta ruhuma öğrettiğim şeyleri acaba 420000 yıl kendimde taşıyabilecek miydim?

Çünkü çok kasıyorum kendimi. Bu fikirlerden dolayı her şeyi 80 yıla sıkıştırmaya çalışıyorum..

Şimdi bu kadar anlattığım şey saçma gelecek size. Ama saçmaysa, iki fikir de neredeyse eşit derecede saçma.

Hep varsayımlar üzerine..

Bunca şeyi söyleyebiliyorsan dinden çıktın falan demeyin lütfen. Sizden tek isteğim şu yolunuz her neyse..

Nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz?

Ateist, müslüman, hristiyan, deist, yahudi, budist..


Kardeşim benim ben senin fikirlerine sonsuz hoş görülüyüm.

Yolundan nasıl bu kadar eminsin.

Pascal 4 lüsüyle gelme bana lütfen. Fırsatçı değil akılcı gelin. Biriniz tavlayın beni..

Şu an ben tüm dinlere inanıyorum. Hepsinin güzel olması gereken yanlarını destekliyorum.

ben tam yolun en ortasındayım...

son olarak şunu söylemek istiyorum;

Hayatımda en güzel Yaratıcı kavramını bana dedemin ablası anlatmıştı. Mekanı cennet, ruhu şad olsun(eşsiz bir insandı)...

Halamız Gençlik yıllarında Paris'te genç bir kadın. Güzel akıllı, alımlı. Kocası askeri bir sebepten orada. Hala ise 1950'lerdeki Paris'in tadını çıkarıyor. Mağazalarda geziyor kendine kıyafet, öte beri alıyor.

Yine bir gün.

Aynı güzellikteyken Paris'te bir bomba patlıyor. Halamız da o yakınlarda...

"Hayatımda böyle bir şey görmedim. Allah diyerek kendimi bir köşeye attım. Kaçmaya başladım. Etrafımda bir çok insan oh my god, oh mon dieu diyordu. İşte o zaman anladım ki; o an hepimiz aynı Yaratana inanıyorduk"

Okuduğunuz için teşekkür ederim...

Yanlışlıklarım için hepinizden özür dilerim.. Lütfen cehaletime ve mallığıma verin.
0
greatviolinist
(04.03.15)
Yalniz ben sizden yol haritasi bekliyorum hocam. Ben bunlardan birisiyim ya da degilim demiyorum tam olarak. Inaniyorum Seviyorum. Ama yapan yol bulan nasil buluyor bunu merak ediyorum. Mobilden yaziyorum. Kafam karisik evet feci cahilim Bu konularda. Fikir istiyorum. Tesekkurler.

Tik atayim mi?
0
🌸greatviolinist
(04.03.15)
kültürümüzde kan davası da var.
çocuk yaşta evlendirilmek var.
komşu ülkelere saldırıp savaşmak var.

bunları da devam ettiricen mi?
0
titiraprap
(04.03.15)
her istediğime ilişkin kimsenin kanıtlayamayacağı ama pek çoğunun saçma olduğunu tabirinizle bileceği inançlar geliştirebilirim; hiçbir sınırı yok. bunu kutsal addedebilirim.

kanıtını görmediğin bir şeyi varsaymanın sonu yok.

bir şeyin olmadığını değil, olduğunu kanıtlayabilirsiniz. zaten baştan hileli bir yaklaşım.

"siz olduğunu nasıl biliyorsanız, ben de olmadığını öyle biliyorum" desem "ben inanıyorum, bilmiyorum" diye cevap verirseniz "ben de inanmadığınıza ama hayatınız boyunca inanıyormuş rolü yaptığınıza inanıyorum" desem sonra paralel aynalar gibi bunu sonsuza dek sürdürsek elimize ne geçer bilmiyorum.

sonsuz sayıda inanç üretebilir ve bunlara inanmayı seçebilirsiniz. sonsuz sayıda şeye de inanmıyorsunuz ve bunların olmadığını nereden biliyorsunuz?


(benim gibiler için)asıl sorular şu gibi şeyler:

aklımı ne yönetiyor?

bilme ihtiyacı duymadığım bir şeye inanmak mı? arayıp bulabildiğimle yetinmek ve diğerine mümkünse hipotez, değilse hayal/inanç demek mi?

sizin için asıl soru ne?


ateistler inanç kavramını reddederler. bu, bilgiye giden yolun inanç olduğunu reddetmektir zaten. bunun bilmekle alakası yok, yolla var. asla kanıtlayamayacağın, hayal gücü kadar geniş bir sonsuz inanç havuzuna ehemmiyet vermemekle alakası var.

ama "hayal etmek" örneğin, reddedilmez. zaten bilinemeyen ve kimsenin görmediği her şey de bir nevi hayaldir.



tl;dr: tüm bu konu, en azından ateistler için, mantık olarak totolojik olabilir en fazla. kısacası ateiste göre bu konu kamu hayatında geçersiz. çünkü bilmek inanarak gerçekleştirilemez.




aylar sonra edit: bilmekle alakası yok demişim. "bilginin kendisiyle alakası yok, ona ulaşılan yolla var" diye düzelteyim. bilgi ne zaman bilgi olur, gibisinden ekleyeyim.
0
godoşu beklerken
(04.03.15)
duyurunu okuyunca ilk aklıma gelen shakepeare'in şu dizeleri oldu:

"İnsanların tutkularında bir gelgit vardır
O, tufan olduğu zaman, sizi talihe yönlendirir,
Onların yaşantısının tüm yolculuğunda bir yana bırakılmış
Gölgelerde ve yoksullukta bağlanmıştır.
Böyle bir taşkın deniz üzerinde biz su üzerindeyiz;
Ve akıntıya karşı koymak zorundayız,
Yoksa şansımızı kaybedeceğiz."

Biliyorsundur, göl gibi güvenceli bölgelerde avlanan kabilelerde dinsel büyüsel tören yapılmazken açık denizlere yöneldiklerinde uzun dinsel törenler ve büyüler yapıldığı belirlendi. Büyük halanın da gözlemlediği de bu durumdan farklı değil.

Ben bilim diyorum.
Nasıl bu kadar eminim; öğrendiğim/deneyimlediğim tüm bilgileri objektif ve hiç bir inanca/düşünce akımına yakınlık duymadan akıl mantık süzgecimden geçirince bu sonuç çıkıyor.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(04.03.15)
bir kere sen müslüman değilsin. teistsin. tüm dinleri kabul ediyorsan böyle oluyor. şimdi demişsin hristiyanlığa inanmak da islama inanmak kadar mantıklı. doğru diyorsun zaten. ikisi de eşit derece mantıklı. yani mantıksız. neden eminim?

Gerçekten böyle bir evren yaratmış tanrının insanların el ele tutuşmasını yasaklamasını mantıksız buluyorum. mastürbasyon yapma demesini de keza. sen o kadar şey yarat sonra gel doğanın kendisinin yarattığı bir şeyi yasakla. göz zinası diye bir şey koy.

hristiyanlık niye saçma? Bilimle çeliştiği için. adamlar bir ara dünya düzdü diyordu var mı ötesi? ki incilde daha etik olmayan o kadar şey var ki..

islamda miras paylaşımı diye bir şey var. o da bilimle uyuşmuyor. kaldı ki kadın erkek eşitliği olmadığının kanıtı. böyle bir tanrıyı da kabul etmem.

bütün dinler böyle maalesef. zamanında bilimin açıklayamadığı şeyleri doğaüstü olaylar ile açıklamak. bir din olsun ki içinde bir saçmalık olmasın. çağı yakalayamadıkları kesin. evrensel olmadıkları kesin. ben agnostik-deistim. söylediğin gibi emin değilim. ha ben de bir ateistin nasıl bu kadar emin olduğuna şaşırıyorum mesela.
0
empat
(04.03.15)
Öncelikle, keşke tüm müslümanlar senin gibi tevazu ve hoşgörü sahibi olsa.

Dinler var, bunu biliyoruz. İnsanın tahayyül edemeyeceği kudrette bir yaratıcı var mı, bunu bilmiyoruz. Varsa şayet, öldüğümüzde öğreniriz büyük ihtimalle. Yoksa da hepimiz toprak olacağız.

Dinler var dedik. Var olan şeyi kabul etmek veya etmemek bizim elimizde. Ben var olan dinleri reddediyorum, çünkü dinler başka şeyleri gerçekleştirmek için maşa olarak kullanılıyor, manipüle ediliyor, suistimal ediliyor. Ne yapmalıyız?

Buna din deniyorsa ben kendi dinimi anlatayım sana.

Benim felsefem şu:

Öncelikle, hiçbir insanı rahatsız etmemek, üzmemek. İnsanların özgürlüklerini kısıtlamamak. Evimde yüksek sesle müzik dinlememeliyim mesela, komşularımı rahatsız etmemek için. Bu en basit örnek.

Kimseyi rahatsız etmeden mutlu olmaya çalışmak, hayatımı devam ettirmek.

Bunu yaparken de etrafımdaki, yakınımdaki insanları mutlu edebiliyorsam, ben iyi bir insanım demektir.

Herkesin, öncelikle kimseyi incitmeden mutlu olmaya çalışıp, sonra da etrafındakileri mutlu etmeyi gözettiği bir dünya düşünsene. Ne kadar güzel.

Bunu gerçekleştirmek için bir yaratıcının "sözde" söylediklerine kulak vermene ihtiyacın yok.

Neye inanırsan inan, insanları üzmeden, suistimal etmeden hedeflerine ulaş.

Ben kendimi agnostik olarak görüyorum, çocuklarıma da düzgün birer insan olmayı öğreteceğim. İsterlerse müslüman olsunlar, isterlerse hıristiyan olsunlar, kendileri araştırıp kendi istedikleri dinin mensubu olsunlar. İsterlerse de inançsız olsunlar. Tek tavsiyem ailenin sana miras bıraktığı islamı bu kadar derinden sorgularken sen bunu çocuklarına miras bırakma, onlara istediklerine inanmaları konusunda hoşgörülü ol. cinsel yönelimi, dini inancı önemli değil. İnsan olsunlar, insan olmak en zoru.
0
yirmisantim
(04.03.15)
(7)

beş kardeş nasıl?

disfori
onur ünlü dizisi diye izleyeyim dedim ama ilk bölümü açtım tam 2,5 saat. ikinci bölüm 2 saat. kapadım sonra üşendim.bu nedir arkadaş ya 2,5 saat dizi bölümü mü olur. o süreyle 4 bölüm yabancı dizi, 8 bölüm sitcom izlenir.her neyse nasıl iyi mi bari o kadar vakit harcamaya değer mi? 2,5 saat nedir ya
onur ünlü dizisi diye izleyeyim dedim ama ilk bölümü açtım tam 2,5 saat. ikinci bölüm 2 saat. kapadım sonra üşendim.

bu nedir arkadaş ya 2,5 saat dizi bölümü mü olur. o süreyle 4 bölüm yabancı dizi, 8 bölüm sitcom izlenir.

her neyse nasıl iyi mi bari o kadar vakit harcamaya değer mi? 2,5 saat nedir ya yuh be.
0
disfori
(03.03.15)
fragmanlardan dedim güzel bir diziye benziyor sonra izledim ilk bölümü, pek beğenmedim. sarmadı beni.
0
redeath
(03.03.15)
Guzel dizi, ben eğlenerek izliyorum da bu zaman konusunu insanlar neden bu kadar abartti, anlamıyorum. Adamlar keyiflerinden 2.5 saat dizi çekmiyor, kanallarin yayin politikası böyle; onlar da el mahkum cekiyor. Sanki ilk kez 2 saat dizi cekiliyormus gibi tepki vermeye gerek yok ki.

Biz bu yüzden yayin saatinde televizyondan izliyoruz. Bir yandan da baska islerimiz varsa hallediyoruz.
0
fraise
(03.03.15)
Şimdiye kadar izlediğim en güzel yerli dizi desem olur. Ya da en iyilerin arasında diyeyim.
Her yönden doyurucu.
Akşam gülmekten karnıma ağrılar girdi. Repliklerin altı dolu, tempo güzel, müzikler güzel. Sımsıcak, nefis bir yapım. Umarım hep böyle gider diye diye izledim. Ki önceki yapımlarına bakarsak böyle gidecektir.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(03.03.15)
Dün izledim ilk defa beğendim ben de.
0
kirk karaktere sigmayacak adam
(03.03.15)
gayet güzel dizi ama dediğin gibi 2.5 saat çok uzun. dizinin yarısında ne kadar güzel olsa da sıkılıp başka şeyler izlemeye ya da internette dolaşmaya başlıyorum.

bütün dizi ekibi de muhakkak rahatsızdır konudan ama belli ki kanal böyle istemiş.
0
teritori
(03.03.15)
biraz izledim daraldım orada kalan süreyi hala 2 saatten fazla gördükçe. yok abi türk dizileri kısalmadıkça izlenmez. onur ünlünün yaptığı işleri çok sevdiğim için denemek istedim ama 2-3 saat bir bölüme veremem kendimi.

o kadar tepki gösterdiler dizilerin uzunluğu için kısalacağına daha da uzuyorlar git gide bu nedir ya. en son 1,5 saatti bunların ortalaması ona çok uzun diyorduk şimdi 3 saate çıkarmışlar ahahah. 2 sene sonra da 5 saatlik dizi görürsem şaşırmam artık.
0
🌸disfori
(03.03.15)
ilk bölümle dizi değerlendirilmez a dostlar, dizi bence çoh hoş o imam karakteriyle aralardaki ince ince giydirmeler falan gerçekten güzel, sonra mecnunun dedesi şimdi osman amca o karakter için diyordum bir yerde bu karakteri patlatıcaklar yine, dün akşam gördüm o sinyali ganyan oynama muhabbeti ve tutan ganyan bence onun işi ;)
0
gündüz m
(03.03.15)
(21)

Soğanı nasıl doğruyorsunuz?

ermanen
soğangözünüz yaşarmıyor mu? yaşarmaması için yaptığınız bişey var mı?mesela ben bir ara deniz gözlüğü takıyordum. kesin çözüm :D
soğan

gözünüz yaşarmıyor mu? yaşarmaması için yaptığınız bişey var mı?

mesela ben bir ara deniz gözlüğü takıyordum. kesin çözüm :D
0
ermanen
(03.03.15)
öncelikle soğanı ben seçerek alırım ve hep minnoşlarını seçerim. orta boyumsu olanları.

önce tam ortadan ikiye bölüyorum.

onu kestiğim tarafındaki daire tahtaya gelicek şekilde koyup. uzun bir bıçakla üstünü sıra sıra ince ince kesiyorum.

sonra 90 derece çevirip aynısını tekrar yapınca minnacıkk parçalar oluyor.

ben çok küçük doğrarım.

tahta yoksa ya da o an canım öyle istediyse de yine ikiye böldüğüm soğanı sol elime alıp dairesi üste gelicek kısımda yine önce bir sıra. sonra diğer sıra elimde tutarak kesip. sonrasında daire tarafından yatay küçülterek o ilk kestiklerime dik kesiyorum.

edit:

gözüm çok nadir yaşarıyor.

bonus: her yemeği soğanlı yaparım istisnasız. ve fazla fazla soğanlı tereyağlı yaparım. soğan <3
0
dream state
(03.03.15)
önce paralel, sonra dikine

2.bp.blogspot.com

->

www.mediterrasian.com

~

gözlerim yaşarmıyor pek, kabuğunu soyup ikiye böldükten sonra suya tutup bekliyorum biraz belki o yüzdendir ama sanmıyorum arada bi yaşarıyor ama ahım şahım abartı bir yaşarma olmadı hiç. belki keserkenki duruş ile alakalıdır soğan bir miktar önümde oluyor vücudumdan ve dolayısıyla başımdan, yani saldığı bi gaz varsa fln gözüme doğru gelmiyor direkt
0
neseranni
(03.03.15)
lens de ise yariyomus sanirim.
0
baldur2
(03.03.15)
soğan keserken sakız çiğneyin böylelikle gözünüz yaşarmaz diyorlar dene bakalım
0
GreyFever
(03.03.15)
önce yarım santimlik halkalar, sonra onları uzun çubuklar haline getirip yan yana diziyorum ve zırh ile girişiyorum.
0
rygard
(03.03.15)
sakiz yalan. tek gercek deniz gözlügü.

5 kilo sogan soymak durumunda kaldigim bir tarihte, burunlu, dalis gözlügü ve snorkelle soymuslugum var. ne menem, ne pis bir soganlardiysa, 1 tanesi 30 metrekarelik mutfaktaki herkesi aglatmayi basarmisti.
0
wiillii
(03.03.15)
Musluğu açın. Yemekteyiz'deki Hasan söylemişti, anneme denettirdim birkaç kez işe yarıyor sanırım.
0
i was made for you
(03.03.15)
Soğanın alt tarafını (kökünü) dağıtmadan keserseniz çok daha az yaşartır.

Gordon abimiz uygulamalı olarak gösteriyor: www.youtube.com
0
386 dx
(03.03.15)
Tam dibinde mum yakıyorum. Çoğu zaman işe yarıyor, bazen yaramıyor.
0
aychovsky
(03.03.15)
sogan cok goz yakarsa, bunu dikerken cok osurmuslar denir bizim buralarda :)

her sogan yakmaz mesela, cinsine gore degisiyor. sokaktaki manavdan aldigim olduruyor adami, salya sumuk agliyorum resmen. diger marketten aldigim da hicbisey yok.

gozlerimi yakacak bir sogansa kafami tam soganin ustunde degil de biraz geride tutuyorum. biraz da hizli kesiyorum ki etrafa dagilmadan bir ance bitsin.
0
halanne
(03.03.15)
Minik bir robotum var genellikle onda parçalatıyorum. Elde doğramak ya da rendelemek gerekirse de artık eskisi kadar gözüm yanmıyor. Soğanlar değişti onun için desem pek doğru olmaz çünkü aynı soğanı çocuklar doğrayınca gözleri haşat oluyor. Zamanla alışılıyor sanırım. Doğrama tahtasında doğrayınca daha az yanar, mesafe artıyor ya.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(03.03.15)
Ne yaparsam yapayım yok blender bozuk olduğu için el é mahkum.
Soğan güzel ama ince ve küçük soğan parçaları mi gözüm mü
ikileminde kalmayıp gözümün görüp kesebileceği en ince yi kesip bırakıyorum ve hatta her yarım da bir pencereden kafayı uzatıyorum soğuk hava çarpsın da gözlerim kendine gelsin




Ama

Soğan dogramadan önce bi parça extra yoğun çikolata alıp damağa yapıştırınca gözler daha Az yanıyor

Mesela eti kara gurme gibi

Yeni keşfettim
soğan acısı onu keşfedene kadar en iyi çözüm
0
indescribable
(03.03.15)
Soğan yakıyo mu gözü ya??
Not: Lens kullanıyorum :)
0
painted bird
(03.03.15)
soğanı ikiye böldükten sonra sudan geçirin, daha az göz yaşartıyor böyle.
0
orient blue
(03.03.15)
Kafama şeffaf poşet geçiriyorum :)
0
redeath
(03.03.15)
biraz muslugu aciyorum, evet israf ama gozum yanmiyo.
0
alis su hallerime
(03.03.15)
ortadan ikiye kesip yıkıyorum, vitaminiyle birlikte (varsa) acısı da gidiyor :) çok nadir yaşarır gözlerim.
0
[silinmiş]
(03.03.15)
cok acıysa lımon sıkıyorum ben
0
bryan fury
(03.03.15)
benim aşırı yanıyo, burnum filan da akıyo

musluk+1
ve ağzıma metal bir kaşık alıp onu emiyorum, en çok o işe yarıyor sanırım.
0
redg
(03.03.15)
lens işe yarıyor evet ama lens kullanmayan birinin işine bu bilgi nasıl yarar bilemedim :)
0
pokerface
(03.03.15)
dilinizi bi kuple dışarı çıkararak sadece ağızdan nefes alıp verin.
0
oldtimer
(03.03.15)
(30)

hangi partiye oy vereceğinizi biliyor musunuz?

letheavendangered
hangisine vereceksiniz diye sormuyorum. bir kararınız var mı? orada oturan adamlardan hiç çekincesiz desteklemek istedikleriniz var mı? peki o kafanızdaki partinin barajı aşamayacağı kesinse? yurtdışı seçmen işlemleri için bi dolu iş yapmam gerekiyormuş. şimdi onları araştırırken bi durdum düşündüm
hangisine vereceksiniz diye sormuyorum. bir kararınız var mı? orada oturan adamlardan hiç çekincesiz desteklemek istedikleriniz var mı? peki o kafanızdaki partinin barajı aşamayacağı kesinse? yurtdışı seçmen işlemleri için bi dolu iş yapmam gerekiyormuş. şimdi onları araştırırken bi durdum düşündüm de, ben kime oy vereceğimi bilmiyorum. muhalefet adam gibi muhalefet olsa, iktidar bu kadar şeyapmazdı tepemize. en hakkını vererek muhalefet olan parti hdp, kabul, yiğidi öldür hakkını yeme. ama onların ideolojilerini açık açık bilerek onlara oy vermek, bugüne kadar kendimce savunduğum düşünceye aykırı olduğundan vicdanım rahat etmeyecek. gerçi oyumu kime versem o vicdan zaten hiç rahat etmeyecek ama, öyle işte. ne yapacağımı bilmiyorum.
0
letheavendangered
(03.03.15)
kürt değilim, hdp'li değilim, hdp'ye vereceğim.
0
zenciamacalismiyor
(03.03.15)
chp-bdp'den nefret etmeme rağmen bu ikisi arasında gidip geliyorum.
0
rakicandir
(03.03.15)
önceki seçimlerde çok düşünmüyordum, hangi partiye oy vereceğim belliydi ama bu seçim için ciddi ciddi ölçtüm tarttım.
vardığım sonuç; halimiz içler acısı. hiç çekincesiz desteklediğim bir parti değil ama en azından kime oy vereceğime karar verdim.
0
asisamus
(03.03.15)
henüz karar verebilmiş değilim. Hangi partinin ne bok yiyeceğini kestirebilsem aklımda biri var ama pek güvenemiyorum.
0
henry gale
(03.03.15)
chp
0
eagofant
(03.03.15)
ben pek takmıyorum seçimleri artık. özellikle 30 mart'ı yaşadıktan sonra insanların seçimler konusunda bu denli beklenti içerisinde olması şaşırtıyor beni. gidip sabahlara kadar sandıkların başında da beklesen sonucunda o ülkenin içişleri bakanı kalkıp da gecenin köründe ysk'ya gidebiliyor ve biz de oturmuş hala saf saf kime oy versek diye düşünüyoruz. yani herkes oyunu versin tabii ancak gerçekçi olursak senin için zorsa işlemler pek değmez o uğraşa.

ekleme: bu arada en azından şu son dönemde artık muhalefet partilerine laf etmekten vazgeçmeliyiz sanki. sabaha kadar insanlar direnmeye çalışıyor mecliste. şu anda muhalefette aksayan bir şeyler varsa bunun sorumlusu vekiller değildir kesinlikle.
0
soso
(03.03.15)
oy vermeyecegim. en guzeli su:

www.youtube.com
0
fortisvita
(03.03.15)
Mhp
0
roe
(03.03.15)
hdp.
0
yatagants
(03.03.15)
hiçbir koşul altında oligarşinin elini güçlendirmeyeceğim, meclis ve içindeki düzen partilerine oy vermeyeceğim, oy verilmesini engellemek için çaba harcayacağım ve yıllardır yaptığım gibi meclis ve burjuva demokrasisi değil silahlı devrim için çaba harcayacağım.
0
rygard
(03.03.15)
MHP'ye vereceğim <3




edit: hedepe=pekeke
0
dream state
(03.03.15)
mhp sekuler olsa islamci olmasa mhpye verirdim ama mhp turkculukten cok ummetcilik pesinde. o yuzden kullanmayacagim bu secim.
0
baldur2
(03.03.15)
daha önce oy kullanamadim, yurtdisinda geri zekali bir sekilde yüksek secim kurulu cok erken kapatti ikametgah tasiyip, kaydolma isini. ilk oyum olacak adam gibi, kime verecegimi bilmiyorum.

tek bildigim sistem bu ve kontrol edilemezken, secimin secmekle pek alakasi kalmadigidir. o yüzden siz kime vereceginizi düsünürken, kedileri trafolardan uzak tutmayi atlamamak gerekiyor.
0
wiillii
(03.03.15)
Ülke insanının ideolojisi acayip kaydı son yıllarda, her şey birbirine girdi cemaat ergenekon fuatavni falan derken hiç beklemediğim insanlar beklemediğim partilerden bahsediyor.
0
calligrapher
(03.03.15)
Hiç çekincesiz desteklemek istediğim yok, yine de oy kullanacağım ve hangi partiye oy vereceğimi biliyorum.
Niye oy kullanıyorum; çünkü ne istemediğimi çok iyi biliyorum. Oy kullanmaz isem istemediğimi yaşama olasılığım artacak.
Vicdan meselesi değil de üzerime düşenden yapabileceğimi yapmış olmak.
Gerçek olan şu ki; sandık başlarında oyunlar dönecek, oylar değiştirilecek, görenler bilenler olacak ancak korkup sesini çıkaramayacak. Biz de bile bile sonuçları kabul etmek zorunda kalacağız.
"dürüst seçim yapılana dek oy vermiyoruz" denilip sandıklara gidilmez ise o zaman ben de oy kullanmaya gitmem.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(03.03.15)
biliyorum, bir önceki seçimde hangi partiye verdiysem ona vereceğim.

ülke geneli de bu halde sanırım, oy oranlarında genel bir değişiklik olmasını beklemiyorum.

yalnız bir şey dikkatimi çekti, linç korkusundan şimdiye kadar kimse akp ye oy vereceğim dememiş. bundan sonra da kolay kolay diyebileceğini sanmam.

ne tuhaf di mi?

biliyoruz ki duyurudan da büyük bir kullanıcı kitlesi akp ye oy verecek, ama bunu açıklamaya çekiniyorlar.

irdelersek eğer akp'nin neden fazla oy aldığının sebeplerinden birini bulabiliriz :)
0
cokilgincvesesgetirecekbirnickarayanadam
(03.03.15)
Oyu kime vermiyecegimi biliyorum.
0
VIPCH
(03.03.15)
bugüne kadar emep,hdp ve chp ye oy vermişliğim var. içime en çok sinen her zaman emep olmuştur. bu seçimde de akp'nin elini en çok zayıflatacak olana oyumu veririm diye düşünüyorum.
0
loch ness
(03.03.15)
Tkp
0
aeroflot
(03.03.15)
alternatifsizlikten aklımca en makul olana oy verme durumu var yıllardır. kendimce birkaç çizgim var. parti ideolojisi benimsemekten ziyade hesap kitap, en mantıklı hangisi geliyorsa. yani belli.
babam seçilmeyeceğini barajı aşamayacağını bile bile partisine oy verir mesela. hangisi daha iyi bilmiyorum.
0
ansiklopedik sozluk
(03.03.15)
Akp
0
emiter
(03.03.15)
oy kullanamayacağım büyük ihtimalle. çok istememe rağmen hdp'ye oy atmaktan vazgeçtim.

sebep 1) selo recebi alkışladığında iyi ki bu adama oy atmamışım dedim
sebep 2) iç güvenlik yasasını bu kadar hırsla geçirmeye çalışan bir parti ile 30 yılın sorununu çözmeye çalışıyorlar. tecavüzcü coşkunla aşk filmi çekmek kadar absürd bence
0
spankenstein
(03.03.15)
Kime oy vermeyecegim belli. Onlara oy vermedikten sonra da kimenoy verecegim pek de bir sey fark ettirmeyecek o de belli. O piti piti yapabilirim.
0
ay nov kung fu
(03.03.15)
chp'ye verecegim hos verecegim oyun bir ise yarayip yaramayacagini bilmiyorum ama en azindan akp karsisinda bir seyler yapmisim gibi hissederim. oy kullanmamayi hic aklimdan gecirmedim zira bu pasif sekilde de olsa akp'ye destek cikmak oluyor keza barajin altinda kalacagindan %100 emin oldugumuz partilere oy vermek de oyle. olcup tartip en mantiklisinin chp'ye oy vermek olduguna inaniyorum her secimde.

gonul isterdi ki %1 bile oy alsa istedigimiz partiye oy verelim, demokrasi soleni yasayalim ama basimizda buyuk bir bela var.
0
fraise
(03.03.15)
hdp
0
damdanakan
(03.03.15)
akp ve hdp'ye vermeyeceğim kesin. ülkenin bunlara kalması, insanların teröristleri ümit olarak görmesi cehape'nin ayıbı ama yine de onlara vercem galiba. büyüyünce de sürekli içki içen, kırmızı yanaklı, tonton atatürkçü amca olcam.

chp'ye veririm herhalde ya. kime verirsem vereyim bir halt olduğu yok zaten. akp'yi sildik. mhp'ye karşı değilim ama yakın da durmuyorum. hdp'li teröristlerle heç işim olmaz, seçim yaklaşıyor ya yine başladılar biz çok tatlıyız akp'ye karşıyız yalanlarına. sırrı abeden öğrenmişler bunu da. meclise girme ihtimali olmayan, zahmet edip kendini anlatma gayretinde bile bulunmayan toplumun skim partisi, vatandaşın yrrak partisi gibi oluşumlara da oy vermek istemiyorum.

o yüzden OYUM SARIGÜL

***

ayrıca "muhalefet gibi muhalefet olsa böyle olmazdı" laflarını da geçiniz lütfen... tamam muhakkak muhalefetin yanlışları oldu, zamanında çok pasif kaldılar falan ama açın meclisteki oturumları izleyin yahu. diktatörlükler muhalefetler beceriksiz olduğu için değil, birileri dikta istediği ve baskıladığı için oluşuyor. cehape ya da mhp muhalefet edemediği için değil. ha ama zamanında etselerdi keşke.
0
der meister
(03.03.15)
sülalem türk alevi. ateist, türk ve özgürlükçü biri olarak hdp'ye oy vereceğim.
0
kaufman
(03.03.15)
LDP'ye vereceğim ben.
0
i was made for you
(03.03.15)
Biliyorum.
0
battal gemalmaz
(03.03.15)
osman paşaya atasım var.
0
gliderpilot
(03.03.15)
(3)

Pazar sabahı filmi gibi Cumartesi gecesi filmi

aychovsky
Enginar ve film keyfi yapayım diyorum da, aşağıdakiler gibi bir film önerebilir misiniz?-Pleasantville, Groundhog Day gibi iç ısıtıcı birtakım filmler olur (Little Miss Sunshine gibi herkesin ayrı dertli olduğu bir film olmasın)-Megamind, How to Train Your Dragon gibi animasyon filmi olur. -Stardust
Enginar ve film keyfi yapayım diyorum da, aşağıdakiler gibi bir film önerebilir misiniz?

-Pleasantville, Groundhog Day gibi iç ısıtıcı birtakım filmler olur (Little Miss Sunshine gibi herkesin ayrı dertli olduğu bir film olmasın)
-Megamind, How to Train Your Dragon gibi animasyon filmi olur.
-Stardust gibi masalımsı da olur.
-Tosun Paşa, vb. 3 milyon kere izlediğim Kemal Sunal filmi gibi ama daha önce bu tekrarda izlemediğim bir şey de olur.

Böyle, sanki Pazar kahvaltısı yapmışım gibi elimdeki sütlü çaya püskevit niyetine banabileceğim bir film var mıdır?
0
aychovsky
(28.02.15)
Aaa, Princess Bride'ı izlememiştim. Onu izleyeyim.
0
🌸aychovsky
(28.02.15)
Film bulunmuş ama daha sonrası için yazayım, Little Manhattan.
0
i was made for you
(28.02.15)
Barfi'yi çok beğendim ben. İçi ısıtıcı deyince ilk aklıma gelen film diyebilirim.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(01.03.15)
(2)

icinde yumurta olan kofte harci dolapta bozulur mu?

Mamutabi
yarin aksam icin bu gunden yogurup koyacaktim dolaba. Hep yapiyoruz oyle bir sey olmuyor da bu sefer icine yumurta koydugumi hatirladim. Strecle kapatip buzdolabina atsam yarin da sekil verip kizartsam bir sey olur mu ki?
yarin aksam icin bu gunden yogurup koyacaktim dolaba. Hep yapiyoruz oyle bir sey olmuyor da bu sefer icine yumurta koydugumi hatirladim. Strecle kapatip buzdolabina atsam yarin da sekil verip kizartsam bir sey olur mu ki?
0
Mamutabi
(26.02.15)
bişey olmaz, yapabilirsiniz.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(26.02.15)
bozulmaz elbette ama yumurtasını sonradan eklersen daha lezzetli olur.
0
rygard
(26.02.15)
(3)

Tek uçlu fiyonk nasıl yapılır?

aychovsky
Eteğimin bir fiyongu var ama oynarken fiyonk çözüldü. Şimdi bir parça ip şeklinde kumaşın bir ucu eteğe dikilmiş gibi duruyor, diğer ucu sallanıyor. Google'dan tek uçlu fiyonk yapmayı aradım ama bulamadım. Genelde kurdeleden iki uçlu fiyonk yapma var, aynen ayakkabı bağlar gibi. Tek ucu elimde değil
Eteğimin bir fiyongu var ama oynarken fiyonk çözüldü. Şimdi bir parça ip şeklinde kumaşın bir ucu eteğe dikilmiş gibi duruyor, diğer ucu sallanıyor.

Google'dan tek uçlu fiyonk yapmayı aradım ama bulamadım. Genelde kurdeleden iki uçlu fiyonk yapma var, aynen ayakkabı bağlar gibi. Tek ucu elimde değilken (eteğe dikili iken) nasıl fiyonk yapabilirim? Bilen veya bir link gönderebilecek olan var mı? Ben fiyonk yapacağım diye düğüm attım da.
0
aychovsky
(25.02.15)
kurdelayı "m" şekline getir. tepede oluşan m'nin bombelerini iki farklı uç gibi bağla fiyonk oluyor.
0
erty_ksk
(25.02.15)
Gözümde doğru mu canlandırdım bilmiyorum, kurdeleyi kravat bağlar gibi bağlarsan olur gibi geldi. Olmayacak gibiyse kurdele gibi yapıp dikebilirsin sanırım.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(01.03.15)
Kravat gibi olamıyor, çünkü elimde sadece bir ucu var. Kravatın iki ucunu da kullanarak bağlıyorum ben. Bir de fiyonk olmuyor o.

Ama erty_ksk'nın dediği oldu gibi. İlk birkaç fiyonk işin acemisi olduğumu çok belli etti. Sonrakiler biraz daha insana benzedi. Hala acemi gibi ama artık düğüm atmıyorum fiyonk yapayım derken :)
0
🌸aychovsky
(02.03.15)
(8)

eşkina taşı

okiler
Gectigimiz persembe tas kirdirdim ama dusmuyor lanet olasi kalsiyum oksalat taslar. Yemedigim icmedigim sey kalmadi. Bir bu eskina baliginin kafasindan cikan tas kaldi. Balikcilarda eskina ya da minekop bulamadim.Internette arastirirken; www.eskinatasi.gen.trwww.eskinataslari.comwww.eskinatasciahmet
Gectigimiz persembe tas kirdirdim ama dusmuyor lanet olasi kalsiyum oksalat taslar. Yemedigim icmedigim sey kalmadi. Bir bu eskina baliginin kafasindan cikan tas kaldi. Balikcilarda eskina ya da minekop bulamadim.

Internette arastirirken;
www.eskinatasi.gen.tr
www.eskinataslari.com
www.eskinatasciahmet.com

gibi internet sitelerinde bu taslardan satildigini gordum. Bu sitelerden alisveris yapan var midir? Ya da bu taslardan ya da baligi bulabilecegim yer onerir misiniz? Simdiden tesekkurler.
0
okiler
(24.02.15)
Balık haline gidin bulursunuz.

Gilaburu kullandınız mı?
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(24.02.15)
ben taşlarımı bira içerek düşürüyorum. yanında da sivri biber kızartması falan gömüyorum.
af buyurun fakat bu eşkina falan ağır derecede sahtebilim bana kalırsa.
0
ismail yk
(24.02.15)
Balık halinde bulursun..

Fakat üç defa eşkina kullanmış biri olarak hâlâ taş yapıyorum.. bilgin olsun..

Sen sana daha önce söylediğim desteklerden birini düzenli olarak kullan..

-Rowatinex veya Virenal..

Ben düzenli olarak kullanmaya başladığımdan beri şimdilik rahatım..
0
kill_them_all
(24.02.15)
Duzenli olarak derken? Bir kutuyu bitirmem yetmez mi?
0
🌸okiler
(25.02.15)
Bunların içeriği kullandığın müddetçe işe yarıyor..


not: cevaplara tik atmayı unutmasan iyiydi :)
0
kill_them_all
(25.02.15)
Tik atinca okudum mu demek oluyo :)
0
🌸okiler
(25.02.15)
tik atmak "bu cevapları beğendim" demek oluyor. tik atmadıkların da tu kaka cevaplar oluyor dolayısıyla.
0
ismail yk
(25.02.15)
iki cevap icin de cok tesekkur ederim :)
0
🌸okiler
(25.02.15)
(7)

Türkiye ve nitelik

dokuzeylul
Türkiye'de genel olarak herşeyimizin uyduruk, baştansavma, niteliksiz oluşunu neye bağlıyorsunuz? Bunun Türk olmakla hangi noktada ilintisi olabilir? Kalitesizlik nerede start almış olabilir?
Türkiye'de genel olarak herşeyimizin uyduruk, baştansavma, niteliksiz oluşunu neye bağlıyorsunuz? Bunun Türk olmakla hangi noktada ilintisi olabilir? Kalitesizlik nerede start almış olabilir?
0
dokuzeylul
(21.02.15)
want2die'a katılıyorum ama biraz daha derine, hatta eskiye gideceğim. Belki de saçmalıyorum ama göçebe kültürün buna etkisinin olduğuna inanıyorum. Konar-göçer topluluklarda konakladığın yeri bir daha görmeyeceğin için oradan ayrılırken "bal dök yala" şeklinde bırakmıyorsun, orayı sahiplenip yeterince temizlemiyorsun. Toparlandıktan sonra yalapşap bir temizlik yetiyor. Genelde konar-göçerşer bu şekilde yaşıyor. Bu yüzden hala yerleşik topluma adapte olamadığımıza inanıyorum. Benim çocukluğumda ailem köy öğretmeniydi ve evlerde tuvalet yoktu, eline ıbrığı alan ya daha önceden kazınmış bir deliğe ya da çalılara giderdi. Hani Avrupa için "Bilmemkaç yüz yıllık şeyleri ne güzel korumuşlar. Burada olsa dağıtırlar"ın kökenini buna bağlıyorum. İlk yerleşenlerin kültürü biraz yumuşasa da hala devam ediyor, insanların ruhu yerleşmiş değil. Bulunduğu yere zarar verme kültürü devam ediyor gibi. Hala çoğu insan elindeki çöpü yere atıyor örneğin.

Temizlik ve koruma ile başlayan bu sürecin 80'lerden sonra hayali ihracatlardı, işini yarım yamalak yapan birtakım insanların da "Özal zengini" olması ile çok ivmelenmesi de var. Örneğin, Ali Ağaoğlu'nun "O dönem herkes deniz kumu kullandı, çok normal bir şeydi. Ben de kullandım. Ne var ki bunda" diye bir demeci var. O dönemin modası "az iş, çok para" idi yoğun olarak. Haliyle, senin işi düzgün yaparken canın çıkınca ve bunun karşılığını alamayınca, özellikle devlet memurlarında bir "İşi kolay yapsam da zor yapsam da aynı parayı alıyorum, neden kendimi zorlayayım ki" kafası oluşuyor. Ortada düzgün işleyen denetim mekanizması da yok. Denetim mekanizması da aynı kafada çünkü, büyükler onu öğretti ona.
0
aychovsky
(21.02.15)
hukuka, adalete inanmamak bir sebep olabilir buna. insanlar nasılsa toplumun tamamı böyle diye "şimdi işi düzgün yapsam bile başkası gelecek 2 dakikada baştan savma yapıp geçecek ve aramızda ki fark ortaya çıkmayacak. salla gitsin" mantığıyla düşünüyor. buna bir de arabesk kültür de eklenince gösteriş ön plana çıkıyor ve kof , niteliksiz işler toplumun tamamına sirayet ediyor.
0
desktopu
(21.02.15)
belli bi yerde başladı demek zor olur lakin osmanlı devleti zamanında başlayan çürüme, adam kayırma, liyakata önem vermeme gibi konular memleketi iflas ettirmişti hem ekonomik hem sosyal açıdan. bu tür durumlardan çıkmanın tek yolu dünyanın her yerinde toplumsal birlikteliktir. biz bunu bile %100 gerçekleştiremedik ancak cumhuriyetle birlikte bir nebze de olsun toparlandık. gel gör ki o da çok sürmedi sadece bir geçiş dönemi gibi oldu ancak o kadar kısa sürdü ki hiçbir yaraya merhem olmadı. sonra yine başa döndük. toplumsal birlikteliği sağlayıp gerekli hesaplaşmaları yapmadıkça da bu böyle devam edecek ne yazık ki.
0
bay b
(21.02.15)
Bir iki cümleyle cevap verilecek bir soru değil ama en kısa anlatımı sanırım şu:

Biz düşünme özürlü bir milletiz. ( Bunun en belirleyici nedeni; ümmetçilik geleneğimiz bana göre)
Algı aralığımız düşük. ( Beslenme, yetiştirilme ) Bağlantılı olarak umursamıyoruz (empati) umursamadıkça da umursanmıyoruz. Sonra "sen mi kurtaracan/enayilik" vb kavramlar yerleşiyor falan filan...

Şimdi yazarken başka ülkeleri düşündüm. Çok yakından olmasa da tanıma fırsatı bulduğum bizim ayarda bir ülke olan Hindistan mesela. Biz ekmek yere düşünce öpüp başımızın üstüne koyuyoruz ya, onlar eğitim araçları için aynı şeyi yapıyorlar. Şu anda bilişim ve tıp konusunda oldukça büyük farklar yarattılar.
Eğitim çok önemli. Daha önemli olan; düşünebilen, kendi karar verebilen bir toplum olabilmek.
Öğretmenler, anneler, babalar çocuklarına karar verme hakkı tanımalılar. (Sosyal mesaj değil valla, rica-tavsiye :)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(21.02.15)
bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak gibi kötü bir huyumuz var. bu da sebeplerinden biri olabilir.
0
sen olmayan cocuk benim
(21.02.15)
disiplin toplumu diye bir sey var. türkiye modernleşmeyi, batıda oldugu gibi deneyimlemedi. bu durumda, toplum modernitenin hızarından gecemedi. bu sebeple bize özgü degil aynı sorun, batı dışı modernleşme deneyimlerinin hepsi, hindistan, güney amerika ve afrika da aynı durumda.
0
jaygatsby
(21.02.15)
Yemek yapmayı bildiğin halde seni değil de eşeğin tekini askeriye kantinine koyarlar. Neden? Çünkü adamı. Devlet bildiğin akraba şirketi gibi. kendi adamlarını kendi memleketlilerini tutuyorlar.

Birde cahillik. Aşırı dozda cahillik. Bilmediği halde haklı çıkma çabası. Ve bu uğurda her türlü piçliği yapma. Genlerde var.
0
cetoxim
(21.02.15)
(4)

Ellerde morarma

kablelvuku
Hani yumruk yapınca sivri olurya. Yani işte hani ocak şubat mart yaparsın ya. Amaan girintili çıkıntılı olan yer işte. Oralarda morarma ve kızarma oluyor. Sürekli ama. Var mı bir teoriniz?
Hani yumruk yapınca sivri olurya. Yani işte hani ocak şubat mart yaparsın ya. Amaan girintili çıkıntılı olan yer işte. Oralarda morarma ve kızarma oluyor. Sürekli ama. Var mı bir teoriniz?
0
kablelvuku
(15.02.15)
Kışın mı yoksa yazın da oluyor mu?
0
innerbliss
(16.02.15)
kum torbasıyla çalışıyorsan o bahsettiğin sivri yerlerde morarma kızarma hatta kanama olması gayet normal. bunun dışında bir yorum getiremedim.
0
vedat chili peppers
(16.02.15)
Dahiliyeye git. Damarların büzülüp açılmasıyla ilgili bir sorun olabilir. Bir adı var onun da unuttum şimdi. Tedavisi oluyor.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(16.02.15)
raynaud fenomeni olabilir ama ona pek benzemiyo vücudunuzdaki başka katlantı yerlerinde de varsa hormonal bir şey olabilir bir görün doktora
0
seffaf boya
(16.02.15)
(3)

exel sorusu

hayat aklini konusacak bir filozof uret
Dolu satırları saydırma işleminin komutu neydi arkadaşlar? Google dökümanlardaki exelde bulamadım.
Dolu satırları saydırma işleminin komutu neydi arkadaşlar? Google dökümanlardaki exelde bulamadım.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(11.02.15)
counta

türkçesi de bağ_değ_dolu_say mıydı öyle bi şeydi
0
galadnikov
(11.02.15)
counta yazıyorum kabul etmedi. Bir daha deneyeyim bakalım.

ekleme: Bir şeyi yanlış yapmışım galiba, bu sefer oldu, teşekkür ederim :)
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(11.02.15)
=BAĞ_DEĞ_DOLU_SAY(A1:A6)
0
emfuzi
(11.02.15)
(2)

Buzdolabı içi temizliği

loveinaflipbook
Evet efenim buzdolabım sonunda geldi. Şimdi içini neyse temizliyim ben bunun? Raflar cam; camsil mi sıkayım? Sadece ıslak bez mi yapayım? Eskisini öyle yapıyordum aslında ama bu yeni ya şimdi, özendim :PServis karbonatlı suyla silin dedi ama nerden bulucam şimdi karbonatı, bunun muadili bi temizlik
Evet efenim buzdolabım sonunda geldi. Şimdi içini neyse temizliyim ben bunun? Raflar cam; camsil mi sıkayım? Sadece ıslak bez mi yapayım? Eskisini öyle yapıyordum aslında ama bu yeni ya şimdi, özendim :P

Servis karbonatlı suyla silin dedi ama nerden bulucam şimdi karbonatı, bunun muadili bi temizlik malzemesi var mı daha kolay bulabileceğim mesela? Hı?
0
loveinaflipbook
(10.02.15)
sirkeli suyla sil bence. ben sadece sirkeli suyla siliyorum.
0
slalom
(10.02.15)
camsil gibi kiyasal içeren temizlik malzemeleri kullanma. karbonat bakkalda vardır, en yakındaki bakkala gidiver evde yoksa.

güle güle kullan :)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(10.02.15)
(26)

cenazeye gideyim mi

Lt. Col. Frank Slade
dün gece baya içtim, zaten duyuru da açmıştım bilen bilir :)gece telefon geldi arkadaşın annesi vefat etti diye, apar topar hastaneye gittim bazı konularda yardım etmek için. yeni döndüm. cenaze bugün öğleden sonra, ama arkadaşım sabah "allah razı olsun yanımda oldun ama gece baya içmişsin, istiyors
dün gece baya içtim, zaten duyuru da açmıştım bilen bilir :)

gece telefon geldi arkadaşın annesi vefat etti diye, apar topar hastaneye gittim bazı konularda yardım etmek için. yeni döndüm. cenaze bugün öğleden sonra, ama arkadaşım sabah "allah razı olsun yanımda oldun ama gece baya içmişsin, istiyorsan cenazeye gelme bence, yat dinlen" dedi.

şimdi sorun şu, o arkadaşım dinine baya bağlı, kanımda alkol var diye cenazeye gitmemi istemiyor olabilir mi, o yüzden mi öyle dedi? yoksa kibarlıktan mı?

gitmeli mi gitmemeli mi?

not: bu arada dün haberi aldığım andan itibaren tüm çakır keyifliğim yok oldu, hiç içmemiş kadar ayıktım hastanede.
0
Lt. Col. Frank Slade
(07.02.15)
içtiğini nereden anlamış ki acaba? kokudan falan mı?
0
dedim dedim de kime dedim
(07.02.15)
@dedim yok biliyordu ya, o yüzden gece kan veremedim ama başka konularda yardım etmeye çalıştım. gizlemem zaten ben.
0
🌸Lt. Col. Frank Slade
(07.02.15)
git tabi. insan yanında birilerini arıyor..
0
dokuzonbeş
(07.02.15)
@dokuzonbeş öyle tabi de arkadaş baya dinine bağlı, bide annesinin cenazesi daha hassas, benim inanca göre abdestim bile tutmaz, o yüzden mi gelme istersen dedi o ikilemde kaldım.
0
🌸Lt. Col. Frank Slade
(07.02.15)
Öncelikle başınız sağolsun
Benim annem vefat etcek, bi arkadaşım gelip sabaha kadar yanımda olcak, yardım etcek vs. İsterse LSD kullanmış olsun kalkıp da gelme diyemem. Arkadaşının ta amk. Kusura bakma. Saçmalamış. İster git ister gitme sen karar ver boyle bi düşüncenin seni yönlendirmesine izin verme. Orda olmak istiyorsan ol. Ki geceden gitmişsin yakın ark belli o yüzden gitmelisin.
Ne yani her an biri ölebilir diye içmicekmiyiz hiç? Bı ne saçmalık
0
erty_ksk
(07.02.15)
@erty, ben gitmek istiyorum tabi. çok çok da yakın değiliz ama böyle bi durumda hiç yakınlığımız aklıma gelmedi, gittim hastaneye yardım için. gidicem ya, en azından arkalarda dururum, göze batmam.
0
🌸Lt. Col. Frank Slade
(07.02.15)
arkadasin kibarlik olsun diye demistir. kesinlikle git. insan sonradan cok pisman oluyor, dügün falan hikaye. umrunda olmaz saniyorsun ama bir cenazen oldu mu geleni/gelmeyeni hic unutmuyorsun bence.
0
kimse
(07.02.15)
adam gelme demiş açık açık. gidersen de sakın cenaze namazında saf tutma. çünkü inanışları şu. alkol alırsan sonraki 24 saat boyunca namaz kılamazsın. arkadaşın da annesinin cenaze namazında alkollü birisinin olmasını istemiyordur. gayet net.
0
screamshot
(07.02.15)
Ne iyisin. Git bence.
0
teoridefeminist pratiktegeysa
(07.02.15)
ben de aynen @scream gibi düşündüğüm için sorayım dedim. yanında olayım derken daha da huzursuz etmeyim onu? hani ortalama müslüman değiller, baya koyu müslümanlar.
0
🌸Lt. Col. Frank Slade
(07.02.15)
git de, çok önlerde olma. bir de baya bir karanfildir, kebabiyedir; hatta üstüne şu koku giderici sakızlardan al. cenaze yerinde kokmayasın.

ölüm bu ötesi yok, gidilmeli derim.
0
mermize
(07.02.15)
mermize +1

kibarlıktan mı yoksa kanında alkol olduğundan mı istersen yat demiş onu pek anlayamadım ama sen yine de git.kibarlıktan deme olasılığı daha yüksek geldi bana ama tabi tam olarak ne düşündü bilemeyiz.sen git ama çok önlerde olma orada bulun yeter gitmemezlik etme.ya tamamen kibarlıktan söylediyse? o zaman gitmediğine pişman olursun.git bence cenaze önemli.
0
361derece
(07.02.15)
Boşver karanfil ı vidident in deli dehşet naneli sakızı var direkt etki sen onlardan al yarım ısırık bile kafayı açıyor kulaklar dan nfes alıyorsun o derece.


Ben giderdim senin yerinde olsam bunu diyecekti madem gece söyleseydi biraz sersemlemiş yine de herkesin Dediği gibi önlerde saf tutma.
0
indescribable
(07.02.15)
Arkadaşının annesinin Allah taksiratını affetsin, bence de git, namaza durulacağı vakit çaktırmadan arkadaşına sorarsın, "ben de kılayım mı, geceden alkol falan filan" diye, ne derse ona göre hareket edersin
0
blackorse
(07.02.15)
bence arkadaşın seni düşündüğü için gelme demiş, art niyet yok.

ama sen yine de git. insan bir düğünde bir de cenaze de yakınlarını etrafında istiyor. başınız sağolsun.
0
füt
(07.02.15)
duşunu al,aspirin mi içiyon ne ,içiyon bedenin iççin, onu i., traş ol adam akıllık ve arkadaşının yanında ol bence.
0
gadlemler
(07.02.15)
Kibarlik olsun diye falan dememis. Dinine bagli diyosun, basbaya gelmeni istememis. Bence cenazeye gitme ama cenazenin ardindan ara ya da git. "Cenazeye alkollu olarak gelip annene ve inancina saygisizlik etmek istemedigim icin gelmemeyi daha uygun buldum, umarim anlayisla karsilarsin" de. Bu daha dogru bir davranis bana gore.
0
lionel andres
(07.02.15)
şimdi çok kesin konuşmak da istemiyorum ama herif bana göre açık şekilde "gelme" demek istemiş. "sen alkollsn namaz kılma :S :S" diye.

böyle tipler susuzluktan ölse su vermem ben. zamanında samimiyetim varmış diye, sırf annesinin hatrına giderim. onun da yüzüne falan bakmam bi daha çekerim siktiri.
0
what is love
(07.02.15)
Arkadaşın isteğini belli etmiş, cenazeye gitme bence. Koyu dindar diyorsun, alkollü olarak cenazede bulunman inancına ters olabilir.

Cenazeden sonrası da önemli. Vakit buldukça yanında olursun, süreci atlatmasına yardımcı olursun. Cenaze zaten yeteri kadar kalabalık olur. Yalnız kaldığında yanında olmak daha iyi.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.02.15)
alkollü olarak cenazede bulunmanın inanca ters olması diye bir şey yok. alkollü namaz kılamaz ama kılmaz onu da yahu. hem oldu da namaza dursa bile diğerlerinin namazına bir şey olmaz imamlık etmediği sürece. ben hiç sanmıyorum dini açıdan dediğini.
not. koyu din sporluyum.
0
mesgul ve huzursuz
(08.02.15)
@mesgul maalesef öyle olmadı. gittim, baya dışlandım, herkesin taziyesini kabul etti, benim elimi bile sıkmadı. tüm gece yanında olmama rağmen. sağlık olsun, kimde hakkım varsa helal olsun.
0
🌸Lt. Col. Frank Slade
(08.02.15)
bence yorgun olursun diye gelme uyu dinlen dedmiştir. "alkol almışsın gelme" anlamında dememiştir.
0
kuzey li
(08.02.15)
arkadaşının davranışına çok üzüldüm sanki içkinin günahı ona yazılıyor. ayrıca ayette "sarhoşken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın" der. dışlanmanı gerektirecek bir durum da yok yani.
neyse sen görevini yapmışsın. arkadaşın da üzüntüden sağlıklı davranmamış olabilir boşver.
0
duhan
(08.02.15)
Gerçekten bilerek mi seninle taziyeleşmedi? Bilmem gözünden kaçmışsındır ya da yorgunsundur diyerek bulaşmak istememiştir. Tabii, orada olan ve davranışlarını görebilen sensin ama gerçekten böyle bir günde içki yüzünden en zor gününde yanında olan arkadaşına böyle yapmasını aklım almadı. Bir açıklaması olabileceğine inanıyorum, bir açıklaması olmasını umuyorum. Belki düşünememiştir. Tabii ben adalet terazisi değilim ama herhangi dinde veya sistemde böyle bir davranışın günahı alkolden daha fazla olmalı.
0
aychovsky
(08.02.15)
@aychovski, maalesef bilerek. bir sürü insanın içinde elim havada kaldı. bunu da tecrübe etmek varmış demek hayatta. yapacak bişey yok.
0
🌸Lt. Col. Frank Slade
(08.02.15)
gerçekten şaşırdım. geçmiş olsun.
0
mesgul ve huzursuz
(08.02.15)
(20)

bugün benim doğum günüm

kahve kokusu
Bugün doğdum pampalaro da olsaydı keşke çok ozledim :/
Bugün doğdum pampalar
o da olsaydı keşke çok ozledim :/
0
kahve kokusu
(07.02.15)
ron dennis
(07.02.15)
hem sarhoş, hem yastamısın kardeş? ben öyleyim de.
0
cinayet saati
(07.02.15)
nice senelere şapşik
0
Kreuzberg
(07.02.15)
olur hacı belki, bu işler belli olmaz
nice yıllara
0
passion rules the game
(07.02.15)
Doğum günün kurtlu olsun
0
indescribable
(07.02.15)
Sağolun canlarim
0
🌸kahve kokusu
(07.02.15)
Ben de dün doğdum, kimsenin sikinde olmadı. Evde Mavi Boncuk izledim.
0
buff
(07.02.15)
nice mutlu mutlu yıllara :)
0
mutlusismankedi2015
(07.02.15)
doğum günün kutlu olsun
0
monty python
(07.02.15)
Doğum günün kutlu olsun. Kaç yaşına girdin?
0
phoenixboy
(07.02.15)
Sizde olmasanız başka kutlayanim olmaz:)
0
🌸kahve kokusu
(07.02.15)
iyi ki doğdunuz :)
0
azeriturku
(07.02.15)
İyiki dogdun burctas
0
kedidir o kedi
(07.02.15)
beni kastediyorsan gelemem :/ iyi ki doğdun :)
0
e_rsin
(07.02.15)
Çok mutlu senelere! Dünyadaki em mutlu insan sen ol.
0
teoridefeminist pratiktegeysa
(07.02.15)
Iyi ki dogdun
0
cemlemikonusuyorsun
(07.02.15)
Mutlu yillar hep saglikli ol.
@buff seninde dogum gunun kutlu olsun :)
0
nick konusunda kararsizim
(07.02.15)
:)
Buff doğum günün kutlu olsun
0
🌸kahve kokusu
(07.02.15)
Nice güzel senelere :)
Buff, seni de kutlarım, güzel günler görün.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.02.15)
Teşekkür ederim yavrular.
0
buff
(07.02.15)
(8)

IQ/Zeka testleri?

delicevat
Ben ortaokulda bilim ve teknik dergisi okumaya başladığım için, zeka testleri akıl oyunları vs tarzı şekil, rakam sorularına hep aşinaydım.Dolayısıyla internetteki IQ testlerinden normalin üzerinde puanlar alıyorum.Bu tarz soruları hiç çözmemiş ve çok zeki bir insanı nasıl objektif olarak puanlayabi
Ben ortaokulda bilim ve teknik dergisi okumaya başladığım için, zeka testleri akıl oyunları vs tarzı şekil, rakam sorularına hep aşinaydım.Dolayısıyla internetteki IQ testlerinden normalin üzerinde puanlar alıyorum.Bu tarz soruları hiç çözmemiş ve çok zeki bir insanı nasıl objektif olarak puanlayabiliyorlar?Resmen (mahkeme kararıyla gibi) zeka nasıl ölçülüyor?Objektif ve ciddi testler var mı bildiğiniz?
0
delicevat
(06.02.15)
(git: 880442)
0
delifaruk
(06.02.15)
sağol adaş :)
0
🌸delicevat
(06.02.15)
soruya bak, soranla cevaplayana bak, tövbe tövbe...

hayır, benim büyük çocuk da deli azcık da ondan şeyettim. o da oldukça yüksek puan alır mütemadiyen. zeka testleri ilgililerinin hepsi delimsi oluyor galiba :P

cevap: üniversitelerin psikiyatri bölümlerinde yapılıyor testler.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(06.02.15)
bizimkiler de beni asiri zeki saniyorlarda ortalama ciktim. inan cahillik mutlulukmus. belki cok zekiyimdir diye yasamak digerlerinden zeki olmadigini bilerek yasamamaktan guzel bir seydi.


zeka vakfi falan var ayrica.
0
kutsalbok
(06.02.15)
testleri falan geç bir kere. ailenin söylediklerini de geç. arkadaşların ya da yeni tanıştıkların ne düşünüyorlarsa o zekadasın.
0
hzben
(06.02.15)
@hayat aklini konusacak bir filozof uret
Bu kombinasyonu ben farketmemistim, iyiymis hakkaten:)
0
delifaruk
(06.02.15)
Belki de o akıl oyunlarını, iq testlerini çöze çöze zekan gelişmiştir. Yani o değerler gerçek değerlerindir. Bu açıdan düşündün mü? Olamaz mı?

Ayrıca arkadaşın da dediği gibi, tartışmalı mevzular bunlar. Öyle veya böyle, kağıt üzerinde yüksek iq sahibisin işte. Gerisini fazla takma kafana. Bu testler sağlamsa, aldığın yüksek iq değeri de geçerlidir. Yok hepsi hikayeyse, senin iq da hikaye.

Belki de şuna bakmak lazım; hayatta önüne gelen durumları nasıl çözüyorsun? Çözümlerin ne kadar sağlıklı, ne kadar karlı, ne kadar dayanıklı? İnsanlarla ilişkin nasıl? Yeni tanıştığın biri hakkında ne sürede ne kadar fikir edinebiliyorsun, sonra bunların ne kadarının doğru olduğunu tespit ediyorsun? Uzatmayayım, kendini tanımak, kendine güvenmek, kendine saygı duymak, kendine hayran olmak gibi amaçların varsa, bu gibi hayat pratiklerine dair soruları sormalısın belki de kendine.
0
plajda baretle dolasan muhendis
(07.02.15)
Arkadaşların dediği gibi genele ne kadar yakın ya da uzaksın bakılıyor. internettekilerden söz etmiyorum. Onlarda ben bile bu yorgun akılla neredeyse tam puan alıyorum.

Benim anne ve eğitmen olarak gözlemlediğim; ciddi testlerde çıkan sonuçlar gerçeğe uygun oluyor.
Mesela motor düşünme (neden sonuç ilişkisi) zayıf çıkıyor, gerçekten de çocuk bu yönde zayıf. Ya da normalin üzerinde algısı olduğunu gözlemlediğim çocuk test yaptırılınca oldukça yüksek puan alıyor.

Yine bir gözlemimi paylaşayım; ıq testinden iyi puanlar alamasa bile eq düzeyi iyi olanın hayatı daha iyi akıyor. ıq testi yüksek olmak; biraz da yalnız yaşamak demek. bilmek ama anlatamamak/anlaşılmamak, "biliyorum nasılsa" deyip çalışmanın/emeğin gücünü anlayamamak, bağımlılığa varan olumsuz sonuçlar demek olabiliyor.

Halbuki, algı iyi olunca eq da iyi olur sonucuna varıyor insan demi. Nedense o öyle çalışmıyor. Yüksek ıq'da biryerde ipler kopuyor, eq ise fark yaratıyor.

Umarım internette gerçekçi eq testleri çoğalır, insanlar kendilerini bu yönden geliştirme yarışına girerler :)

@delifaruk, 30 küsur yıldır yüksek ıq lu insanla yaşıyorum, onun için kombinasyonun dikkatimi çekmesi pek zor olmadı:)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.02.15)
(9)

Ayçiçek yağı mı mısır yağı mı?

amarikanya fitbolcusu
Ve neden? Hangisi daha sağlıklı, neden tercih edersiniz?Zeytin yağı demeyin, o her yerde kullanılamıyor en güzel yağ olsa da.Tenks.
Ve neden? Hangisi daha sağlıklı, neden tercih edersiniz?

Zeytin yağı demeyin, o her yerde kullanılamıyor en güzel yağ olsa da.

Tenks.
0
amarikanya fitbolcusu
(06.02.15)
Zeytinyağı kullanmayacaksanız, ki zeytinyağı sıcağa bu ikisinden daha dayanıklıdır ve haliyle bu ikisi gibi oksitlenme yaşatmaz, ikisinin de birbirinden farkı yok. Zira ikisinin de tekli doymamış yağ oranı düşük, çoklu doymamış yağ oranı yüksektir. Bu ne demektir peki? Şu demektir: Yüksek ısıya maruz kaldıklarında ikisi de oksitlenir ve vücutta toksik madde etkisi gösterir. Bunun zararları nedir peki? Şunlardır: Hücre zarlarınız deformasyona uğrar, damalarlarınızda plak birikimi olur ki bu da ilerleyen yıllarda damar tıkanıklığına ve bağlantılı olarak kalp krizi felç hipertansiyon gibi problemlere neden olur. Ama illa birini tercih edeyim derseniz mısır genetiğiyle en çok oynanan ürün olduğu için ayçiçek yağı derim lakin ilk tercih her zaman zeytinyağı/tereyağı olmalı.

Edit: Bir de bu ikisinin omega 3 omega 6 oranları var. Omega 6 oranı omega 3'e göre yüksek olduğu için omega 3'ün vücut tarafından kullanımı da imkansız hale geliyor. Onu da dikkate almakta fayda var.
0
angelus
(06.02.15)
Rafine işleminden geçtiği için ikisi de aynı bence.
Zeytinyağı her yerde kullanılamıyorsa, fındık yağı belki tercih edilebilir.

Ama illa ikisinden biriyse, bence hiç farkı yok. Al birini vur ötekine.

Kanola nasıl, iyi mi bilmiyorum.
0
yirmisantim
(06.02.15)
ben zeytinyağını her yerde kullanıyorum eve de başka yağ sokmuyorum. sen nerde kullanamıyorsun ki?
0
sta
(06.02.15)
mısırların genetiği değiştirildiği için ayçiçek tavsiye edenler var.
0
darkredanger
(06.02.15)
Mesela kızartma olmuyo zeytinyağıyla. Yumurta falan da pişirilmiyo. Yani sevmiyorum öyle.
0
🌸amarikanya fitbolcusu
(06.02.15)
Zeytinyağı ile kızartma da olur yumurta da. Kızartma yapılırken yağın ideal sıcaklığı 180 derecelik sıcaklıktır. Bununla birlikte, ayçiçek yağı 170 dereceye geldiğinde oksitlenirken Zeytinyağı 210 dereceyi geçtiğinde yanmaya başlar. Yani ısıya dayanıklılığı diğerlerinde daha çoktur. Bu da kızartma yapmanın tek kriteridir. Kızartma olmuyor diye bir şey yok yani, onlar hurafe. Ha sevmiyorsan o ayrı bir konu tabii. O zaman istediğini kullan, fark etmez.
0
angelus
(06.02.15)
konuyla doğrudan ilgisi olmasa da doymuş yağlar içerisinde tereyağına en güzel alternatiflerden birinin hindistan cevizi yağı olduğunu ekleyeyim -eccük pahalı ama-. Bir de Angelus'a bahsettiği zeytinyağının yanma noktasının tüm z.yağı çeşitlerinde mi geçerli olduğunu yoksa sızma/rafine/riviera z.yağlarının yanma noktalarının farklılaştığını mı sorayım.
0
candanag
(06.02.15)
candanag; Bahsettiğim zeytinyağı saflık derecesi yüksek olan sızma zeytinyağı. Riviera tipi zeytinyağında kullanılan zeytinler genelde karışım olduğu için saflık derecesi düşük oluyor, haliyle yanma derecesi de nispeten daha düşük oluyor sızmaya göre.
0
angelus
(06.02.15)
Kızatrmalar için konola yağının daha iyi olduğu söyleniyor. Diğer yağlara oranla daha geç yanıyormuş, bu durumda da kansorejen gibi bazı olumsuz durumlar olmuyor tabii. Ben bir kez kullandım, kokusu ağır geldi. Benim koku alma duyum biraz fazla çalışıyor belki size ağır gelmeyebilir.

Yağ araştırırken diğerlerini dinlemekte fayda var. Mesela konolayı öğrenmek için zeytinyağı gruplarından dinlemek gibi.

Mısırın gdo'lu olduğu kesin diyebiliriz. Ayçiçeğine pamuk yağı eklenebiliyor.
Zeytinyağında da tahşiş olabiliyor.

Hangi yağ olursa olsun, güvenilir yerden almak lazım.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(06.02.15)
(7)

3 gun yikanmamak

Sarix
Carsamba aksamindan beri evde sicak su yok. Dun aksam misafir de geldigi icin su isitamadim sabah. En son sali gunu aksam yatmadan yikandim. aksam spor salonuna gidip dus alirim ama gun boyu kendimi kotu hissetmemek icin ne yapayim? Insan icine cikmamak? ( gomlegim temiz bu sabah giydim. isyerindeyi
Carsamba aksamindan beri evde sicak su yok. Dun aksam misafir de geldigi icin su isitamadim sabah. En son sali gunu aksam yatmadan yikandim. aksam spor salonuna gidip dus alirim ama gun boyu kendimi kotu hissetmemek icin ne yapayim? Insan icine cikmamak? ( gomlegim temiz bu sabah giydim. isyerindeyim. )
0
Sarix
(06.02.15)
ıslak mendille veya daha iyisi kumaş mendil varsa sabunlayıp silinebilirsin.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(06.02.15)
git tuvalete, gömleğini çıkar kapının arkasına as.
ıslak mendiller koltuk altlarını, boynunu moynunu falan iyice sil.
0
innerbliss
(06.02.15)
Deodorant
0
dokuzonbeş
(06.02.15)
etek traşı olmadıysanız onu olup koku yaratabn bölgeleri ıslak medille temizlemek nispeten yardımcı olabilir.
0
nuka cola
(06.02.15)
kuru şampuan alabilirsiniz.
elidor yeni bi tane çıkardı galiba geçen reklamını görmüştüm. onun dışında watsons-gratislerde başka markalar da var.
işe aradığı iddia ediliyor ama hiç kullanmadım.
0
hesabım silindi kırgınım modlar
(06.02.15)
arkadaşlar durumu kurtarma adına öneriler vermişler. bu şekilde uzun süre duş alamayacaksanız, duş aldığınızda deotak kullanın. koku yapacak her bölgeye sürün.
0
undertaker
(06.02.15)
terkur sür antibaktriyelli ol mis gibi olursun
0
ne sen leylasın ne de ben mecnun
(06.02.15)
(18)

Düğün içi not

chieko
Selamlar. Önümüzdeki 3 ay bu tip bi sürü soru soracağım sanırım, çıkmazdaydım ahali, evliler daha iyi anlar beni. Bir sürü detay... Neyse, sorum şu: biz düğün yeriyle anlaştık, yemekli olacağı için belli bi sayı verdik. Davetiyeye LCV notu düşeceğiz. Ama bi de düğünde çocuk istemiyoruz. Hem koşturma
Selamlar. Önümüzdeki 3 ay bu tip bi sürü soru soracağım sanırım, çıkmazdaydım ahali, evliler daha iyi anlar beni. Bir sürü detay...

Neyse, sorum şu: biz düğün yeriyle anlaştık, yemekli olacağı için belli bi sayı verdik. Davetiyeye LCV notu düşeceğiz. Ama bi de düğünde çocuk istemiyoruz. Hem koşturma olmasın hem deniz kenarı ve riskli olabilecek bir yer, ve bir de dediğim gibi Sayı veriyoruz.

Şimdi, davetiyeye nasil bi not yazmalıyız? Çocuk getirilmemesi rica olunur yazmak kaba mıdır? Hem katılımlarınızı şu tarihe kadar bildirin, hem de çocuk notu düşmek de ne bileyim, ne kalabalık bi davetiye olacak o öyle...
0
chieko
(06.02.15)
davetiye iki kişiliktir?
0
dream state
(06.02.15)
ya ben catering firmasıyla çalışıyorum çok fazla düğün dernek gittim o yüzden shdhs.
genelde 'çocuklara iyi uykular dileriz:)' yazıyor. hem direkt olmuyor hem de daha sevimli gözüktüğünü düşünüyorlar
0
dedi ayca
(06.02.15)
bize gelen davetiyelerde iki kişiliktir ibaresi oluyor.
0
kuzey li
(06.02.15)
Yanlış anlama işine karışıyorum ama bazı düğün mekanları palyanço falan ayarlıyor. Çocukları bir odaya topluyorlar.
yani düğüne gelen çift kime bıraksın çocuğu?
Müsait kimse yoksa gelmekten vazgeçebilirler.
0
corneillus
(06.02.15)
@corneillus onu da düşündük ama risk... Bi çocuğun başına bi şey falan gelse sıkıntı, emin olamadık.

@dream state, onu düşünüyoruz ama yeterince açık mi çocuk istemediğimiz acaba 2 kişiliktir ibaresiyle?
0
🌸chieko
(06.02.15)
Nolcak canım herkes cocuguna sahip cikar merak etme.
sen bilirsin ama şahsen cocuk kabul etmeyen düğünler bana itici geliyor
0
corneillus
(06.02.15)
davetiye iki kişilik zaten alt metni çocuk getirmeyin demek.

ama kimisi tabi iki tam bir çocuk kafasında olabiliyor.

davetiyelerinizi verirken belirtseniz olmaz mı? bunda kaba olacak bir durum yok. bilemedim. iki kişilik o anlama geliyor kesinlikle ama özellikle ay görmedimciler olabilir. oluyordur da bütün düğünlerde
0
dream state
(06.02.15)
bekar bir anne/ babaysam 'davetiye iki kisiliktir' ibaresini ben ve cocugum olarak algilayabilirdim, o yuzden biraz riskli bence ya da ben cok salagim.

dedi ayca'nin soyledigi mantikliymis aslinda.
0
fraise
(06.02.15)
'Çocuklara iyi uykular' ı ben de bir kaç davetiyede gördüm.
0
proustun bir aski
(06.02.15)
"Davetiye çift kişiliktir, çocuklara iyi uykular dileriz"
herkeş yazıyor dostum. ama ne yazarsan yaz getiren yine de getiriyor kaçarı yok.
0
adsiz bmp
(06.02.15)
Mekan deniz kenarında ve riske açık olduğundan dolayı çocukların getirilmemesi önemle rica olunur
0
Euxinos007
(06.02.15)
"cocuklara iyi uykular :)" kadar igrenc bir not gormedim. insanlar genelde cocuklarini birakabilecek yerleri olsa birakirlar. ama 6-7 aylik bebegi olanlar napsin. yada 2-3 yasindaki cocugunu hicbir yere birakamayacak olanlar. "cocuklara iyi uykular" yada "davetiye iki kisiliktir" tarzi cumleler "cocugunuz varsa gelmeyin" demekle ayni sey bence. baska bir cozum bulun bence. bi tane cocuk alani ayarlamak bence en iyisi.
0
crucio
(06.02.15)
bir kere davetiye 2 kişiliktir notu yetersiz bence eger boyle bir sey istiyorsanız. çocukları zaten belli bir yaşa kadar hiçbir resmi kuruluş tanmıyor bir yerlere girip cıkarken, ulaşım müze vs.

çocuklara iyi uykular da itici geldi, yani ne bileyim bu kadar katı olmayın bu konuda bence. palyaco olayı mantıklı ve deniz kenarı tehlikeli olur falan komik bir bahane bence.

rica olunur motu zaten çok kaba, yapmayın öyle şeyler
0
cokponcik
(06.02.15)
Çocukları getirmeyin, çocuklara iyi uykular vb yazılar iticidir. Çocuğu bırakacak yeri yoksa, düğüne gelmesin demek oluyor, hoş değil.

Çocuklar için ayrı bir alan ayarlamak en güzel çözüm. Olamıyorsa aileleri konum hakkında bilgilendirin, getirip getirmeme kararını onlar versinler.

Düğün hazırlığı zorlayıcı ama özünde mutlu bir süreç. Tadını çıkarıp aksamalara pek takılmadan geçirmeye bakın :)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(06.02.15)
cocuklara ayri bir alan ayarlasaniz da birak palyacoyu, koskoca sirk getirseniz de o cocuklar mutlaka pistin ortasina depar atiyor kardesim. ana babalari da asla ilgilenmiyorlar. bir tane bile cocuk ortalikta dolassa onu goren digerleri mutlaka geliyorlar ve bir cete olusturuyorlar aninda. koy dugunu gibi oluyor ondan sonra da.

biz direkt yazdik, cocuk getirilmemesi rica olunur diye. hic oyle cocuklar uyusun da buyusun diye incelik yapmaya gerek yok. ayip mayip degil. birakacak yeri yoksa da gelmesin. sonra eve gelir takar altinini. illa gelmek isteyen ama cocuk birakacak yer olmayan zaten yuzsuzluk yapip geliyor gene de. bizde de vardi iki kisi cocukla gelen.

LCV de vardi ayrica. guzel bir dizayn ile kalabalik gorunmuyor merak etmeyin. bu arada LCV'ye ragen haber vermeden gelen oluyor, fazladan yemek soylemeyi unutmayin.
0
halanne
(06.02.15)
yakın akrabanın çocukları gelmeyecek mi? ailende hiç çocuk yok mu? çok yakın olup kıramayacakların illa ki çocuk getirir.

hem o kadar kasmayın. iş yemeği yada mezuniyet balosu değil bu düğün ya. çocuklar da o ailelerin bir parçası.

amerikan filmlerinde gördüğünüz sıfır çocuklu sosyete düğünleri gibi hayal ediyorsunuz herhalde.
0
corneillus
(06.02.15)
ne yazarsanız yazın o çocuklar o düğüne gelecek. sonra da çocuğun anası diyecek ki, "çocuklara iyi uykular yazmışsınız ama uyumadı haylaz ehe mehe", siz de "ehe tabik tabik hoşkeldinis" diyeceksiniz. "aa not mu vardı" diyenler, "iki yazmışsınız ama biz beş geldik" diyenler, "davetiye eminede kalmış, bize sadece yeri saati söyledi" diyenler, lcv'de görünmeyip, son dakika gelenler.

bunlar olacak, olur. her düğünde olur, hazırlıklı olmanızı öneririm.
0
eksi sozluk e bir daha geldim
(06.02.15)
iki kişiliktir notu yetersiz kalır. çocuk bakış açısı olarak kişi olarak sayılmıyor genelde.
çocuk istemek zorunda değilsin. hiç de ayıp olmaz.
ya direkt çocuk getirilmemesi rica olur yazın, ya da iyi uykular falan diye belirtin. bu sizin düğününüz, kimseye de ayıp olmaz.
ayrıca kimse çocuğuna sahip çıkmıyor, ortalıkta deli danalar gibi koşuşturuyorlar, ailesi biraz daha oturayım dediğinden sandalye üzerinde uyuyorlar, ağlıyorlar... onlara da yazık.
dediğiniz gibi yerle ilgili güvenlik konusunda düşünceleriniz varsa hiç çocuk olayına girmeyin. kazara bir şey olursa canınız sıkılır, gününüz berbat olur.
girmeyin hiç bu işlere.
0
65 derece
(06.02.15)
(2)

İzmir'de özel kağıt bulabileceğim bir yerler

moonwell
`İzmir`'de mümkünse el yapımı, el yapımı yoksa bile en azından bristolden, schoellerden başka (çeşitli) kağıt bulabileceğim bir yer var mı? not: `gravür`, `linol` vs gibi baskı yapmak için kullanmak üzere kağıt arıyorum.not2: izmirli değilim, 1-2 günlüğüne izmirde bulunacağım, yaşadığım şehirde pek
İzmir'de mümkünse el yapımı, el yapımı yoksa bile en azından bristolden, schoellerden başka (çeşitli) kağıt bulabileceğim bir yer var mı?

not: gravür, linol vs gibi baskı yapmak için kullanmak üzere kağıt arıyorum.
not2: izmirli değilim, 1-2 günlüğüne izmirde bulunacağım, yaşadığım şehirde pek alternatifim yok,
izmir'de de uzun uzun gezme dolaşma şansım olmayacak, eğer bir iki yer ismi ile gidersem, aramadan doğruca gidip alacaklarımı alabilirim diye düşündüm.
0
moonwell
(04.02.15)
Hisarönü ve civarlarına baktınız mı, oralarda olabilir.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(04.02.15)
can kırtasiyeye bakabilirsiniz.
0
brakgn
(05.02.15)
(11)

mide bulantısına ne iyi gelir?

nemo problemo
yediğim bir şey mi dokundu yoksa üşüttüm mü tam bilmiyorum. çünkü dün ikisinden de olabilir. sabahtan beri midem çok bulanıyor. bi de uyku hissi oluştu. biraz kestirdim ama başka ne yapılabilir?ne yesem/içsem faydasını görürüm?
yediğim bir şey mi dokundu yoksa üşüttüm mü tam bilmiyorum. çünkü dün ikisinden de olabilir. sabahtan beri midem çok bulanıyor. bi de uyku hissi oluştu. biraz kestirdim ama başka ne yapılabilir?

ne yesem/içsem faydasını görürüm?
0
nemo problemo
(04.02.15)
nane limon kaynatın.
0
whoosie
(04.02.15)
organik olanlardan yok da lipton'un nane limonu var olur mu? aynı etkiyi verir mi yani?
0
🌸nemo problemo
(04.02.15)
gaviscon, rennie şurup. ya da damağına elma yağı çal.
0
komando kani var bende
(04.02.15)
nane limon +1

ayrıca mümkün olduğu kadar kuru gıdalar tüketin. mide sıvıya tepki verir(miş) çünkü.

Daha dün eşim için doktora gittik, bunları söyledi
0
teritori
(04.02.15)
alka seltzer. çok büyük bir problem yoksa iş görür.
0
vedat chili peppers
(04.02.15)
liptonlar pek aynı etkiyi vermiyor ama sıak suya sallamak yerine ufak bir demlikte biraz suyla poşeti biraz kaynatın derim.
0
whoosie
(04.02.15)
Nane limon artı bir.

Ekmek ustu yoğurt ustu nane.
0
elorelia
(04.02.15)
metpamid al. mide bulantısını 3 dk gideren bir hap. iki yıldır her bulantımda aldım, yan etkisini görmedim. bunu alamıyorsan klasik tuzlu çubuk kraker. o da çok iyi.
0
gece kelebegi
(04.02.15)
metpamid yan etkileriyle kafayı yedirebilir. doktora sormadan almayın.
0
haki
(04.02.15)
uyku hissi düşündürücü yalnız. kestirince geçti mi?
Başını bir yere çarpmadın demi?

Mide bulantısının en kesin çaresi limon ve karbonattır.
1/2 limonu sık, bir çay kaşığının ucuyla karbonat (içme sodası) at içine, hemen iç.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(04.02.15)
nane limon +1

bir de kekik suyu var. bir çorba kaşığı içiyorsun anında kesiyor bulantıyı. kekik suyu yoksa çayı da olur.
0
saim
(04.02.15)
(6)

karbonat nereden bulurum?

bana jacob diyolar
biraz araştırdım da kimisi demiş marketlerde bakkallarda, kimisi demiş eczanede aktarda. kimisi demiş kabartma tozuyla aynı, kimisi demiş marketlerdeki yalnızca gıdalar icin, aktardan almak gerek. karbonat kepeği yok ediyormuş ben bu sebepten dolayı alcam. şimdi ben nereden ne alacağım?
biraz araştırdım da kimisi demiş marketlerde bakkallarda, kimisi demiş eczanede aktarda. kimisi demiş kabartma tozuyla aynı, kimisi demiş marketlerdeki yalnızca gıdalar icin, aktardan almak gerek. karbonat kepeği yok ediyormuş ben bu sebepten dolayı alcam. şimdi ben nereden ne alacağım?
0
bana jacob diyolar
(04.02.15)
migrosta mopaşta bim'de var
0
la noix
(04.02.15)
bahsettiğin karbonat bütün bakkal aktar ve marketlerde olur... kabartma tozu farklı. karbonat diye yazar paketlerde.
0
gotic
(04.02.15)
Eczane dışındakiler için doğru demişler. Hepsinde satılıyor.
Şunu alacaksın:
www.google.com.tr

Paketlenmemiş halde aktarlarda da satılıyor. Aktardan alırsan daha ekonomik olur. Ben temizlik için çokça kullandığım için aktardan alıyorum.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(04.02.15)
ben karbonatı eczaneden alıyorum, ıngılız karbonatı dıye gecıyor.
0
akare
(04.02.15)
@akare, ingiliz karbonatının türk karbonatından farkı ne?
İngiliz karbonatı Sodyum bikarbonat değil de başka bir şey mi?
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(04.02.15)
@hayat aklini konusacak bir filozof uret, ben de merak etmiştim daha önce. Marketlerde satılan paketli karbonatlarda bozulmasın diye katkı maddeleri varmış. eczaneden alınan katkısız oluyormuş. Onun da ismi İngiliz karbonatı diye geçiyor. Ben öyle biliyorum.

@bana jacop diyorlar, marketlerde doktor oetker'in falan karbonatları satılıyor. oetker.blob.core.windows.net Hamur kabartma tozu tamamen farklı bir şey. Eğer evde hamur kabartma tozu yoksa diye bazen annelerimiz karbonat kullanırlar. O yüzden insanlara aynı şeynmiş gibi geliyor. Aslında değiller. Ama senin durumunda eczaneden alman daha mantıklı gibi.
0
sappho
(04.02.15)
(18)

En son yaptığınız kötülük ne?

acccra
Küçük büyük farketmez.
Küçük büyük farketmez.
0
acccra
(04.02.15)
Çöpleri atmadım.
0
ron dennis
(04.02.15)
Onceki duyurumda belirttigim adama herkesin icinde kufur ettim.
0
mavi istiridye
(04.02.15)
cidden ben de yakın zamanda birine kötülük ettiğimi hatırlamıyorum. 2 hafta önce ilk hatırladığım şey. kardeşim eve geldi, patenleri parkta kalmış. arkadaşıyla patenlerini parkta bir kenara koymuş bunlar oyun oynamaya başlamışlar, sonra köpek gelmiş patenlerin etrafında dolaşmış falan. korkuyor çocuklar köpekten, arkadaşı nasılsa girmiş almış kendininkini hızlıca. bizimkisi geldi eve, "köpek var ben alamıyorum" dedi. "bana ne aq" falan dedim çocuğa. annem de gitmedi. parkta kaldı paten.

ertesi sabah erkenden gitmiş, bıraktığı yerde bulmuş neyse ki çocuk. o an kızdım sinirlendim de sonradan çok üzüldüm ki şu an anlatırken de üzülüyorum. düşünsene patenin parkta kalmış, abine "parkta kaldı abi alsana" diyorsun, bağırıp "bana ne amk" diyor. öyle abi yerin dibine batsın. öyle abiyi skiyim.
0
der meister
(04.02.15)
şimdi teyzemler var evde. küçük çocukları çok terbiyesiz. sofrada yemek yerken çok tarzanvari, tazmanya canavarı gibi davranıyorlar. mesela kahvaltıda söylemesi ayıp salam, domates, nugget filan vardı. bu küçüklerden bir tanesi çok terbiyesizce yiyor diye salamları, domatesleri, nugget'ları sırf o yemesin diye ben yedim.
0
m e b
(04.02.15)
kendime yaptıklarım sayılır mı? sayılıyorsa:
on aylık aradan sonra sigaraya tekrar başladım altı-yedi ay önce, bu gece kendime yumruk atmaya yeltendim. bir başkasına da beddua ettim bugün. bir de sevdim de yerin dibine girdim. içki, sigara, dert tasa derken resmen ömrümün yarısı gitti.
insan en büyük kötülüğü her zaman kendine yapar, net.
0
akks
(04.02.15)
Beni aldatmış eski sevgilimi özledim az önce.
0
skidro
(04.02.15)
@akks +1
0
skidro
(04.02.15)
bana gore 5-6 ay once tukettigim marshmallow olabilir ya da turizm sektorunde calismayi kabul etmis olmam ya da mirastan yararlaniyor olmam.
bir baskasina gore dun ictigim sut olabilir.
bir baskasina gore en son tukettigim patates olabilir.
bir baskasina gore su an ictigim raki olabilir.
bir baskasina gore su an ictigim sigara olabilir.
farkinda oldugum sonlar bunlar.
0
John Finn
(04.02.15)
3 gündür spora gitcem diyorum gitmedim.
0
günde 3 litre kola içen adam
(04.02.15)
(aylar aylar önce) işle ilgili bir hatamı başkasının üzerine attım. ben yaptım - pişmanım, siz yapmayın.
0
asisamus
(04.02.15)
dün kocaman ton balıklı sandviç yedim. diyette sayılırım.
0
kuzey li
(04.02.15)
hocama yalan söyledim. leg raise denen naneden nefret ediyorum, yaptım dedim, ama o sırada tavanı izliyordum. yalan söyleyerek ona, programıma uymadığım için kendime kötülük yapmış oldum. bi taş iki kuş.
0
kahin ahtapot paul
(04.02.15)
a, güzel soru. ama yok, yapmadım. üzmüş olabirim birisini, ama o kötülük değildi.
0
mermize
(04.02.15)
Birinin arkasindan kotu konustum.
0
rayde
(04.02.15)
küfrettim bence bu bir kötülük
0
bihruzbey
(04.02.15)
Kendime kötülük yapıyorum 3 gündür memleketten gelen tatlıları akşamları mideye gömerek. Bugün itibariyle çıktım o moddan.
0
arnold schwarzeneger
(04.02.15)
Dün akşam annem bi kek yap da yiyelim çayın yanında güzel oluyor dedi, ben de banane yea yapmıcam işte dedim. Elime yapışmazdı halbuki.
0
capitatum
(04.02.15)
İki dakika önce sigara içtim. Sonraki de 1 saate varmaz.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(04.02.15)
(14)

Çocukken Altına Çiş Yapanlar!!!

arockm
Çocukken bizimkiler genellikle kardeşimin altına muşamba sererlerdi :)Sizde yapar mıydınız altınıza, yani hatırlıyor musunuz? Özellikle misafir çocuklar gelince serilirdi o, yani ilk okul öncesi gibi hatırlıyorum.Benim hatırladığım ise genellikle tuvalete gittiğimi sanıp çişimi yapıyordum, sonra bir
Çocukken bizimkiler genellikle kardeşimin altına muşamba sererlerdi :)
Sizde yapar mıydınız altınıza, yani hatırlıyor musunuz?
Özellikle misafir çocuklar gelince serilirdi o, yani ilk okul öncesi gibi hatırlıyorum.
Benim hatırladığım ise genellikle tuvalete gittiğimi sanıp çişimi yapıyordum, sonra biraz sıcaklık, ohhh mis gibi rahatlama sonrasında uyanırdım ki olanlar olmuş. Hemen annemin yanına giderdim :)
0
arockm
(03.02.15)
evet. işin tuhafı gelen misafir çocukları da işiyodu.
bi keresinde az kaldı kiprit söndürcekti annem şeyimde :( öle akıl vermişler sözde korkunca yapmazmış çocuk. sonrasında daha beter korkmuşum tabi. gerzek komşu karıları
0
emirkulu2
(03.02.15)
bana da sererlerdi :D hatta hatırlıyorum bazen çişimi yaptıktan sonra annem gelip üzülmeyim diye "gece kolonya döküldü yatağına hadi kalk değiştireyim çarşafı" derdi.

bi kere de uyku sersemi alt komşunun kapısına işemişim :D
0
Lt. Col. Frank Slade
(03.02.15)
ben bir defasinda dayimlarda kalmistim, musamba sermemislerdi, bunu firsat bilip kanepelerine isemistim, cocukluguma dair hatirladigim ender anlardan biridir, cok utanmistim :(
0
nawres
(03.02.15)
Bu erkek çocuklarında olan bir şey o yaşlar itibariyle, kasık bölgesinde olan kas gelişimiyle ilgili, ha ama büyütülecek bir şey yok geçiyor sadece kısa bir dönem. Yatmadan önce tuvalete gitmek, sıvı tüketimini yatmaya az vakit kala kesmek gibi önlemlerle aza indirgeniyor
0
vosvos3131
(03.02.15)
Evet, bikaç kez başıma geldi, hiçbirinde de altımda muşamba yoktu :( Ertesi gün muşamba seriyolardı, aylarca yapmıyodum. Sonra muşambayı kaldırıyolardı; tak o gün yapıyodum asjadhjk :D
0
pandispanya
(03.02.15)
evet hemde 10 lu yaşlarıma kadar filan yaptım, çok sık değildi ama oluyordu, annem çarşafın altına sarı kalın bi naylon sererdi, yani öyle hatırlıyorum belki başka türlü bişeydir.
0
delicevat
(03.02.15)
vosvos3131' in yazdıklarına ek olarak, Kas gelişimi için bazı uygulamalar var. Balon şişirmek, yap-tut, yap tut gibi.

edit: Ben de bir yaşımdan beri yapmadım. gece de kalkmıyorum. Gece kalkmak iyi, mesanede durmasın çişler, sağlıklı değil durması. Uyanamıyorsanız da salıverin gitsin :)
Hasta (mesane ca)oldum ya sonradan ben, ondan diyom salıverin en olmadı diye. Doktor abiler ablalar, "ne alaka" diceniz de, belki alakalıdır ne bilem, yaşlı teyzeyim ya ben, aklıma geleni deyiveriyorum işte böyle :P
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(03.02.15)
bende yapardım hatta benim uyuduğum küçük bir döşek varmış sidik kokarmış, kimse yaklaşmamız o döşşeğe. annem hala anlatır.
0
komando kani var bende
(03.02.15)
Sürekli olarak değil ama bir kere annem bulaşıcı bir hastalık geçirirken babanemde kaldığımda bir haftalık sürede falan yaptığımı hatırlıyorum. Hatta hala aklımda, gece uyanıp tuvalete gittiğimi görüyordum ama gitmiyormuşum meğer :)
0
whoosie
(03.02.15)
6-7 yaşımda falan ara ara yaptığımı hatırlarım.

bi keresinde balkondan arabaların tepesine "this is spartaaaaağ" dercesine işemiştim. bide öyle bi maceram oldu.
0
calligrapher
(03.02.15)
ben daha 13-14 yaşıma kadar altıma işiyordum.
oysa o kadar da yatmadan önce tuvalete giderdim ama yine de işerdim altıma. o zamanlar çamaşır makinamız olmadığı için de anneme zor gelirdi çarşafları, kılıfları, kıyafetlerimi yıkamak. bu yüzden hep azar işitirdim annemden. hatta bir yere yatılı miafirliğe de giderken annem korkardı benden, geceleri birkaç defa tuvalete kaldırırdı. hatta bir defasında miasifrlikte de işedim yatapa :d
0
m e b
(03.02.15)
9uma kadar filan isedim altima.annem musamba naylon ttarzı bisi seriyordu.
0
annebenasikoldum
(03.02.15)
Benim de uykuda tuvaletteyim sanarak altıma yapmışlığım vardır, ilkokulda evin kapısına kadar dayanıp evde kimseyi bulamayınca tutamamışlığım da ama muşambayı hiç duymamıştım. Bir de gülmekten altıma işemişliğim de çoktur...
0
Gı
(03.02.15)
5 yasima kadar ara ara :s Musambayi kendimde değil de kardeşimden hatırlıyorum. Bu nedenle olsa gerek sağlam azar işitirdim.

Bu arada kaçınız okb'li, ben de bunu merak ettim.
0
manuel mandalina
(03.02.15)
(19)

sizin de türk adaletine güveniniz yok mu?

yemrem
az önce bir soruda "yavşak bir dolandırıcı tarafından dolandırılan arkadaşım için ne yapabiliriz" diye sorulmuş.cevapların içinde ciddi oranda bu yavşağı tehdit edin, adam toplayın, mafyaya verin, ağır abilerle muhatap kılın diye bir sürü cevap vardı, ki ben de aynı fikirdeyim.bunun sebebi toplumca
az önce bir soruda "yavşak bir dolandırıcı tarafından dolandırılan arkadaşım için ne yapabiliriz" diye sorulmuş.

cevapların içinde ciddi oranda bu yavşağı tehdit edin, adam toplayın, mafyaya verin, ağır abilerle muhatap kılın diye bir sürü cevap vardı, ki ben de aynı fikirdeyim.

bunun sebebi toplumca şiddete meyilimizin çok mu olması yoksa adaleti sağlaması gereken kurumlara olan güvensizliğimiz mi?

not: zamanında gündüz vakti istanbulun göbeğinde kapısı kırılıp evi yağmalanmış ve polisin üzerine bir bardak soğuk su iç dediği biriyim.
0
yemrem
(03.02.15)
Ya sahsen ben kendi adima siddete meyilliyim bu nedenle biliyorumki bizim adalet sistemi cok dandik ya. Tamamen rant ve torpil ve rusvet uzerine kurulu :)
0
Solem2
(03.02.15)
devlet ile ilgili herhangi bir kuruma zerre güvenim yok.
0
111111
(03.02.15)
Kendi adıma konuşmak gerekirse iki sene önce dolandırıldım. Dolandırıcı ile ilgili elimdeki tüm yazışmaları, ödeme dekontunu, kimlik bilgilerini şikayetime ekleyerek dilekçe verdim. İki sefer takipsizlik kararı çıktı itiraz ettim en son yapılan incelemelerde bilmem ne sayılı kanunun x sayılı maddesi uyarınca kesin karar çıktı ve hakkımı aramayı bıraktım artık. Adalete güvenim vardı bu olaya kadar ama artık güvenmiyorum..
0
EkimBebesi
(03.02.15)
kendi cevabını kendin vermişin reyis. bu ülkede polatlar deli yürekler boşuna sevilmedi. halkın tümü itiraf edemese de adalete güvenimiz hiç birimizin yok, ondan ötürü kendi kendine adalet sağlayan mafya bozuntularına polisten daha çok saygı duyuluyor. en bilinen örnek, sedat pekere olan sevgi -nette geyik yapsalar da- gerçekten azımsanmayacak kadar büyük.
0
emirkulu2
(03.02.15)
ikincisi bence. yani buradaki şiddete meyil, suçun hukuk yöntemleriyle tatmin edici derece (hatta belki de hiç) cezalandırılmayacağına olan inançan ileri geliyor. ve mağdurun da korunmayacağı inancı var tabii. Hukuk sistemi gücü parası olana geçmiyor ki, mağduru daha da mağdur edip suçluyu neredeyse ödüllendiren bir ülke burası. özellikle tecavüz, kadına şiddet vb vakalarda.
0
saçdemeti
(03.02.15)
yol verdiği adam tarafından 6 yerinden bıçaklanan babam için karakolda, adamlar pislik. adresini bulur çoluğuna çocuğuna musallat olurlar. devlet koruyamaz. canın sağ kurtulmuşsun. vazgeç bu işten denildikten sonra hiçbir şekilde bu ülkede adaletin ve güven ortamının olduğuna inanmıyorum.

durduğu yerde babamın elini kullandığı kamyonla babamın taksisinin arasına sıkıştırıp, elini paramparça eden adam takipsizlik kararı yüzünden cezasız kaldıysa bu ülkenin adaletine inanmıyorum.

arkadaşımı, babasını, kardeşini, abisini, kendisini bıçaklayıp, yengesini yumruklayan, abisini sakat bırakan adamlar savcı tarafından zırt pırt serbest bırakılıyorsa, o adamlarla aynı sokakta karşılaşmalarına sebep oluyorsa, bu ülkede adalet yoktur.

köpeğe, ördeğe tecavüzün mizah haberi gibi algılandığı ülkenin insanları adalet tesis edemez.
0
evrenos gazi
(03.02.15)
Bu ülkedeki hiçbir kuruma güvenim yok. Hele hukuk ve kolluk kuvvetleri sistemi ösym ile yarışır.

Ayrıca hukuk demek adalet demek değildir her zaman. Hatta çoğu zaman demek daha uygun. Hukuk medeni insanların yaşadığı toplumlarda düzeni sağlar. Onun dışında güçlüyü korur sadece.
0
nawar
(03.02.15)
Şiddete meyilli değilim. Başıma gelmesin, yoksa pusup kalırım. Adalete güvenim sıfırın da altında. Polisle davayla işim olmasın diye dua ederim.

Bundan 15 sene kadar once ablamla beraber İstanbul'un Avrupa yakasındaki aile evimizden işyerlerimizin taşınması sebebi ile Bostancı'ya taşındık. Annem-babam arada gidip geliyorlar ama temelde evde ikimiz kalıyoruz. Bir akşam vakti polisin biri geldi, polis balosuna bilet satmak istiyor. Yok-mok dedik. Adam dedi ki "ben özellikle akşam vakti geldim, görüyorum ikiniz de çalışıyorsunuz gün içinde gelsem ev boş" bu ne demek lan! En büyük mafia polis, kimse bana tersini kanıtlayamaz.
0
SiyamkedisiZorro
(03.02.15)
O olayın Türk adaletiyle alâkası yok. İsterse Amerika'da isterse Norveç'te olsun. Elden verilmiş parayı hangi ülkenin yasası geri aldılabilir? İşin içinde yaşlı ebeveynlerin kulağına gitmemesi de var. Varsa görüntülerin ortaya çıkmaması ve ailenin kulağına kızınız orospu tarzı bir söylemin gitmemesi için uğraşıyorlar.(orospu kısmı ynalış anlaşılmasın benim ithamım değildir ama aile kulağına gidecek olursa kız haklı da olsa bu şekilde bir muhabbet dönecek) Ha belki diğer ülkelerin adaleti şantaj ve olay sonrası durumda kadını korumada daha etkin rol oynarlar bilemiyorum ama o parayı aldıramazlar. O yüzden yasa dışı araçlara başvurmak elzemdir bu durumda.

Ama olaydan bağımsız olarak cevaplayacak olursam, hayır efendim yok.
0
oddyseus
(03.02.15)
Benim yok. Şu anda başıma herhangi bir iş gelse, bunu gidip ne anlatabileceğim adam akıllı çalışan bir kurum var, ne de derdimi anlattım diyelim, bunun sonucunda hakkımı zamanında alabileceğim bir yapı var. Kısacası elbette ilk işimiz olayı hukuki boyutta çözmek, ama bunun olamayacağına inanan bir insanın hukuk dışı hakkını araması da en büyük hakkı. Yeter ki bunu yaparken başkalarının hakkını ihlal etmesin.
0
osurdum
(03.02.15)
Türkiye'de bireysel veya kurumsal, adalet/adillik tamamen bitmiş bir kavram. O nedenle kişi bazında da kuramsal seviyede de pek güvenim yok.
0
angelus
(03.02.15)
Ekimbebesi'nin yaşadığının aynısı başıma geldi, bütün delilleri (dekont,yazışmalar) savcılığa verdim, takipsizlik kararı çıktı, itiraz ettim ordan da bi şey çıkmadı. türk adaleti herhalde "git gırtlağını sık al" demek istedi diye düşünüyorum.
0
greenplease
(03.02.15)
guvensizlik
0
earthsea
(03.02.15)
Brk37 daha yanlış olabilir miydin diye bakıyorum, deneyebilirsin ama başaramazsın sanırım

"Kimse en ufak bir davayı izlemez, protesto için mahkemeye gitmez..." benim dava izlemem ya da protesto için mahkemeye gitmem gerekiyorsa o sistem güvenilmez, dışarıdan müdahale olmadan kesinlikle doğru işleyemiyor demek. yani bu durumda, adaletten şikayetçi olanlar iki yüzlü değil, hukuk sistemini, hukuk dışı şekilde baskı ile düzgün çalışır halde tutmamızı isteyen hukukçular işgüzar oluyor.
0
nawar
(03.02.15)
yok. ikinci nedenle.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(03.02.15)
sadece şunu aklında canlandır. bir işçi bir bakanı yada bir iş adamını dava edecek ve bakan yada iş adamı suçlu bulunup cezalandırılacak. böyle birşeyin türkiye'de olabileceğini hayal edebiliyo musun ? adalet mevkiye, makama, zenginlinliğe göre eğilip bükülebiliyor. kamu görevlisi bir adam öldürdüğünde cezalar alt limitten, indirimler üst limitten uygulanırken işsiz güçsüz bir adam eğer bir başka adamı öldürürse cezalar üst limitten indirimler alt limitten uygulanıyor ve daha fazla ceza alıyor. suç aynı suç. ceza değişik. o zaman adalet dediğimiz şey tam da adil bişey değil sonucu ortaya çıkıyor.

notta yazmışsınız evinizin kapısı kırılmış eviniz yağmalanmış polis bir bardak soğuk su iç demiş. eğer siz çok varsıl bir insan olsaydınız önemli bir mevkide bulunsaydınız polis aynı gün size bi hırsız bulurdu. bu normal geliyor değil mi. aslında çok anormal bi durum ama türkiye'de o kadar kanıksanmış birşey ki artık normal geliyor bu bile.
0
maxhoper
(03.02.15)
devlet kurumunda çalışan onca akrabam eşim dostum olmasına rağmen hiçbir devlet kurumuna güvenmiyorum.

adaletin kanunun hırsızlara çalışmayıp bana çalışacağını biliyorum. tam tersi olsa rahat rahat yırtacağımı bilsem kendi adaletimi kendim oluşturur ağızlarına sıçarım hepsinin, samimi söylüyorum bunu.

ülkenin en büyük sorunu işsizlik, ekonomi, terör, paralel vs değil doğru çalışmayan adalet sistemidir.
0
4530 merkez
(03.02.15)
@brk37 mükemmelsin hocam. alıntı yaparken ağız yamultarak "yea" ekleyince 10 numara savunma yapmış oluyorsun. diz çöktüm, tövbe istiyorum şimdi.

4+1 yılımı buna verdim. suçlu ben olmayacağım kafası ile suçlayacak başkasını bulma arayışı seninki. eğer ben tekrardan müdahil olmadan hukuk hakkımı koruyamayacaksa, hakkımı koruması için benim dahil olmam gerekiyorsa o sistem başarısız demektir. lafı dolandırmaya gerek yok.

normalde başka karar verecek olan mekanizma benim orada bulunmamın baskısı ile "adil" karar verecekse o sistem hatalıdır arkadaşım. kendimizi kandırmamızın hiçbir mantığı yok.
0
nawar
(03.02.15)
Devletin hiçbir kurumuna güvenim yok.
0
teoridefeminist pratiktegeysa
(03.02.15)
(40)

üçkağıtçılık mı yapmış oldum? (duyurudaki bir başlıkla alakalı)

yokumbenburda
arkadaşlar, maddi olarak biraz sıkıştığım için duyuru üzerinden 7 tane kitabı satışa çıkardım. bu kitaplardan bir tanesi otostopçunun galaksi rehberi idi. bu kitabın satış fiyatını ilgili başlıkta şu şekilde belirttim:otostopçunun galaksi rehberi, beşi bir yerde, kabalcı > 30 lira (liste fiyatı 55 l
arkadaşlar, maddi olarak biraz sıkıştığım için duyuru üzerinden 7 tane kitabı satışa çıkardım. bu kitaplardan bir tanesi otostopçunun galaksi rehberi idi. bu kitabın satış fiyatını ilgili başlıkta şu şekilde belirttim:

otostopçunun galaksi rehberi, beşi bir yerde, kabalcı > 30 lira (liste fiyatı 55 lira) durum: sıfır

bunun üzerine xfestos isimli kullanıcıdan üçkağıtçılık yaptığıma ilişkin bir mesaj aldım. bunun gerekçesi olarak kitabın satış fiyatının yayınevinin sitesinde %30'luk indirim yapılarak 38,50 lira olmasını gösteriyordu. bunun üzerine kendisine şu mesajı attım:

"o liste fiyatı değil 'indirimli fiyatı'. liste fiyatının ne anlama geldiğini bir araştır istersen. bu kitabın liste fiyatı 55 liradır. bak vermiş olduğun linkte bile 55 lira yazıyor. kitabın indirimli fiyatı bile 38,50 lira. benim kitap için istediğim fiyat 30 lira. üstelik kargo ücreti de almıyorum. elimdeki kitabın durumu "sıfır". insanları üç kağıtçılıkla itham etmeden önce bir kaç kez daha düşün."

bu mesajım üzerine xfestos isimli yazar şahsıma yöneltmiş olduğu ithamda hiçbir geri adım atmadı. küstahça alay etmeyi sürdürdü.

bu küstahça tavır karşısında sinirlerim yerinden zıpladı ve satış başlığını tamamen sildim.

d&r ya da yaşadığımız şehirde bulunan herhangi bir kitapçıya gittiğimizde bu kitabın 55 lira olduğunu öğreneceğiz. buna liste fiyatı denir. bir de internet siteleri üzerinden uygulanan indirimli fiyat var. ben bu indirimli fiyat üzerinden bile 8-10 lira daha aşağı bir rakam istedim.

şimdi sizlere soruyorum; benim bu konuda yaptığım bir yanlış, bir üçkağıtçılık var mıdır?
0
yokumbenburda
(01.02.15)
hayır yok bence.
0
yedekhesap
(01.02.15)
internet ortamında her gelen mesajı takarsan kafaya yandın... kaldırmasaydın ilanı sende sıkıntı yok.
0
benim adim kerim hepinizi severim
(01.02.15)
Bana kalırsa yok.

Senin sattığın fiyat belli, referans olarak aldığın yer küçük bir ildeki kitapçı olabilir ve indirim yapmamış olabilirler.

Fiyat karşılaştırma işi satın alan kişiyi ilgilendirir.
0
cakabo
(01.02.15)
0'sa ve 30'a satiyorsan hiçbir sıkıntı yok. her indirim yapan yeri takip edecek değilsin.
0
Lorik Cana
(01.02.15)
bana kalırsa direkt hakarete uğramışsın hatta. üstelik çok yersiz ve haksız olmuş.
0
loch ness
(01.02.15)
indirimden haberin varsa ve bunu bilerek oraya "fiyatı" yerine "liste fiyatı" gibi bir ibare koyduysan adına ister üçkağıtçılık de ister başka bir şey de, amacın alacak kişiyi yanıltmak oluyor.
0
galadnikov
(01.02.15)
sende hiçbir yanlış yok. indirimli fiyatını baz alsan bile kargo parasıyla birlikte 45 tl'ye filan geliyor zaten indirimli hali.

sen kargo dahil 30 tl'ye satıyorsun. daha ne yapacaksın bedava mı vereceksin? indirimli fiyatından bile 15 tl daha ucuz. kaldı ki dendiği gibi indirim takip etmek zorunda da değilsin.
0
cthulhu
(01.02.15)
Sen niye muhattap alıyorsun böyle insanları asla kafanı takma. Sende hiçbir hata yok.
0
white35
(01.02.15)
Çoluk çocuk da kendi çapında konulara yorum yapmaya çalışıyor bu sitede. Hiç dikkate almaman gerekirdi.
0
iki ekmek bir sigara
(01.02.15)
olay "55 liradan 30 liraya indiriyormuş gibi yapıyorsun, milleti kandırıyorsun"da. hani klasik dolandırıcı mağaza mantığı ile yapılan %55-%70 indirimler gibi yani.

ürünün liste fiyatı 55 lira ise 55 lira demekte bir sorun yok. indirimli fiyat asıl fiyatı değil. gerçi şu an %30'luk indirimli hali 38,50 lira diye eklesen de bir alıcı sayısında kayıp olmaz.

bu arada galadnikov'un dediği gibi bir şekilde kelime seçimine gittiysen o da üç kağıtçılık değil, şark kurnazlığı oluyor sadece.
0
nawar
(01.02.15)
selam, sahibi geldi ama kacmayin gene de.

mevzu tamamen bu pro-ergen arkadasin kendisine attigim herhangi bir itham icermeyen, bilgilendirici icerikli mesaja karsi "sen x'in y oldugunu ogren once, ben dolandirici degilim taam mi" cevabindan ibaret aslinda. kimseye "sen dolandiricisin" demedim, bu kisim tamamen yalan. adamin kendi kitabi zaten, "benim icin ozel bi anlami var piyasada 20 lira ama burda 200e satiyorum" da diyebilir, banane.

ha ama sen kabalci.com'da (ki bildigim kadariyla kitabin tek yayinevi) fiyatina kolayca ulasabilecegin bi kitapta yaptigin indirimi 8 lira yerine 25 lira gosteriyorsan ve uyarildiginda bunu benim "etiket fiyatinin ne demek oldugunu bilmemem"le desteklemeye calisip yaptiginin aslinda etik oldugunu iddia ediyorsan seninle elbette en fazla alay ederim.

hayatta basarilar sevgili @yokumbenburda, kullandigin "kustah" vb hakaretlerine cevap bile vermeyecegim ama en azindan "bu adam bana dolandirici dedi" gibi yalanlar atmasaydin kendini hakli gostermek adina.

ayrica aramizda gecen diyalogun ne oldugunu bile bilmeden bana "internette gezinen sikintili arkadas" tanimlamasi yapan arkadaslar da gecemi yaptilar, onlara da tesekkurler. normalde buram buram pms kokan su duyuruyu kaale alip cevap verecek birisi degilim ama issiz anima denk geldi:)

edit: ben bilmiyorum kurali, ozel mesajlasma ifsasi yasak denmis ustlerde. eger degilse koyabilirim diyalogu, koyamiyorsam merak eden arkadaslar bana ozel mesaj atsinlar screenshoti yollayayim.

edit2: dusundum de diger arkadasin mesajlasmanin zaten bir kismi yayinladigi, ustelik cok kere ismimin gectigi ve kustah olarak anildigim yalan dolu su duyuruda kendimi savunmak adina diyalogun tumunu ifsa etme hakkim var. o yuzden koyuyorum linki, moderatorler uyarirlarsa silerim.

(zbam)iste o diyalog: link silindi. isteyene gonderirim.
0
xfestos
(01.02.15)
İndirim liste fiyatı üzerinden verilir, uygulama zaten bu şekilde.
Ticari şirketler "piyasada %30 indirimle 38,5 tl, bizde 30 tl" demezler. Liste fiyatından indirim miktarını söylerler. Aksi halde piyasada karışıklık olur.

Sen doğruyu yapmışsın, xfestos hatalı.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(01.02.15)
Sana mesaj atıp uyaran arkadaş kendine boşu boşuna iş çıkartmış, gereksiz yere bik bik etmiş. 38 liralık kitabı 30 liraya satmanın üç kağıtçılıkla bir ilgisi yok. Sen de kendi kendine tribe girmişsin, boşver hayat devam ediyo be şakirt

edit: diğer arkadaşın yorumunu şimdi okudum, bence xfestos haklı, sen haksızsın
0
mountaincat
(01.02.15)
ben mesajlaşmayı okudum xfestos sana üç kağıtçı falan dememiş, ayıp değil mi yaptığın?
0
galadnikov
(01.02.15)
@galadnikov; insanları yanıltmak ne anlama geliyor? üçkağıtçılık değil mi?
0
🌸yokumbenburda
(01.02.15)
@yokumbenburda,

hahaha "aaaaa kikiki"ye baglamissin, ne guzel. umarim yalan ve hakaret dolu su duyurunu silmezsin de bir daha su siteye isin dustugunde insanlar buraya bakip karakterin hakkinda fikir sahibi olabilirler.

iyi aksamlar.

edit: bunu arkadasin "sen kimsin ulan duduk makarnasi" diye baslayip bi paragraf dolusu hakaret ettigi postuna binaen yazmistim ama silmis o postu. ogrenecek:)
0
xfestos
(01.02.15)
@xfestos; duyurunun hiçbir tarafında yalan ve hakaret yok. asıl ergenin kim olduğu mesajlaşmada aleni bir şekilde görünüyor. insanları kandırmak, aldatmak; üçkağıtçılık anlamına gelir. hayatım boyunca kimseyi aldatmadım, kandırmadım. bu olaydaki baş karektersizin kim olduğu da açık şekilde ortadadır.
0
🌸yokumbenburda
(01.02.15)
iyi de internette satis yapan her yer fiyati yuksek gosterip %30 indrimli yziyor zaten. kabalci, d&r, pandora, kitapyurdu falan dikkat edersen hepsinde neredeyse tum kitaplar indirimli fiyattan gosterilir. konuyu bu kadar uzatmaniz da hayatsizliktan heralde, birak yapiver hayatinin bir doneminde de uckagitcilik aq.
0
hjarteblod
(01.02.15)
Yav nelerle uğraşıyorsunuz gençler keh keh keh. Üç günlük dünya lan.
0
sevgikusunkanadinda
(02.02.15)
kitabı seneler önce dnr'dan 35 tl'ye almıştım bu bir.

ikincisi ise, "şimdi sizlere soruyorum; benim bu konuda yaptığım bir yanlış, bir üçkağıtçılık var mıdır?" yanlış, var. hem kitabı satacağın insanlara hem de bize (konuyu saptırarak) üçkağıtçılık yapıyorsun. verdiğin tepkiler yüzünden olay bu kadar çirkinleşmiş, yoksa sadece bi uyarıdan ibaretmiş. "oha lan ben görmemiştim, hemen ekleyeyim duyuruma, çok teşekkürler" gibi bir şey diyip, ilanını değiştirseydin bunların hiçbiri olmayacaktı.

ama bizler haklı çıkmayı çok severiz. melekmişiz gibi duyuru açar, üzgün suratlarla soru sorar, haksız çıkınca da çirkefleşiriz. ne iğrenciz. sen, ben, o. herkes.

neyse, gidin soğuk bi su için, sonra da yogaya başlayın. hayat klavye delikanlısı olmak için bile çok kısa. hadi.
0
if you leave
(02.02.15)
@if you leave;

seneler önce ben de kitabı 5 liraya almıştım d&r'dan. ama az önce uğradım 55 liradan aşağı olmaz diyorlar. pazarlık yaptım yine olmadı. ama olsun, ben seneler önce 5 liraya almıştım kitabı.

üçkağıtçı ve çirkef olan sensin ve yukardaki 2-3 tane düdük makarnası. beni o listeye dahil etme.
0
🌸yokumbenburda
(02.02.15)
a-aa ben niye şimdi çirkef ve üçkağıtçı oldum. tamam kardeş biz iğrenciz, üçkağıtçı ve çirkefiz, sen süpersin, çok doğrusun, çok haklısın, meleksin. ben de kitabı 45154123 tlye aldım yalan söylüyorum. egon tatmin oldu mu şimdi? haha.

hadi çav.
0
if you leave
(02.02.15)
xfestos haklı hem kitapfiyatı konusunda hem de üslüp konusunda. köylü kurnazlığı yapmışsın elinde patlamış. xfestos sana hakaret etmemiş ama sen başlığı açıp onu ifşa edip hakaret etmiş ve edilmesine sebep olmuşsun.

ayrıca bilemem kaç yıl önce aldığın okuyup okumadığın beli olmayan kitaplar nasıl sıfır olarak satılıyor? bu biraz akıl karıştırıcı.
0
kuzey li
(02.02.15)
Ee, liste fiyatı gerçekten 55 lira. xfestos liste fiyatı kavramını yanlış anlamış, yokumbenburda ise ağır konuşmuş. İkisinde de hata var ama olayın büyümesi saçma.
0
arandur
(02.02.15)
biri kitabı alsa da tartışma bitse :/
0
rygard
(02.02.15)
hadi deh köylü kurnazı. buradan iş çıkmaz sana.
git esnaflık yap. spotçuluk yap, öğrenci kandır.
0
norek
(02.02.15)
@if you leave; tamamdır, şimdi anlaştık. evet, egom tatmin oldu.

@kuzey li; beraber mi almıştık kitapları? ben hatırlayamadım seni? tam olarak kaç yıl önce almıştık? nereden almıştık? faturası sen de mi kaldı?
0
🌸yokumbenburda
(02.02.15)
kardeş niye bu kadar sıkıntı ettin anlamadım. gelen mesajı okuyup geçecen adam ne demiş ki sanki. anana bacına sövmemiş. sen de durduk yere üçkağıtçı tribine girmişin. yani cidden kavrayamıyorum mesir macunu mu yedin la ne bu hiddet. komedi adamlarsınız yav ahahaha

aynı satışı ben yapıyor olsam indirimli fiyatı üzerinden fiyat verirdim. yani yayıncıda 38,5, bende 30, arabada 5, evde 15 yazardım.
0
patr
(02.02.15)
@norek; nasıl hemen çirkefleşmeye başladın ama :) idrak yollarını açtırmaya çalış bence. köylü kurnazı da idrak yolları tıkalı olan da sensin. cevap vermeyip, susacağımı sanmıştın de mi :) hadi sana deh, köylü kurnazı, spotçu, iftiracı.

bu arada, öğrenci olan benim zaten :) hala kandırmaktan bahsediyor iftiracı karaktersiz.
0
🌸yokumbenburda
(02.02.15)
@yokumbenburda bende onu diyorum nereden bileceğim ne zaman aldığını okuyup okumadığını? benim gözümde sıfır değil o kitaplar. sıfırı 38TL olan kitaplara 30 istemek de bana göre normal değil.
0
kuzey li
(02.02.15)
acikcasi duyuruyu basindan beri benim disimda gerceklesen bir olaymis gibi takip ediyorum cunku olayin %80'lik kismi arkadasin kendi triplenmesi, %15'i bu baslik altinda onu gaza getirenler, en fazla %5'i de benle ilgili.

@yokum, sana hic soylemedigim sozcukleri (dolandirici, uckagitci gibi) aslinda soylenmis gibi aksettirip magdur tribiyle bu duyuruyu aciyorsun, surdaki butun insanlara yalan soyluyorsun ve beni zan altinda birakiyorsun. diyalogu okuyup "adam oyle bir sey dememis" diyenlere de "x aslinda z anlamina gelmiyor mu" diye savunma yapiyorsun. sence bu davranisin normal mi?

olayin basindan beri basta sana karsi hakaretamiz hicbir sey soylememis olan bana, sonrasinda sana karsi fikir belirten herkese bu duyurunun altinda hakaret ediyorsun. seni kaale almadigim icin bana ettigin hakaretler pek umrumda degil ama insanlara "duduk makarnasi" gibi muhtemelen gazman'dan duydugun yakistirmalarla kendi baslattigin tartismayi cocukca bi boyuta indirgeyip kendini kucuk dusuruyorsun. sence bu davranisin normal mi?

belki indirimi fazla gostermek icin 55 liralik fiyati kasten yazmis olabilirsin ama ben senin hayatini bu dogrultuda harcayan bi insan olduguna inanmak istemiyorum. paraya ihtiyacin vardir, cabuk satilmasi gerekiyordur oyle yazmissindir. buraya kadar tamamim. fakat uyarildiginda iyi niyetli olarak duyurunu "piyasada 38 liraya bulunabiliyormus" seklinde revize etmek ya da sadece "x'te aslinda 55 lira" ibaresini silmek yerine yalanlarla dolu bu duyuruyu acip altinda bana ve diger fikir belirtenlere hakaret etmeyi tercih ediyorsun.

tum bunlari bastan, usul usul, tekrar tekrar dusundugunde gercekten bu davranislarinin normal ve hakli oldugu sonucuna mi variyorsun? cevabin evetse, en iyi ihtimalle yeterince zeki bir insan olmadigin sonucunu cikaracagim zira kotu niyetli ve cirkef olmandan iyidir.

iyi aksamlar.
0
xfestos
(02.02.15)
@xfestos; bak o yukarıda görselini paylaştığın mesajlaşmayı yeniden incele. sana güzelce olayı izah ettikten sonra benimle nasıl alay ettiğini, gülmekten yazı bile yazamadığını belirterek nasıl küstahlaştığını iyi incele. sana durumu güzelce izah etmeme rağmen adeta küstah bir zibidi gibi benimle alay etmeye başladın. insanları yanıltmak, kandırmak; üçkağıtçılıktır. idefix, kabalcı gibi sitelerde liste fiyatı 55 lira yazılıp, sonra bu rakamın üzeri çizilerek yerine indirimli fiyat yazıyor. ben de aynısını yaptım. satmak istediğim rakamı yazıp, parantez içinde de liste fiyatını belirttim. bu olayın insanları yanıltmakla, kandırmakla uzaktan yakından bir alakası yoktur. "liste fiyatı kavramının ne olduğunu ben bilmiyormuşum, kusura bakma" deseydin olay kapanmıştı ama sen benimle küstahça alay etmeyi tercih ettin. ben de sinirle bu başlığı açarak diğer arkadaşların konuyla ilgili fikrini sordum. başlıktan da seni haberdar ettim. bütün olayın müsebbibi senin küstahça tavırlarındır.
0
🌸yokumbenburda
(02.02.15)
@yokum

hahaha:)
neyse. sorumun cevabini aldim, zekayla ilgili olanmis.

son mesajim bu, hayatta basarilar.
0
xfestos
(02.02.15)
@xfestos; bak hala o küstahça tavırlara devam ediyorsun. ben de yanıtımı aldım. çok ciddi şekilde karakter problemi olan küstah bir zibidisin. umarım bundan sonraki hayatında bol bol dayak yersin.
0
🌸yokumbenburda
(02.02.15)
küstah, zibidi, düdük makarnası, geri zekalı...
bunlar hakaret değil de benim dediklerim mi hakaret? biz mi olduk hakaret eden?
köylü kurnazlığından, haysiyetsizlikten, kazıkçılıktan ve yüzsüzlükten suçlu bulundun.
daha fazla reklam olmadan açtığın duyuruyu sil ve terk et burayı da gelecekte kimse şu çıkardığın rezaleti okuyamasın; belki adam zannederler seni. belki bi ihtimal.
0
norek
(02.02.15)
ulan şu başlık altında @yokumbenburada'ya yapılan yavşaklığın milyonda biri bana yapılmış olsa hepinizi tek tek bulur dayaktan komaya sokardım.

adam tek başına, koca başlıkta, dünyanın düz olduğunu tane tane anlatmaya çalışmış ama bazı mallar anlamamakta ısrar etmiş.

birincisi, hayatında okuduğu kitap sayısı elliyi geçmemiş, ömrü hayatında 5-10 tane kitapçı-sahaf gezmemiş barzoların "liste fiyatı"nın ne demek olduğundan bi'haber olması gayet anlaşılır bir şey.

ama tüm bu cehaletinizi yüklenip, üstünüze vazife değilken "insanları kandırmaa taaaam mııııı" diye kezbanca karşı tarafa mesaj atarsanız; ya akli dengeniz yerinde değildir ya da arkadaşın dediği gibi küstah bir zibididen başka bir şey değilsinizdir.

bu kezbanvari mesajın üzerine adam size insan gibi, düzgün cümlelerle "liste fiyatı" ile "indirimli fiyat" arasındaki farkı anlatmış. buna yanıt olarak "hahahahahaha kıçımla yazıyorum, bak kıçımla yazıdğım için onu da yanlış yazmışımmmm" gibi haysiyet yoksunu üslubunuzla karşı tarafı tahrik etmeyi sürdürüyorsanız yine arkadaşın dediiği gibi siz sağlam bir dayağı hak etmişsiniz demektir.

"dünya yuvarlaktır!" diyen adama, "ama başka bir coğrafya sitesinde bir yılın 365 gün olduğu yazıyor!" gibi bir cevap vermek ancak yukarda görülecek cinsten ahmakların işidir.

hala adama başlık altında hakaretler ve küfürler eşliğinde saldırmayı sürdürüyorlar. muhtemelen bunların hepsi sözlükten birbirini tanıyor. ve anlaşmalı şekilde buraya gelerek bunları yazıyorlar.

not: gündüz bu duyuruyu okuyunca sinirlerim zıpladı ama bir şeyler yazamadım. eve geldim, şimdi yazabiliyorum. adama edilen hakaretlerin bir kısmı silinmiş ama bir kısmı hala duruyor. bu arada şunu da unutmadan ekleyelim; @yokumbenburada'nın dediği "küstah, zibidi, idrak yoksunu" gibi laflar hakaret değil, başlık altına yazılanlardan da net şekilde görüleceği üzere "durum tespiti"dir.

not2: bazı cümleler çok düşük oldu. vaktim yok. sadece haksızlığı dayanamadığım için yazdım bunları.
0
anarsist devlet memuru
(02.02.15)
olay ne hallere gelmiş!

yokumbenburda, üçkağıtçılık mı yapmış oldum diye sordun, hayır dedik.

bir malı satarken kim ne kadar indirmiş etmiş bakmak sorunda değilsin. ona alıcı bakar, işine geliyorsa alır gelmiyorsa almaz.
olay budur.

üçkağıtçılık yapmadın. konunun daha fazla uzatılmasına izin verme.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(03.02.15)
ikinci cevabı yazabilseydim reklam alırdık oraya :/
0
rygard
(03.02.15)
anarsist devlet memuru haklı siz haksızsınız.
0
olurnedenolmasin
(03.02.15)
xfestos kusura bakma kardeşim ama haksızsın. bu adam bu konuyu niye bu kadar abarttı ki diyebilirsin ama haklıyken haksız, yalancı yerine konmak kadar rahatsız edici bir şey yoktur. Sen indirimli fiyat ile liste fiyat farkının ne oduğunu bilmeden liste fiyatının 38 lira olduğunu iddia etmişsin. Onun liste fiyatı olmadığını anlayıp kabul ediyorsan varan 1 hatalısın. Sonra bu kardeşimiz düzgünce açıklamış durumu sana. Sen pardon liste fiyatı ile indirimli fiyat arasındaki farkı bilmiyordum. ama bence yine de belirtmeniz gerekir ürünün 38 liraya ulaşılabilir olduğunu desen hiçbir sorun olmayacaktı.

Ama naptın? Karşındaki adam haklı ve bi de onun üstüne adamla alay ettin. Dediğim gibi bu dünyada bi insanın haklıyken bir takım yanlış anlaşılmalar ve cahillikler tarafından hor görülmesi alay edilmesi kadar irrite edici bir şey yoktur. Normal bir insan metanetini koruyamaz bu durumda. Kendini tutamamış ve bir duyuru açmış. Olayı anlatım tarzında bir takım %100 hak verdirici ifadeler kullanmış olsa da genel olarak haklı adam.

Üstüne bir de 5-6 cahil gelmiş adama saldırmış. Kardeşlerim bakın adam konuşma capsini kendisi atmış yahu. Adam Liste fiyatı 38 lira insanları yanlış bilgilendirmeyelim istersen diyor. Durup dururken cahillikten sataşıyor. Üstüne hatasını kabul etmeyip adamla alay ediyor. Kim olsa yerinde duramaz sinirlenirdi. Evet biraz aşırı tepki vermiş gibi gözüküyor ama daha önce benzer bir haksızlığı uğradığım için neler hissettiğnii çok iyi biliyorum.

"İyi de üç kağıtçı dememiş ki yeaağ" diyen kardeşlerim. Gayet iyi açıkladım sanıyorum adam cahillikle üstüne gidiyor bir de üstüne alay ediyor daha ne olsun.

Not: ayrıca herhangi bir satıcı başka bir yerde nasıl bir indirim olduğundan bahsetmek zorunda değildir. siz hiç gitti gidiyorda "hiç kullanılmadı" diye elden satılan ürünlerin açıklama kısmında ben x liraya satıyorum ama bakın şurada da y'ye satıyorlar bir göz atın isterseniz dediğini gördünüz mü? Liste fiyatı yahu liste. Adam liste fiyatını belirtmiş mi? evet. Liste fiyatında hata var mı? hayır. Gerisini araştırmak alıcıya kalmış o zaman.

Edit: yokumbenburda keşke biraz daha sakin karşılıklar verseymiş daha iyi olurmuş demek istiyorum ama elim varmıyor. Yerinde ben sen o kim olsa kendini tutamazdı biliyorum. Empati yahu.
0
oddyseus
(03.02.15)
(9)

Geçen yazdan kalan balığın bozulma ihtimali

hadi ya la
Hiç çözülmemiş şekilde buzlukta duruyor. Soruyu sorma sebebim geçen sene de buzlukta 6 ay kadar duran balığı yediğimizde acı iğrenç bir tat vardı ve attık. Bu sefer de böyle olur mu diye endişeleniyoruz. Ne yapsak acaba? Balığı pişirmek de emek istiyor lakin bir yandan 2 kilo et söz konusu.
Hiç çözülmemiş şekilde buzlukta duruyor. Soruyu sorma sebebim geçen sene de buzlukta 6 ay kadar duran balığı yediğimizde acı iğrenç bir tat vardı ve attık. Bu sefer de böyle olur mu diye endişeleniyoruz. Ne yapsak acaba? Balığı pişirmek de emek istiyor lakin bir yandan 2 kilo et söz konusu.
0
hadi ya la
(01.02.15)
aldığınız balıkları sürekli olarak 6 ay gibi süreler boyunca bekletmek yerine kısa süre içinde tüketseniz daha mantıklı olacak sanki.
0
timmie
(01.02.15)
o balık gg. çöpe atın.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(01.02.15)
At onu yenmez. Balık bir sene durmaz.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(01.02.15)
Balik gibi dunyanin en cabuk bozulan gidasini 6 ay bekletmek de harbiden ilginc.
0
baldur2
(01.02.15)
2 kilo et için 4 kolluya bindirirler seni.
0
hzben
(01.02.15)
buzlukta da olsa bozulmuş olabilir. elektriklerin bu kadar uzun süredir hiç kesilmediğinden emin misiniz mesela? çözünüp tekrar donduysa?
atınız.
0
asisamus
(01.02.15)
ayrıca buzluk mu derin dondurucu mu?
0
cursor
(01.02.15)
buzlukda hiç buzu açılmadan kaldı ise bişi olmaz ama çok lezzetli olacağını sanmıyorum.
0
selam
(01.02.15)
Buzdolabının +5 C’lik bölmesinde 3 gün, tek yıldızlı dolapların buzluklarında 0 ila -5 C arasında 14 gün saklanabilir. Daha uzun süreli saklamalar için üç yıldızlı buzdolaplarının -18 derecelik deep-freeze’leri veya bağımsız deep-freeze’ler kullanılmalıdır. Deep-freeze’lerde saklama süreleri Hamsi, sardalye gibi küçük balıklar için 3 ay, 3 ila 4 adeti bir kilo gelen Çipura, Lüfer gibi balıklar için 5 ila 6 aydır. Bir kilodan büyük balıklar için ise 6 ila 8 aydır. -25 C’lik deep-freeze’lerde ise bu süre yüzde 50 artar.
0
mrthany
(01.02.15)
(1)

asker kacagi durumuna dustum simdi ne yapacagim.

baldur2
Simdi ogrendim ben de. Olay su. Biz iki kardesiz benim kardesim 19 araliktan beri askerde. Benim tecilim mart ayinda bitecekti. Ben de kardes tecilinden yararlanmak istedim. Su anda yurtdisinda yasadigimdan bunun icin konsolosluga gittim ve kutugumun bagli oldugu subedeki adamla konusup askerlige se
Simdi ogrendim ben de. Olay su. Biz iki kardesiz benim kardesim 19 araliktan beri askerde. Benim tecilim mart ayinda bitecekti. Ben de kardes tecilinden yararlanmak istedim. Su anda yurtdisinda yasadigimdan bunun icin konsolosluga gittim ve kutugumun bagli oldugu subedeki adamla konusup askerlige sevk aldirmam gerektigini kgrendim ve bunu konsoloslukta yaptim. Erzincan oluyor kutugum ve ailem istanbulda yasiyor. Kardeslik tecili icin de babamin dilekce vermesi yeterli oluyormus. Hatta erzincandaki adam istanbuldakiler icin esek gibi yapacaklar demis. Cunku istanbuldakiler benim de orada olmami istiyolarmis. Keza turkiyeye pat diye gelinebilecek bi ulkede yasamiyorum. Neyse. Ve bunun sanirim ocak ayinda yapilmasi gerekiyormus. Ve subat 5te de teslim olmam gerekiyor. Iki sorum var tum bu olanlardan sonra?
1- beni ne gibu yaptirimlar bekliyor?
2- su anda ne yapmam gerek? Dilekce, ifade vs?
0
baldur2
(01.02.15)
baldur, sorunun cevabını bilmiyorum. ancak deneyimlediğim bir şey var aktarayım belki senin duruma uyuyordur.
Askeriye bildirimleri nüfüs müdürlüğüne çok geç geliyor. Şöyle ki; kardeşim askere gittikten kaç ay sonra bir iş için nüfustan aile kütük bilgilerini almıştık. Kardeşim kaçak görünüyordu.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(01.02.15)
(15)

24-28 Yaş Ergenliği

afush
Böyle bir şey varmış diye duydum bir yerlerden. Ergenliğe benzer bir şekilde insan duygusal olarak değişiyor, sinirlerini ve duygularını kontrol etmekte zorluk duyuyor ve süreç bitiminde daha olgun bir karaktere kavuşuyormuş.Bazı kişilerde diğerlerine kıyasla daha sıkıntılı geçebiliyormuş. Bunu tecr
Böyle bir şey varmış diye duydum bir yerlerden. Ergenliğe benzer bir şekilde insan duygusal olarak değişiyor, sinirlerini ve duygularını kontrol etmekte zorluk duyuyor ve süreç bitiminde daha olgun bir karaktere kavuşuyormuş.
Bazı kişilerde diğerlerine kıyasla daha sıkıntılı geçebiliyormuş.
Bunu tecrübe edeniniz oldu mu?
Edit: Ve hatta başınıza geldiyse yaşadıklarınız hakkında biraz detay verirseniz süper olur :)
0
afush
(01.02.15)
25 yaşındayım en sakin dönemimdeyim.
0
mesglsn sanirm bn yatiyrm
(01.02.15)
Onun yaş aralığı belli olmuyor diye biliyorum ve adı da ikinci ergenlik sanırım. Ben öyle bir dönemden geçtim evet..
0
vercingetorix
(01.02.15)
ben de tam belirttiğin dönemlerde ergenlik benzeri bir süreçten geçtim şimdi karakterim oturdu, amma malmışım o zaman diyorum
0
from potomac to kuban
(01.02.15)
hafiften mitolojik, astrolojik, sosyal deney veya her ne ise ona benzer bir tespitte bunun gibi bi bilgi görmüştüm.

komplo teorisi, koca karı uydurması gibi şeylerdi çoğu fakat biraz düşününce de olabilitesi var gibi gelmişti.

28-30 yaş bunalımlarından falan bahsediyordu, hayatın o dönemine kadar duygusal erişkinliğini tamamlayamamış bireylerin bu süreçte ölümü çok düşündüğünden, hayata karşı çok kırılgan olduklarından falan bahsediyordu. bu dönemi zararsız atlatanların, yapması gerekenleri zaten normal ergenlikten 28 yaşına kadar geçen sürede yaptığından, bu dönemde zorlananların ise değiştirmesi gereken şeyler olduğundan bahsediyordu.

ve ben de böyle bir dönemden geçtiğimi söyleyebilirim.
0
calligrapher
(01.02.15)
Maalesef var. Şahidim. 28 yasima günler kala full time bir ergen gibi hissediyorum. Kafam inanılmaz karisik, sürekli bir şok hali. Nerede nasil davranacagini bilememe, huyun suyun değişmesi.
30 dan sonra karakter oturuyor diyorsanız biraz daha disimi sikayim bari.
0
damdanakan
(01.02.15)
Tecrubelerim şöyle: ODTÜ'yu birakip evime döndüm. (3.sinifta idim)
Bu arada ağır depresyon teşhisi ile antidepresan kullaniyordum. Düzenli olarak da psikologa gidiyordum. Acaba budist rahiplerle munzevi hayatı mi yasasam, yoksa dansçı mi olsam gibi ikilemler icindeydim. Sonra intihar girişimi falan derken en dibe vurunca ayaklar, su yüzüne çıktım yavaş yavaş.. Tabii ki bir iki çok önemli insanin desteği ile oldu biraz da bu. 22 yaşımdaydım.
0
vercingetorix
(01.02.15)
inanılmaz ergendim ben de. bir kaç sene önce geçti. (31)
0
sta
(01.02.15)
Varsa da ben henüz erişemedim çünkü ailecek ergen takılıyoruz bunalımdayız
0
indescribable
(01.02.15)
oluyor ya tam 23-24 gıbı cok kotu zamanlar gecırdım ben de. yenı yenı su yuzune cıkabıldım. hala da ara ara gelıyor bu ergenlık.
0
camene87
(01.02.15)
Benim zamanımda ergenlik bilinmiyordu, normal büyüdük biz. O yaşlarımda duygusal olarak değişiklik olmadı, sinirlerimi, duygularımı kontrol etmekte zorlanmadım. (54 k)

Bu dediklerin menopoz ve gebelik belirtileri. Menopozda ve gebelikte oluyor duygusal devinimler; hiç olmaz zamanda ağlayıveriyorsun ya da sevinince epeyce seviniyorsun havalara uçuyorsun filan.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(01.02.15)
gercekten var miymis oyle bir sey! simdi rahatladim. ben tam o donemdeyim/25 y.
0
fallopian
(01.02.15)
yoo ben duymadım böyle bi şey. 22 yaşından beri filan çok olgunum. asdlfjd. quarter life crisis diye bi şey var o yaşlarda yaşanan ama onun da ergenlikle ilgisi yok.
0
snape i başından beri tanırım
(01.02.15)
30 yaşındayım, 13 yaşından beri kesintisiz ergenim, saygılar.
0
kedi yavrusu
(01.02.15)
çoğu arkadaşımızın 24 yaşında ergenlikten çıktığını zannetmiyorum ki bir de ikincisine girsinler.

bu kadar basit.
0
mea maxima culpa
(01.02.15)
bizim erkeğimizin ergenliği bitmez

aha babam 65 yaşında hala ergen. yeminle.
0
emirkulu2
(01.02.15)
(3)

Shakespeare/ bir sonenin orjinali

hayat aklini konusacak bir filozof uret
Shakespeare'in aşağıdaki sonesinin ingilizcesini arıyorum. İnsanların tutkularında bir gelgit vardırO, tufan olduğu zaman, sizi talihe yönlendirir,Onların yaşantısının tüm yolculuğunda bir yana bırakılmışGölgelerde ve yoksullukta bağlanmıştır.Böyle bir taşkın deniz üzerinde biz su üzerindeyiz;Ve akı
Shakespeare'in aşağıdaki sonesinin ingilizcesini arıyorum.

İnsanların tutkularında bir gelgit vardır
O, tufan olduğu zaman, sizi talihe yönlendirir,
Onların yaşantısının tüm yolculuğunda bir yana bırakılmış
Gölgelerde ve yoksullukta bağlanmıştır.
Böyle bir taşkın deniz üzerinde biz su üzerindeyiz;
Ve akıntıya karşı koymak zorundayız,
Yoksa şansımızı kaybedeceğiz.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(01.02.15)
en.wikiquote.org(play)#Act_IV
0
39 uncu harami
(01.02.15)
There is a tide in the affairs of men
Which, taken at the flood, leads on to fortune;
Omitted, all the voyage of their life
Is bound in shallows and in miseries.
On such a full sea are we now afloat;
And we must take the current when it serves,
Or lose our ventures.
Brutus, scene iii
0
39 uncu harami
(01.02.15)
Çok teşekkür ederim, bunca zamandır yanlış yerlere bakıp durmuşum :)
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(01.02.15)
(10)

Mutfakta hangi ölçü aletini kullanıyorsunuz?

dessy
Bir süredir almak istiyorum kendime. İlk başta şu kaşıklardan alayım istedim ama onlar sadece küçük ölçekli tarifler için işe yarayacak: https://www.google.com.tr/search?q=mutfak+%C3%B6l%C3%A7%C3%BC+aletleri&espv=2&biw=1366&bih=628&tbm=isch&imgil=Ieb9LhnanSFZMM%253A%253Bj6gU93mT6-UIKM%253Bhttp%25253
Bir süredir almak istiyorum kendime. İlk başta şu kaşıklardan alayım istedim ama onlar sadece küçük ölçekli tarifler için işe yarayacak: www.google.com.tr

Her türlü ölçümde kullanmak üzere hangi ölçü aletini almalıyım? Hem katı, hem sıvı malzemeleri ölçen/tartan, 2 gr'dan 200 gr'a kadar büyük/küçük ölçüler için kullanabileceğim bir tartı önerebilir misiniz?

Kullandığınız ürünü de önerebilir ya da 'ben yandım, sen yanma' diyebilirsiniz :)
0
dessy
(01.02.15)
aliexpress'te 4-5 dolara satılıyorlar. bir ay beklemekten başka ne kadar kötü olabilir ki?
0
marido
(01.02.15)
Geniş tabanlı bir dijital mutfak tartisi iş görür.
0
nereye bu gidis
(01.02.15)
çay kaşığı, yemek kaşığı, tatlı kaşığı, çay bardağı, su bardağı, tutam
0
mesglsn sanirm bn yatiyrm
(01.02.15)
Surdaki yesil sapli sey ilgincmis: www.crookedbrains.net

Bende bir plastik olcu kabi var, uzerinde Cup cinsiden, litre, DL, seker ve un icin gramaj gosteren, FL.OZ olculeri var. Olculerin kabin icinden de okunabilior olmasi guzel bir tasarim. Bunun yani sira hassas tarti olmali. Kasiklari kullanmayi sevmiyorum pek.
0
bir varmis bir yokmus
(01.02.15)
başlığa cevap: gözümü.

bence göz daha iyi bir alternatif.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(01.02.15)
Ben ölçü aleti almak istiyorum. Peki, bu konuda cevap verebilecek olan var mı? :)
0
🌸dessy
(01.02.15)
Terazi: Mekanik, çok iyi marka değil, galiba bir ürünün hediyesiydi. Doğru tartıyor, arada makarna gibi hazır ürünlerle kontrol edip ayar düğmesinden ayarlıyorum.

Kaşık: İkili, tatlı ve çay kaşığı. O da ekmek makinesiyle geldi.

Sıvı ölçü kabı: iki tane oldular. İkisi de mutlaka aldığım bir ürünle gelmiştir hatırlamıyorum şimdi.

Bu kadar yeterli oluyor bana. Terazi en işe yarayanı. Diğerlerinin alternatifleri var, bardak kaşık kullanılabilir.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(01.02.15)
ben bu linkte attığın cup seti ile spoon setini kullanmayı tercih ettim. sebebi de daha çok yapmayı sevdiğim tatlı kek türü şeyler için adam akıllı bulduğum bütün tariflerin abd sitelerinde yer alması idi. 1 cup un mu diyor ölç unu, at kaba karıştır. öbür türlü onun su bardağı ya da gramaj ölçüye dönüştürme işi çok angarya geliyor.

cupların yanında sıvılar için de ml ölçen ölçü kaplarından kullanıyorum. japon pazarında satılanlar bile hayli hayli işimi görüyor.

bunun dışında bir de annemden aldığım eski usul tartı var. dediğin gibi 1 2 gramlık ölçü çok rahat anlaşılmıyor ama. yakında ucuz yollu bir dijital tartı alabilirim o yüzden.
0
760 gr
(01.02.15)
anladığım kadarıyla tüm bu işlevi gören bir tartı yok.

yani her halükarda farklı setler halinde almam gerekecek galiba
0
🌸dessy
(01.02.15)
Cup/spoon seti isine yarar.
Ben teraziyi Rossanndan aldım, baya iş gördü.
Sıvılar için de paşavahçe'den bardak almıştım, o da iş Görüyor.
0
april12th
(01.02.15)
(4)

denetim - sinavdayim yardim please

leni 09
1- turkiyede bagimsiz denetci lisansinaahip olmak icin gereken ozellikler ?2-turkiyede denetim sirketi kurmak icin gereken ozellikler?
1- turkiyede bagimsiz denetci lisansinaahip olmak icin gereken ozellikler ?

2-turkiyede denetim sirketi kurmak icin gereken ozellikler?
0
leni 09
(01.02.15)
leni 09, bunları bilmeden mezun olunca ne olacak?

Sınavda kopya çeken bir doktora, avukata, mimara, mühendise, öğretmene, muhasebeciye, tesisatçıya, elektrikçiye vs. vs. işin düştüğünü varsay.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(01.02.15)
Sinavda internet de dahil olmak uzere her turlu kaynaktan yararlanmak serbestti. Burada sormak ile google'da aratmak arasinda bir fark goremiyorum ben. Bayiliyorsunuz etik dersi vermeye amk
0
🌸leni 09
(01.02.15)
Bu arada az once bu soruya tum iyi niyetiyle cevap verip ardindan silen kullaniciya da tesekkur ederim
0
🌸leni 09
(01.02.15)
Etikle ne alakası var yazdıklarımın. Ben bunu deneyimlerim sonucu yazmış olamaz mıyım? Siz de bayılıyorsunuz kendiniz gibi düşünmeyene amk demeye mi diyeyim ne diyeyim şimdi?

Ne ben senin "kaynak serbest" sınavda olduğunu biliyorum, ne de sen benim neden öyle yazdığımı biliyorsun.

Haksız yere "kopyacı" demişim gibi algılanacak yorum yaptığım için özür dilerim.

Yalnız, lütfen sen de duyurunu silme veya bir yere kopyala, mezuniyetinden 5-10 yıl sonra bir kez daha oku. Burada olursak tekrar görüşelim olur mu?
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(01.02.15)
(2)

İzmirde Rusça kursu veren yer

Karafakıoğlu
Herkese öncelikle iyi günler diliyorum. Soruda da belirttiğim gibi izmir'de rusça kaliteli bir eğitim veren bir kuruluş var mı ?Kalite dememin sebebi hani halk eğitim merkezi gibi değil de Goethe ya da amerikan kültür tarzı köklü bir yer olursa çok güzel olur. Şimdiden teşekkür ediyorum zamanını ayı
Herkese öncelikle iyi günler diliyorum. Soruda da belirttiğim gibi izmir'de rusça kaliteli bir eğitim veren bir kuruluş var mı ?

Kalite dememin sebebi hani halk eğitim merkezi gibi değil de Goethe ya da amerikan kültür tarzı köklü bir yer olursa çok güzel olur.

Şimdiden teşekkür ediyorum zamanını ayıranlara,
sağlıcakla kalın.
0
Karafakıoğlu
(01.02.15)
tömer'in kursları kalitelidir. (bozmadıysa)

tomer.ankara.edu.tr
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(01.02.15)
Obem diye bir yer var. Çankayada. Gidip konuşabilirsiniz hocasıyla vs. Hiltonun oralarda
0
organikdusler
(01.02.15)
(10)

çizilen deseni bir seye aktarma

evc
Selam arkadaslar, Yani diyorum ki, ben simdi photoshop ya da illustrator ile bir sey cizdim. Bunun ciktisini kagida alıyoruz evet. Peki diyelim bi şalin ya da bir tisortun ustunde olsun istiyorum. Onu nasil yapıyoruz?
Selam arkadaslar,
Yani diyorum ki,
ben simdi photoshop ya da illustrator ile bir sey cizdim. Bunun ciktisini kagida alıyoruz evet. Peki diyelim bi şalin ya da bir tisortun ustunde olsun istiyorum. Onu nasil yapıyoruz?
0
evc
(31.01.15)
Kumaşa baskı yapan yerler var. Çıktıyı daha iyisi deseni dijital ortamda götürüyorsunuz onlar baskıyı yapıyorlar.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(31.01.15)
Selam, şal için bilemem şalda çizilen şeyin dağılması gerekiyorsa özellikle bir logo filan değilse ve kenarda bir yerde olmayacaksa, ama tişört için baskı yapan bir çok yer var. Çizdiğin şeyi iyi bir çözünürlükte, istediğin ölçülerde kaydedip götürmen yeterli.
0
rhoda
(31.01.15)
Olcu derken mesela hangi boyutta yapmalıyım? Sayfanın hepsini kaplayacak sekilde mi olmali? Cunku logo falan olsa evet bi kenara yaparım ama komple tamaminda olmasıni istediğim bise icin nasil yapmayi onerirsiniz?
0
🌸evc
(31.01.15)
Yakınlarınızda bu tür baskı yapan yer yok ise; transfer tekniği de uygulayabilirsiniz. Onun için de kaliteli renkli çıktı almanız gerek.

Transfer tekniği; bir çözücü yardımı ile kağıttaki boyanın kumaşa/tahtaya vb geçirilmesi demek. Daha çok ahşap boyama malzemeleri satan kırtasiyecilerde transfer malzemeleri bulabilirsiniz.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(31.01.15)
Dijital ortam daha mi kolay acaba? O transfer isi karisik geldi birazcik.
0
🌸evc
(31.01.15)
ölçüden kastım çizimin boyutları bi tişört alırsın onun neresinde ne kadar boyutlarda olsun kısmı, boyut olarak 300 dpi iyidir derler ama yaptığın çizimin renklerine göre değişir, en iyisi çiziminle gitmen ve konuşman olacaktır, çünkü onlar görseldeki renklere göre ve makinalarına göre yönlendirme yaparlar.
0
rhoda
(31.01.15)
peki bu isi yapan ist/avrupa'da bildigi yerler olan var mi?
0
🌸evc
(31.01.15)
ben istanbul avrupadayım, iş yerim cağaloğlunda hemen dibimizde metin copy center var, cağaloğlunda iran konsolosluğunun yanı. üstelik fiyatları uygun ve ilgililer. sen yine başka yerler de araştır istersen, benim de yaptırmak istediğim şeyler var, ekstra bir yer bulursam özelden msj atarım.
0
rhoda
(31.01.15)
transfer tekniği karışık biraz tabii. Yurdun hangi köşesinden yazdığınızı bilmediğim için alternatifi yazdım. Dijital ortam en kolayı ve garantilisi.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(31.01.15)
geçen gün iş yerine giderken gördüm bağcılar'da birçok tekstil fabrikası var
üzerinde hep "emprime baskı" yazıyor
bir araştır istersen
0
probiyotik
(31.01.15)
(16)

bu ifade yanlış değil mi? ..

hayat aklini konusacak bir filozof uret
"Türkiye nüfusunun en alt yüzde 40’lık kesiminin geliri neredeyse toplam nüfus gelir artış hızı ile aynı oranda artmıştır; bu refahın toplumdaki gelir grupları arasında geniş bir şekilde paylaşıldığını göstermektedir."ifadesi yanlış değil mi?
"Türkiye nüfusunun en alt yüzde 40’lık kesiminin geliri neredeyse toplam nüfus gelir artış hızı ile aynı oranda artmıştır; bu refahın toplumdaki gelir grupları arasında geniş bir şekilde paylaşıldığını göstermektedir."

ifadesi yanlış değil mi?
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(31.01.15)
Ben ifadede yanlislik gormedim. Ben farketmemis de olabilirim ama bana sorarsaniz yanlis yok. Refah artisi homojen olmus, gelir dagilimi esit degil belki ama en azindan gelir artisi esit dagilmis diyor.
0
delifaruk
(31.01.15)
Yanlış olduğunu düşündüğüm yer şu:
%40 lık kesimin geliri toplam nüfusun gelir artışı oranında artmış. Bu durumda "bu refahın toplumdaki gelir grupları arasında geniş bir şekilde paylaşıldığını" denmemesi lazım.

10 kişilik bir örnek kuralım.
4 kişi 1000 tl 2 kişi 1500 tl 2 kişi 2000 tl 1 kişi 3500 bir kişi de 25500 tl kazanıyor olsun.
toplam 40000 tl gelir var. %10 gelir artışı verelim.

4 kişi 4400 tl
2 kişi 3300 tl
2 kişi 4400 tl
1 kişi 3850 tl
1 kişi 28050 tl kazanacak. toplam gelir 44000 tl oldu.

Gelir artışı olan 4000 tl yi nüfusun % 40'ı 400 tl, % 60!ı da 3200 tl olarak paylaşmış oldu. Bu durum refahın geniş dağılımı olmuyor ki, aynı hamam aynı tas oluyor.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(31.01.15)
Bence de var bi yanlışlık haklısın.
0
hala mi ceren yahu
(31.01.15)
"refahin" yerine "refah artisinin" gibi bir sey denirse daha dogru olur herhalde. Bu sekildeyken de dolayli varsayimlarla cok yanlis olmayabilir.
0
f_d
(31.01.15)
@f_d, dolaylı varsayımlar neler?

Refahın ya da refah artışı gibi ifade olayın özünü değiştirmez ki. Gelir gurupları arasında geniş bir şekilde "artış paylaşımı" yok. Bir kısım 100 tl bir kısım 200-350 tl bir kısım da 2500 tl lik artı refaha ulaşmış.

Ayrıca bir de "neredeyse" ifadesi var. Artış, toplam nüfus gelir artış hızının altında yani.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(31.01.15)
Cok parasi olanin az parasi olana gore daha iyi oranlar kazanacagi, yani paranin parayi cekecegi gibi bir beklentiniz olursa eger, ayni oranda kazanmalari refah paylasiminda az parasi olanlarin ezilmedigine isaret olabilir. bilemiyorum.
0
f_d
(31.01.15)
Belku de yanlif ifadedir ama ben sizin gibi algilamamdim.
"... artis hizi ile ayni oranda ..." diyor. Siz, "toplam nüfusun gelir artışı oranında artmış." diyorsunuz. Ayni hizda arttigini soyluyor.

Bana sorarsaniz bu haliyle ifadede yanlislik yok.
Nisbi refah artisi diye tanimlarim ben bunu kendimce. Herkesin kendi refah seviyesine oranla artis esit olmus.
Sizin verdiginiz ornekteki gibi degil de, herkesin gelirinin 2000 tl arttigini varsayalim. 1000tl geliru olan vatandasin refahi 3'e katlanirken 20.000 tl gelir olan icin cok da onemli bir refah artisi olmayacak. Bu durumda siz refah artis orani ayni diyecektiniz suanki bakisinizla, herkes 2000 kazandi diye.

Refahlarin esitlenmesinden bahsedilmiyor refah artis hizinin ayni oranda oldugundan bahsediliyor.

Ifade hatali degil ama aldatici diyebilirim.
0
delifaruk
(31.01.15)
@f_d, ?
Beklentiler nereden çıktı şimdi, yukarıdaki cümlede olan bir durum ve bağlanan sonuç var.

Bak cümlede ne diyor; 4 kişinin artış oranı geriye kalan 6 kişi ile birlikte hesaplandığı zaman "neredeyse" "aynı "oranda" oldu diyor. 6 kişinin artış oranının 4 kişiden fazla olduğunu örneğe almadım ki biraz bilgin varsa bu oranın da aynı olmayacağını, birlikte olunca çıkan rakamın ikisi arasında bir nokta olacağını biliyorsundur.

Refahın geniş dağılımına ilişkin bir veri verilmemiş. Bu durum şu sonucu gösteriyor diyor, geçiyorum. "Neredeyse"yi de geçiyorum.

Düz hesapla bile bu ifade yanlış diyorum. Basit bir matematik hesabı bile geniş dağılımın yanlış olduğunu gösteriyor diyorum.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(31.01.15)
@delifaruk, heh işte tam öyle düşünüyorum. @f_d, delifaruk'un açıklamasından sonra senin neden artış oranı dediğini anladım. evet, geniş yerine "aynı oranda paylaşıldığını" deseydi olurdu.
cevaplar için çok teşekkürler :)

ifade, dünya bankası türkiye sayfasında yazıyor. yazı başlığı şu: "dünya bankası’nın yeni raporunda türkiye’nin yüksek gelir eşiğine yükselişi ve aşılması gereken zorluklar inceleniyor"
www.worldbank.org
edit: tam adres şu:
www.worldbank.org
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(31.01.15)
Beklentiler bakis acisini sekillendirmede ortaya cikiyor. Ayni sizin, orneginizdeki durumun adil olmadigini varsaydiginiz gibi. (Halbuki esit olmadan da adil olabilir bir paylasim) Siz orneginizde mevcut durumun adil olmadigini dusundugunuz icin aslinda "ayni tas ayni hamam" seklinde bir paylasim size refahin paylasiminin genis paydada olmadigimi soyluyor. Halbuli bakis aciniz bu olmak zorunda degil.
Bilmem anlatabildim mi.
0
f_d
(31.01.15)
refahın tolumdaki gelir grupları arasında geniş bir şekilde paylaşıldığını belirtmek gelir dağılımında adalet gibi yorumlanabilir bir şeyi değil eşitsizlik gibi matematiksel anlamda net bir anlamı içeriyor bana kalırsa.

toplam kazancı geniş bir şekilde paylaşmaktan ortadaki 1000 liranın 910'unu 10 kişinin kalan 90 lirayı da 90 kişinin paylaşmasını ve bir sonraki sene paylaşılan 1500 liranın paylaşım yüzdeleri dağılımının aynı kalışını anlıyorsak artan kısmın geniş şekilde küçük bir yüzde tarafından paylaşıldığını söyleyebilirsiniz ancak. sonra da adil veya değil dersiniz. bunun bakış açısıyla alakası yok.
0
godoşu beklerken
(31.01.15)
bence dogru.paylasimdan kasit nominal (TL cinsinden) gelir artisi degil, oran. gerci "genis paylasmak" anlamsiz bir tabir, orda bir anlatim bozuklugu var gibi
0
earthsea
(01.02.15)
@f_d, dediklerine katılıyorum. bakış açımda haklısın, mevcut gelir dağılımının rahatsız edici olduğunu düşünüyorum.

ancak yukarıdaki ifadeyi okurken bakış açımı değil, aynı orandaki artışın toplumdaki gelir grupları arasında geniş bir şekilde paylaşılan refaha neden olmayacağı bilgisini kullandım.

Beni şaşırtan değil ama düşündüren şey; burada bu kadar matematikçi/ ekonomist/üni öğrencisi/ akademisyen/ ev geçindiren aile kurmuş kişiler vb. olmasına karşın, çok basit bir bakkal hesabıyla bulunabilecek sonucu göremeyip "aa yanlış ifade" ya da "yanıltıcı ifade" denmemesi oldu açıkçası.

Refah kelimesinin sözlük anlamı: Gönenç (tdk)
Gönenç : Bolluk, rahat ve varlık içinde bir yaşam sürdürme. (iktisat terimleri ve güncel Türkçe sözlük )

İçinde bulunduğumuz ekonomik yapıda toplumdaki gelir gruplarının artış oranı aynıysa; bolluk, rahat ve varlık içinde bir yaşam sürdürmenin (refahın) geniş bir şekilde paylaşılmayacağının bilinmesi gerekirdi.

Bu yazı dünya bankası sayfasında arkadaşlar. Gülerler yani anlatabiliyor muyum, bir yerleriyle gülerler. Sonra niye koyun, niye %40'ı aptal dendi. %60'ı aklıllı denseydi sevinecektik sanırım.

Cümle en azından şöyle olmalıydı:
"Türkiye nüfusunun en alt yüzde 40’lık kesiminin geliri neredeyse toplam nüfus gelir artış hızı ile aynı oranda artmıştır; bu refahın toplumdaki gelir grupları arasında geniş bir şekilde paylaşılmadığını göstermektedir."

Hadi diyelim iyi bir portre çizmek istiyoruz, eyvallah, o zaman mesela şöyle olabilirdi:

"Türkiye nüfusunun en alt yüzde 40’lık kesiminin geliri neredeyse toplam nüfus gelir artış hızı ile aynı oranda artmıştır; bu toplumdaki gelir grupları arasında gelir artış hızının aynı şekilde paylaşıldığını göstermektedir."

Eminim sizler benden daha güzel öneriler bulursunuz.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(01.02.15)
WB raporundaki refah kelimesini ekonomi jargonuyla yorumlamak daha dogru olabilir. Ekonomide refah (wealth) insanlarin kararlariyla maksimize ettigi amactir. Refahi hesaplayabilmek icin refahin gelirin bir fonksiyonu oldugu varsayilir. Bu fonksiyon lineer degildir, konkav kabul edilir (yani ornegin 100tl gelir 100 refah verirken 10000tl gelir 10000 refah vermez, daha az refah verir).
0
f_d
(01.02.15)
@f_d,
ekonomi jargonu, kelimeleri iktisat sözlüğünden farklı mı kullanıyor. tdk sitesine göre kelime iktisat alanında da aynı anlamlarda kullanılıyor.

sitedeki ingilizce metin de şu:
"The income of the bottom 40 percent of Turkey’s population has increased almost at the same rate as the rate of total population growth, indicating that prosperity has been broadly shared across income groups of the society."
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(01.02.15)
Konu dışı ama, refahın fonksiyonuna filan girmişken;
Refah fonksiyonunun içbükeye dönüşünü, ağaoğlu evladının kendine sormadan aldığı yatı parçalattığı zaman gördük, görmemiş olmayı diledik.

Rahmetli Tuncay Kurtiz bir keresinde "zengin olma tehlikesi atlattık" demişti hatırlarsınız. Duyduğumda "demek sanatı kadar ekonomi bilgisi de üst düzeymiş" demiştim.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(02.02.15)
(13)

Su düşüncelerden hangisi daha absurd çok sayin arkadaslar

damdanakan
1- Eski sevgiliminbsag bacaginda bi dövme vardi. Latince. "Dikenli yollardan yildizlara" anlamına gelen. Biz bu adamla zamanında çok duygusal, derin paylasimlarda bulundum. Ayrildiktan sonra da arkadaş kaldik. Hatta geçenlerde de gördüm kendisini ama bi milyon isik yili uzaklasmisiz birbirimizden. O
1- Eski sevgiliminbsag bacaginda bi dövme vardi. Latince. "Dikenli yollardan yildizlara" anlamına gelen. Biz bu adamla zamanında çok duygusal, derin paylasimlarda bulundum. Ayrildiktan sonra da arkadaş kaldik. Hatta geçenlerde de gördüm kendisini ama bi milyon isik yili uzaklasmisiz birbirimizden. Onu unutmak istemiyorum. Onla yasadigim güzel zamanlar hafizamdan silinsin istemiyorum. Bir daha gorusmeyiz muhtemelen. Hatirlatsin, ani olsun diye vücudunun ayni bölgesine ayni fontlarla, ayni sözü yazdirmak istiyorum.

2- Ben yaşlanmak istiyorum. Boyle gidim sallansin, yüzüm, ellerim burussun, vücudum eskisin istiyorum. Yolda yasli birini görünce hayranlıkla bakiyorum. Olum hep korkunç gelirdi, mezarliklarin yanindan nefesimi tutarak gecerdim ama artik oralar garip bi huzur veriyor bana. Koskoca zincirlikuyunun kapisinda "Mission accomplished" yaziyor sanki. Deli gibi debelenip bu dünyanın bütün derdini, yükünü çekip zamanki gitmişler. Orada öyle huzurlu, sessiz yatiyorlar.

Bu düşüncelerden hangisi daha garip sizce?
0
damdanakan
(31.01.15)
İkisi de çok garipmiş tebrikler. Bir gün gel de madalyanı takalım.
0
mountaincat
(31.01.15)
ikisi de birbirini parçası. burada iki farklı düşünce söz konusu değil zaten
0
mrvengeance
(31.01.15)
1. fikri beğendim zamanında ben de yaptıracaktım ama hiç para bulamadım kaldı öyle...
0
mula
(31.01.15)
tanıdığım birindeki dövmenin bendede olması fikri hiç hoş değil. aklıma dahi gelmezdi yani. yaşlanmayı bazen bende düşünüyorum ama hani elimi eteğimi çekip yerleştiğim kasabada toprakla uğraşma ekseninden ötesini düşünmedim. sonuç olarak absürd bişey yok, ilki gereksiz. saplantı haline getirmişin herifi farkındasındır umarım.
0
bruceandwayne
(31.01.15)
ikisi de garip gelmedi.
0
istege bagli sigortasiz
(31.01.15)
Gayet normal düşüneler, pesimistliğe gerek yok.
0
yavuzsyildiz
(31.01.15)
Ben ikisinin de aynı ağızdan çıktığını düşünerek eski sevgilinin bu düşüncelerin sahibinden yaşça biraz büyük ve gayet deneyimli, bilgili ya da "ne"li olunmak isteniyorsa "o"lu olduğu sonucu çıkartıyorum.

Yazmaya en enerjim yok da, tek çocuk, çok çalışan baba dalan diye de uzatır çocukluğundaki bi' travmaya bağlarım heralde.
0
godless frog
(31.01.15)
1 garip
0
selam
(31.01.15)
ilki çok ilginç geldi bana. çok narin.
0
sayns
(31.01.15)
Ikisi de cok guzel.olmekten korktugunu soylemistin daha once bende manyak misin ne güzel birşey. huzur demiştim. Ney seni degistirdi merak ettim.
0
bluebey
(31.01.15)
Eskilerle dost kalmak, dediğin gibni o güzel anları unutmamak olmaması gerekmeyen şeylerden. Sevgilimin eski sevgilerilerine saygı duyarım, o anılarına, güzel anlarına. TÜm hayatımıza girenlerin iyi ya da kötü katkısı oldu, iyi katkısı olanların yeri ayrı. DÖvme olayı biraz fazla olabilir, ilerde sevgilin olursa ya da varsa şu an, o sorarsa açıklarsan garip karşılayabilir. BEn şu an empati yapamadım.

2.sinin geçici olduğunu düşünüyorum. Çoğumuzda bir tiksinti var nefes almaya, dahaf azla pislik arasında yaşıyor olmaya, bitse de gitsek olayı da. Yapacağın şeyler varsa bunların çoğunu yapamayacağın bir evre yaşlılık. Her gün şu kadar koşma, şu kadar bulmaca çözme, kitap okuyabilme gözlük takma filan. Tabi ki sağlıklı yaşlılık dfaha farklı.

Mezarların yaşattığı şeyler bana da benzer, her gittiğimde (senede en fazla bir filan anca giderim, bayramlarda) sanki onlara daha yaklaştığımı hissediyorum. Yaşlanıyor olduğum için normal olabilir tabi de bu. Çok yaşayın siz ölüler derim
0
Cursed Chico
(31.01.15)
1 garip. "Dost kalalim olesiye" seysini o kadar abartmamak mi lazım acaba?
0
nereye bu gidis
(31.01.15)
1 biraz uçuk ve gereksiz.
2 garip değil, normal.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(31.01.15)
(18)

şirket kurma, yürütme ve ortaklık

icim urperiyor
Gibi konularda bilgi lazim. Ozellikle sirket kurmus kisilere ulasabilirsem cok guzel olur. Biraz detaya kacan sorularim var. Bu kisilere nereden ulasabilirim? Buralarda var midir ortakli sirket kuran vs.?
Gibi konularda bilgi lazim. Ozellikle sirket kurmus kisilere ulasabilirsem cok guzel olur. Biraz detaya kacan sorularim var. Bu kisilere nereden ulasabilirim? Buralarda var midir ortakli sirket kuran vs.?
0
icim urperiyor
(31.01.15)
Var. Kimseye guvenmeyin diyorum.
0
delifaruk
(31.01.15)
soruları görelim
0
mrvengeance
(31.01.15)
Yaz abi sen buraya
0
Solem2
(31.01.15)
Sen buraya yaz belki kurmayıp araştıran vardır hem herkes yararlanır bence yani öyle.
0
aat bh
(31.01.15)
solem2'ye uyup 60bin avroluk web sitesi yaptırmamakla başlayın misal, ilk notumuz bu olsun :D
0
mrvengeance
(31.01.15)
mrvengeance senin benimle bir derdin mi var? Erp nedir, E-ticaret nedir biliyor musun? Yaşın kaç? Hiç kendi paranı kazandın mı? Hiç kdv dışında bir vergi ödedin mi? Donanımın ne, eğitimin ne?
Yani kısaca, sen kimsinki bana bok atıyosun lan :)
0
Solem2
(31.01.15)
Mobilde oldugum icin editleyemedim. Detayli da soramiyorum telefondan. Can alici soruyu sorayim madem, sirketi 2 ortak kuracak olsa, ikisi de 100 lira koyacak olsa. Bu insanlar bu isi kar ve zarar ortagi olarak yapip iki tarafi da guvence altina alabilir mi? Yoksa taraflardan birinin kasadaki parayi alip toz olma ihtimali her zaman var midir? Bankaya yatirilsa mesela para. Iki tarafin imzasi olmadan cekilmese, sirkete dair alim satimlar da benzer yontemlerle koruma altina alinabilir mi?
0
🌸icim urperiyor
(31.01.15)
bak surda kısa bi video var mobilden açılabilmesi lazım

www.uzmantv.com
0
Solem2
(31.01.15)
Sirketin ilk etaptaki maliyetleri nasil oluyor? 2 ortakli ufacik sirket zaten, muhasebesi icin muhasebeci falan tutulmasi mi lazim yoksa bu kisiler de kendileri yapabilir mi isleri?
0
🌸icim urperiyor
(31.01.15)
soru can alıcı olmadı. imza yetkisini müşterek yaparsanız iki tarafta kendini sağlama almış olur.
0
istege bagli sigortasiz
(31.01.15)
muhasebeci tutulacak.. kuruluş için 5-6 bin gerekli olacak ancak 2.5 bin şirket kurulunca size geri dönecek.
0
istege bagli sigortasiz
(31.01.15)
@istege bagli

E bu kadar ortak magduru niye var ki piyasada? Bi arkadasimin anlattigina gore ortagi yuzunden babasinin hayati kaymis. Birinci agizdan 1-2, sagdan soldan onlarca ortak magduru duydum ben
0
🌸icim urperiyor
(31.01.15)
sorumluluk var yetki yoksa sorun olur. hem ortak hem yetkili olunca kontrol sağlamak kolay olur. çift imza kullanıldığında ortaklar tek başlarına bankadan para çekip gidemezler, çek kesemezler, senet düzenleyemezler, kredi çekemezler.
0
istege bagli sigortasiz
(31.01.15)
kuracağın ortaklığa dair şirketin türü sakın ama sakın adi ortaklık denen illet olmasın! sakın! en azından ortaklığa karar verdiysen bile limited şirket kurulmalı.

bir şekilde etrafında bir muhasebeci çıkıp da yok daha kısa sürede kurulur yok daha az bütçe ile kurulur kolay kapanır falan filan derse de sakın kanmayın!.

çünkü adi ortaklıklarda sen diyelim yarı yarıya ortak bile olsan kdv, muhtasar gibi vergi ödemelerini vergi dairesi ikiye bölmüyor! neymiş efendim bu ortaklık türünde vergi dairesini ortağınla arandaki noter onaylı sözleşme(şirket kurarken noterde şirketin hissesini belirlediğin) bağlamazmış!

bu kadar salak saçma sapan bir durum olamaz herhalde! ama dur..daha da saçması aynı daire kdv, muhtasar için sözleşmen beni bağlamaz derken şirket adına çıkan gelir vergini ikiye bölebiliyor mesela!!
yani demem o ki sen yarı yarıya ortaklık kurdun diyelim ve işler tutmadı ve şirketin kapandı. ödenmesi gereken vergi borcunun kendi payına düşeni ödemeni kabul etmiyor vergi dairesi. borcun tamamından iki ortağı da sorumlu tutuyor. ve yakaladığından alıyor. (dairedeki memurun aynen ifade ettiği gibi). borcun sana düşen payınının ödenmesinin kabul edildiği tek koşul ise diğer ortağın vefat etmesi. ancak bu durumda onun payına düşen borç siliniyor. (kanunda yazdığı gibi) yani vergi dairesi sana diyor ki eğer diğer ortağın defalarca teklif etmene ödemeye yanaşmıyorsa ve her geçen gün ortağın umursamamazlığı yüzünden faizi ile artan borç seni sinir hastası yapıyorsa vur onu kardeşim, katil ol diyor.
adi ortaklık kurmayın!..
0
dantealighieri
(31.01.15)
@dantealighieri zaten adından belli adi ortaklık. sen nasıl düştün ki bu tuzağa? adi işte.
0
mrvengeance
(31.01.15)
sorma.mecbur kaldık işte.. ayrıca bu borç paylaşımı meselesinde kimse aydınlatmadı bizi. gençlik..adi olan ortaklık değil ki.. insanlar adi..
0
dantealighieri
(31.01.15)
@Dante

Aynen bu tip puf noktalari soruyorum aslinda. Daha once de boyle bi konuyla yuzgoz olmadigimiz icin havadayiz. Internetten arastirinca kitabi bilgiler cikiyo ama sizin gibi yasayan insanlarin soyledikleri cok daha degerli oluyo
0
🌸icim urperiyor
(31.01.15)
Muhasebecisiz iş kurulmaz, yürütülmez. Nedense işverenlerce muhasebeciye verilen para hep göze batıyor. Siz de bu hataya düşmek üzeresiniz, yapmayın. İlk tavsiyem bu.

İkincisi; muhasebecinizi araştırmadan seçmeyin. Mükelleflerini bulun, çevreye sorun soruşturun.
İşlemleri muhasebeciniz yapsın, ödemeleri siz yapın. Başlangıçta şirket kuruluşunda onun yapacağı ödemeler de olacak. Ödemelerin belgelerini isteyin. İş hayatında bu anlamda hatır gönül olmaz, çekinmeyin isteyin. Mesela, yanında adam çalıştırır vergiyi öde diye elemana verir, eleman ödemez kabak sizin başınıza patlar.

Üçüncüsü; ortağınız da dahil kimseye güvenmeyin ama paranoyak gibi de olmayın. Basit uygulanabilir kurallarınız olsun. Ödemeleri kontrol etmek gibi.
Olur ise; ortağınızın ilk yalanında ortaklığı bitirin. Bitireceğinizi de baştan anlamasını sağlayın.

Dördüncüsü; "teknenin kıçında, işinin başında" demişler. İşinizin başında olun.

Sermaye sorunuzla ilgili olarak;
Çift imza yetkisi tabi ki bir çok açıdan güvenli. Riski; iş akışını yavaşlatabilir.
Şirketlerin ödeme günleri var biliyorsunuz. Siz de bir ödeme günü belirlerseniz her iki taraf için de (satıcılar ve siz) rahat olur.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(31.01.15)
(32)

bu karikatür hakkında düşünceleriniz nedir?

nickimi yermisin
Sb.http://imgur.com/Pa00k8V
0
nickimi yermisin
(31.01.15)
Üzücü ama gerçek.
0
IncredibleMau
(31.01.15)
Sacma
0
selam
(31.01.15)
çok orospu çocuğu var.
0
rygard
(31.01.15)
İfade özgürlüğü şahane şekilde kullanılmış. Allah Allah, ortada kutsal değer de yok. Neden sinirlendiler ki??
0
m e b
(31.01.15)
çok gerçekçi olmamış. şangırlop diye şişe mi kırılırmış?
0
air
(31.01.15)
Yüzde yüz doğru bir karikatür
0
mountaincat
(31.01.15)
Salakça olduğunu düşünüyorum.
0
pandispanya
(31.01.15)
mal indikatörü
0
namus ninjası
(31.01.15)
polisi temize çıkarmış kötü bir karikatür. bu karikatüre bakan kişi polisin tertemiz bir şey olduğunu düşünür lakin biliyoruz ki öyle değiller. zira molotof atmayanı da sokak ortasında döverek öldürebilecek tıynetteler.
0
mesglsn sanirm bn yatiyrm
(31.01.15)
@meb kardeşim seni Allah'a havale ediyorum. karikatüre diyecek bir şeyim yok.
0
doxanikee
(31.01.15)
akp'li dezonformasyonu. sıkıcı derecede sık görülen bir şey. herhangi bir düşünce ya da his sahibi olmaya değer bir şey değil.

@m e b en azından bundan rahatsız olanlar ellerinde tüfekler ile gidip bu karikatürü yapanı öldürmez, bundan diğer rahatsız olanlar da "hayır onlar öldürmedi. israil'in oyunu, kesin abd'nin parmağı var" demez. sorun yok ondan.
0
nawar
(31.01.15)
He bacım, mesele bu kadar basit zaten. Bana vurdu, hadi öldür.
0
cetoxim
(31.01.15)
@nawar +1
0
cetoxim
(31.01.15)
mal indikatörü +1

yanlı. polise yapılan hareket sonrası polisin müdahalesi orantısızlık dışında haklı, o da can. sevmesem de genel olarak.

sosyalist tanımından bence bihaber. cahilin lafını da bazen umursamayacaksın.

ya da gidip evini basıp hepsini öldürelim, kafalarını keselim. farkımız kalmasın. insanlıktan çıkıp gideriz, birbirimizi kırar, doğaya kendini toplama şansı veririz.
0
bir ileti paylastim
(31.01.15)
@Doxanikee + @nawar : ama hep bundan dem vurulmuyor muydu bu sosyal mecralarda? İfade özgürlüğü bir tek islam aleyhine olunca mı güzel? Bakın burada kutsal bile olmayan bir konuya dair çizilen karikatür bile buradakileri deli etti. Oysa hep dediğim gibi, sınırsız özgürlük isteyenler nedense iş kendilerine dokundu mu ilk onlar alev alıyor.


Ayrıca ben islam adına kafa kessinler demiyorum.
0
m e b
(31.01.15)
@m e b ben olay çıkarmadım. ifade özgürlüğüne aykırı olacak bir şey demedim. yani dediğin tutmuyor bende. tabii baştan aşağı dezenformasyon olması hoşa gitmeme ve/veya kızma sebebi olabilir. yoksa kimse "nasıl böyle bir şey yaparlar!!" deyip olay çıkarmıyor.

anlayamadığınız olay şu; ifade özgürlüğü "senin yaptıklarından/söylediklerinden rahatsız olmayacağım" demek değil. hiçbir zaman da olmadı. ifade özgürlüğü seni, senin düşüncelerinden dolayı yargılamayacağım, sansürlemeyeceğim veya yaptırım uygulamayacağım demek.
0
nawar
(31.01.15)
@meb
öncelikle şunu anlaman lazım(aslında biliyorsun ama çarpıtmak işine geliyor); benim bir şeye kızmamla onun yayınlanmasını engellemeye kalkmam farklı şeyler. ifade özgürlüğünü savunmam hiçbir şeye kızmayacağım anlamına gelmiyor.

olgunluk şunu gerektirir, kızdığım veya öfkelendiğim şeylerin dahi yayılmasına mani olmam, bunu yapanlara saldırıda bulunmam. yaygın örnek çarli olayında Müslümanlar kızgınlıklarını geniş çapta protesto eylemleri ile ortaya koysa, kendi çaplarında boykot gibi yollara girişse, hukuki yolları denese kimse bundan rahatsız olmazdı.

bir iki laf da karikatüre etmek istedi canım.

bu karikatürü beğenen insanlar, en temel haklardan biri olan gösteri ve yürüyüş hakkını yok sayıyorlar. mesele insanların bir yere zarar vermesi falan değil, insanlar son derece sakince gösteri yapsalar bile toplumun bir kesimi bundan rahatsızlık duyacak. niye duyduklarını bile bilmeden itiraz edecekler.

"biz bile sesimizi çıkarmıyoruz, sana ne oluyor" kilit cümle bu. bu ülkede herkese güce karşı sessiz olup pısması öğütlendi. birisinin aykırı ses çıkarması diğerlerini kızdırıyor. Molotof falan hikaye kısmı. bu ülkede insanların ezici çoğunluğu "eylem yapan kız oruspudur, yolludur. eylem yapan erkek teröristtir" savıyla geziyor. öldürülmeleri yine toplumun ezici çoğunluğu tarafından meşru görülüyor.

neden? "biz sesimizi çıkarmaya cesaret edemedik, onlar hangi cüretle bizi beceren devlet gücüne ses çıkarabilir!!!"
0
doxanikee
(31.01.15)
ya şu ifade özgürlüğü olayında nasıl bir kavram karmaşası yaşıyoruz arkadaş. evet bu karikatür de ifade özgürlüğü kapsamında ele alınır, bu yüzden de cezalandırılmamalıdır. ancak isteyen de kendi ifade özgürlüğünü kullanıp karikatürü eleştirebilir. "hani ifade özgürlüğü vardı" diyerek de aslında bir başka ifade özgürlüğüne karşı geliniyor, baya komik. adam çizmiş, bence boktan. bu kafa, lobna'yı otururken kafadan vuran polise de börek çörek uzatmamızı bekleyenle aynı kafa hani. bu yüzden eleştirilmesi doğal ama kalkıp da kimse bunu çizeni cezalandıramaz.
0
soso
(31.01.15)
Insanlar bir seyler dusunur, karikatur cizerler. Bunu dusunuyorum sadece.
0
delifaruk
(31.01.15)
Saldırgan buldum.
0
yirmisantim
(31.01.15)
Bahsedilen kişi Berkin Elvan bi de. Artık dünyada bile olmayan bir "çocuğu" buna meze yapmak bile tek başına kansızlık bence. İlla bişey ima edeceksen başka bir figür koy oraya amk. Çocuğun kaşlarıyla, ten rengiyle ve bunların sonradan düzeltilmesiyle dalga geçmek de dahil olmak üzere; yaratılan yalana zaten hiç değinmiyorum bile; baştan sona ucuz, beyinsizce ve kötülük barındıran bir çizim.
0
pandispanya
(31.01.15)
@Nawar: ben de o zaman sizin üslubunuzla yanıt vereyim: ben de ifade özgürlüğü adı altında hakaret edenlerin kafası kesilsin demedim. Ama siz kalkmış "en azından kafa kesme olmadı" diyorsunuz bana.

@Doxanikee: e, berkin elvan'i seven biri kalkıp bu karikatürü çizeni kesse, bundan tüm "berkin elvan sevenler" mi sorumlu tutulacak ve hep bu kötü örnek hakkında mı tartışılacak?
Neden yanlış bir hareket yüzünden tüm kesimi suçlayalım? İfade özgürlüğü ne zaman ifade özgürlüğü olmaktan çıkar? Ben bu ikiyüzlülüğü dile getirmek istedim. Yoksa ifade özgürlüğü ile hakareti vs. ayırt edebiliyorum.
0
m e b
(31.01.15)
@meb: hangi ikiyüzlülük?

bir tarafta karikatüristler tutuklanıyor, gazeteden atılıyor ya da haklarında ardışık davalar açılıyor.

bunu çizene kim ne yapmış peki? özgürlüğün çift taraflı talebi mi bozuyor sizi? başkaları çizemezken üstelik de doğru olmayan bir sunum mu özgürlük?

ayrıca elvan'ı destekleyen karikatürler yapılsaydı bu tam oalrak suç olmazdı çünkü 14 yaşında bakkala ekmek almaya giden bir çocuk öldürüldü. bunun nesini tartışacaksınız ki? bunları eleştirmek ne zaman suç oldu ki sizin tabirinizle de hoşgörü kelimesi anlamca karşılığını bulsun?

bir çocuk öldürüldü denmesi mi hoşgördüğünüz? sağolun?!

eşit değil karşılaştırdığınız durumlar, daha onu teslim etmiyorsunuz ya neyse.
0
godoşu beklerken
(31.01.15)
@m e b ortada herhangi bir sansürleme çabası yok, mahkemeye verip hapse attırmaya çalışmak yok, gidip kimse kimseyi öldürmüyor e o zaman bunun nesi iki yüzlülük? hala göremedik söz edilen iki yüzlülüğü.

fark şu madem charlie örneğinden gideceğiz, o karikatür ve benzerleri sonrasında binlerce müslüman sokaklara dökülüp dinimizle dalga geçenlere ölüm diye sloganlar atıp, pankartlar açıyor, bu duyuruda "akıllanmamışlar/dersini almamışlar" diyenler oldu bu ölümlü olaylar sonrasında. onun dışında sansürlenmeye çalıştı cumhuriyet yayınlamayı düşününce. bak öldürmelerden, tehditlerden söz etmedim bile. işte bu direkt olarak ifade özgürlüğüne tecavüz. zaten laf edilen de bu. yoksa rahatsız olan müslümana "rahatsız olma" diyen yok. şurada bunun benzerini yapan kimse yok. yani tekrar etmek gerekirse bir iki yüzlülük yok.
0
nawar
(31.01.15)
@Godosu beklerken: yahu zaten benim demek istediğim şey şu: bu özgürlüğün sınırını kim neye göre belirliyor? Size göre Berkin Elvan'in üzerinden eleştirel karikatür yapmak bile tartışmaya kapalı ise, diğer karikatüristlerin eleştiri çekmesini neden eleştiriyorsunuz o halde?

Ayrıca karikatürü kim yaptı bilemem, destekleyeceğim bir durum bile yok ortada. Ben sadece, ortada bulunan bu ikiyüzlülüğü anlayamıyorum ; "benim idelojime ters bir ideoloji için ifade özgürlüğü altında yapılan hakaretler şahane ama benim ideolojime yapılan hakaretler tartışmaya kapalı şekilde hazmedilemezdir."
0
m e b
(31.01.15)
meb ciddi mi yazıyorsun bunları yahu? baya tekrar tekrar aynı şeyler yazlmış yani, anlamadım ki. biri mi vuruldu, birileri mi yakıldı? cezalandırıldı mı bu kişi? bunun üzerine mi bunları konuşuyoruz? tabii ki insanlar hoşlarına gitmeyen bir şeyi eleştirecek, hatta tartışmaya da kapalı olabilir, doğal değil mi bu? milleti yakmak, taramak ya da içeriye atmak yerine kaleme kalemle ya da sözle cevap verirsin ya da hiç cevap vermezsin, tartışmayı kapatabilirsin de, eee? ortada bir ceza yoksa ifade özgürlüğüne ihlal de yoktur. herkes her şeyi eleştirebilir. işin doğası bu.
0
soso
(31.01.15)
@m e b: bakın birisi öldürüldü. bundan sen maviyi sevebilirsin ben de turuncuyu sevebilirim, demekle eşdeğermiş gibi bir keyfiyetle bahsediyorsunuz.

eleştiri yapacaksanız ilk önce gerçekleri çarpıtmamanız gerekmekte. karikatürde molotov atanın molotov attığı için öldürüldüğü ve herkesin onu çok barışçılmış gibi andığı iması verilirken gerçek hayatta ölenlerin mobese kayıtları siliniyor, onları öldürenler kasklarından numaraları kaldırıyorsa, sizin karikatürünüzün yaptığı ifade özgürlüğü değil dezenformasyon oluyor ve ben bunu eleştiririm. ben bu karikatür ortadan kaldırılsın demedim bakın, eleştiririm dedim.

bu böyleyken karikatürler ortadan karikatürüstlere yaşam dar edilerek kaldırılıyor. burada yoruma bağlı olmayan bir eşitsizlik var. sizin benim keyfiyetim değil, çizilince başa bela açan karikatürler var. davalık olmuş, işi gücü yanında yıllardır bir de bununla uğraşan insanlar var.

bu karikatüristi bahsettiğiniz keyfiyetle kim yorumlayıp dava açmış ki, somut şeylerden bahsetmeniz gerekmiyor mu?

ikinci olarak da öldürülen çocukların molotof atmadıklarını söyleyen insanlar attıklarını söyleyenlerden katbekat fazla. e kamera kayıtları silinmiş? dövüle dövüle öldürülen insanlar bunlar. kimisi kurşun yemiş. polislerden bazıları anonim bir şekilde insanların gözlerine nişan alındığını, kapsüllerin 45 derece açıyla atılması gerekirken nişan alınarak atıldıklarını söylemiş.

bu durumda oluşan toplum vicdanının haklılığına kim karar verecek diye soruyorsanız, valla insan hakları üzerinde az-çok zımnen bazen de metnedilerek anlaşılmış şeyler.

ben bir yandan insan haklarına aykırı olduğu yönünde çok daha fazla somut delil varken bunun cezayı göze almadan yazılıp çizilememesini, diğer yandan da sözlerinden başka "delil"leri olmayan insanların olduğunu iddia ettiği şeyleri aynen öyleymiş gibi sunmakta ceza beklentisi olamayacağı için özgür olan adamın özgürlüğünü tartışıyorum.

birisi ölen çocuklar hakkında bahsettiğiniz türden bir karikatürü kazasız belasız çizebildiğinde (insanlara twitterdan oradan buradan ölüm ve dava tehditleri yağmadığında mesela) o zaman belki de sizin bu karikatürü nasıl eleştirebileceğinizi örneğiyle görür de fikir edinirim, ancak dikkat ederseniz bu daha olabilmiş değil. ben somut şeyler üzerinden gitmeye çalışıyorum ve derdimi en iyi bir önceki paragraf anlatıyor. o yüzden ideolojiden falan bahsetmeniz konuyu çarpıtmak oluyor. ayrıca o konu zaten tamamen şuraya konan karikatürün aleyhine işler ve yukarıda bahsettiğim nedenlerden ötürü böyle olur.
0
godoşu beklerken
(31.01.15)
Mal turnusolu olmuş. Engin Ardıç gibi, Salih Memecan gibi kalitesiz, seviyesiz, ve daha yazamayacağım bilimum sövgü.
0
sevgikusunkanadinda
(31.01.15)
Kimi saçma demi, kimisi de doğru. Ama olay bu kadar basit değil. Bu karikatürde ki olay bazı zamanlarda doğru olabiliyor, her zaman değil ama.

Polise molotof atan birr orusbu cocuğununa polis fiske vursa, sanki mazlummuş gibi ajitasyon yapabiliyor, halk desteği alabiliyor.

Tam aksi olarak, bazende gerçekten hakkını düzgünce arayan iyi bir insan, polis terorüne kurban gidebiliyor.

Sezarın hakkı, sezara.
0
yavuzsyildiz
(31.01.15)
www.youtube.com

en azından gezi'de böyle olmadığını bildikleri halde, gerçek olduğunu iddia edenler hakikaten kuşbeyinlidir.
0
baal
(31.01.15)
@Yavuzsyildiz o söylediğinin sebebi özellikle 20. yy son çeyreğinde doğup batı şehirlerinde yaşayanların en çok şahit oldukları terörün polis kaynaklı olması. PKK, el kaide ve dhkp-c terörü gördü istanbullu ama o ölümlerin de vak'ların da toplamı sayı olarak polis kaynaklı vak'aları yarısından az.

En azından parkta oturan gencin göğsüne tekme atarak öldüren ya da yürüyüşte yere düşen kadını tekmeleyerek bebeğini düşürten terör örgütü vak'ası duymadık henüz. Mesela bankada kendisine kimlik sorulduğunda polis kimliğini gösterip kabul edilmeyince de "bu kimlik senin karını yatağından aldırır" diyen terörist de görmedim mesela ben henüz. Örnekler say say bitmez. Bak 1 mayıs'lar ya da Gezi olaylarına hiç girmiyorum bile.
0
nawar
(31.01.15)
Biri sosisini mi almış, sosissiz mi kalmış oğlan, ondan mı kızmış o kadar?
Polisin niye kılı yok, tüysüz müymüş polis?
Resmi tutanların kolları da çok kıllı.

Karikatürü çizen kişi "kör ölür badem gözlü olur" hakkında bir karikatür kurgulamaya çalışmış.
Sosyal isteği olan birini öldürmek eylemini gözden kaçırma, sümen altı etme kaygıları çok açıkta kalmış. Ya da kendi de göremiyor.

Ya da bunların hiç biri değil, suyu bulandırıyor.

Sevmedim ben.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(31.01.15)
(9)

şu hurafeyi biliyor musunuz?

m e b
aklıma takıldı, araştırdım ama bulamadım.yeni doğan bebeğin kanını çeken ya da öldürüp giden bir kadın figürü var. gülhatun mu, gülebe mı neydi adı.güya bebeğe bir şeyi giydirmezsen okumazsan, başında sen yokken o güllü kadın alıp gidiyor bebeğin canını.neydi bu kadının adı?
aklıma takıldı, araştırdım ama bulamadım.
yeni doğan bebeğin kanını çeken ya da öldürüp giden bir kadın figürü var. gülhatun mu, gülebe mı neydi adı.
güya bebeğe bir şeyi giydirmezsen okumazsan, başında sen yokken o güllü kadın alıp gidiyor bebeğin canını.

neydi bu kadının adı?
0
m e b
(29.01.15)
Lilith var onu yapan.
0
devilred
(29.01.15)
Al basması sanırım
0
kucukarabalikk
(29.01.15)
Lilith hocam bu. Hristiyanliktan geliyor.
0
joy luck club
(29.01.15)
Albastı
0
legolasin son oku
(29.01.15)
alkarısı
0
tepedeki psychedelic adam
(29.01.15)
pozzecco
(29.01.15)
Alkarısı
0
gotic
(29.01.15)
aradığım "alkarısı" idi. teşekkürler yahu hepinize :)
0
🌸m e b
(29.01.15)
albiz diyollamış ona. albastı olunca albiz geliyormuştu.

lohusa ateşleniyor bazen, ona albastı diyorlar. sıtma gibi ateşlenir.
eskiden bebeğe ilk ezana kadar süt verilmiyordu. bebek süt emmeyince süt sıtması denilen ateşlenme de oluyor. bence albastıyla süt vermeme geleneği arasında doğrudan ilişki var.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(29.01.15)
(13)

anonim olarak sormak istediğiniz sorunuz var mı?

m e b
hiç "duyurunun anonimlik özelliği olsa da şu soruyu sorsam." dediğiniz sorunuz var mı?benim var da, sizinkini merak ettim.
hiç "duyurunun anonimlik özelliği olsa da şu soruyu sorsam." dediğiniz sorunuz var mı?

benim var da, sizinkini merak ettim.
0
m e b
(28.01.15)
duyuru yeterınce anonım bence
0
dusmanimizkindirbizim
(28.01.15)
bençede yeterince anonimiz.
0
anonymice
(28.01.15)
Anonim değil miydik?
blogs.discovery.com
0
aychovsky
(28.01.15)
duyuru yeterince anonim değil. tabi bu bizim hatamızda olabilir ancak değil. o yüzden evet anonimlik özelliği son derece gerekli bir özellik. sonuçta burada da belli bir arkadaş 'çevresi' oluşuyor. belli bir süre duyuruda takıldıktan sonra insanlar seni tanımaya ve gerek duyuru gerek özel mesajlarla belli bir tanışıklık sağlanıyor. bu duyurunun kaçınılmaz bir etkisi. bu yüzden bir süre sonra soracağın sorularla ilgili kendini sansürlemeye başlıyorsun ve sormak istediğin 'özel' sorularını soramıyorsun.

bunu sormuyorsun şu anda ancak duyuruya bu özellik getirilmeli :)

not: benim yok canım öyle sorularım, gayet şeffafım ben 1!11!
0
air
(28.01.15)
benim var ama soramiyorum, anonimligimi kaybettim, buradan gercek hayatta da gorustugum insanlar oldugu icin :(
0
yuzır
(28.01.15)
İlla ki.
0
yirmisantim
(28.01.15)
benim anonim sorular için başka hesabım var.
0
yatagants
(28.01.15)
ikide bir ifşa yok mu, ifşa olsun, hadi buluşalim falan derseniz tabii anonimlik kalmaz, sonra böyle kakalak gibi kalirsiniz.

ben cok anonim kalmak istersem, yeni hesap aliyorum. diger hesaplarımı tarihe gömüyorum.
0
jaygatsby
(28.01.15)
Normalde zaten anonim olmamiz gerekiyordu.
0
delifaruk
(28.01.15)
tabii ki normalde anonim kalmamız gerekiyordu ama bazen milletin önyargıyla bakacağı sorularımız oluyor. mesela, bir duyuru yüzünden, o kullanıcıya "o malum duyurudan önce", "o malum duyurudan sonra" diye değişik davranılacaksa anonimlik şart gibi.
0
🌸m e b
(28.01.15)
sözlük yazarlarının çoğunun vardır.

anonim bile olsak anonim kimliklerimiz de oldu sözlük nicklerimiz sayesinde :) anonim olmanın amacı o soruyu soranın sen olduğunun bilinmemesidir. Ama biliniyor işte. TC numaran adın soyadın bilinmese de burberry'nin sorduğu biliniyor.

çat diye yeni bir sözlük hesabı alamayacağın için de, evet, bazen keşke olsa diyorum :)
0
burberry
(28.01.15)
@jaygatsby

tutumun hiç hoş değil. kendi üzerimden konuşacak olursam ben hiçbir zaman ifşalara katılmamış ve halihazırda yazar hesabı ve birden fazla duyuru hesabı olan biri olarak böyle bir yazı yazdım. ne kadar hesabın olursa olsun kimi zaman öyle şeyler oluyor ki o bilgi ile tanınmak, hatırlanmak istemeyebiliyorsun. ne zaman ifşa olacağın belli olmaz. bu kullandığım 'air' hesabı benim yedek/anonim hesabımken ana yazar hesabımda yolunda gitmeyen şeyler oldu ve bu hesabım ön plana çıktı ve bu hesabımla belli bir arkadaşlık ilişkileri kurdum. şimdi eğer bu hesabımla daha önce bir şey yazmış olsaydım şu anda sıkıntı yaşayabilirdim. diğer hesaplarımıza da ne zaman ne olacağı belli olmuyor.

ayrıca anonimlik sadece soru sorarken olmamalı. bazen öyle duyurular oluyor ki cevabını biliyorsun ancak (cevap ne kadar soranın işine yarayacak olsa da) o cevabı veren kişi olmak istemiyorsun. ben bu sebeple bir çok cevap veremediğim duyuru biliyorum.
0
air
(28.01.15)
Ben bu konuda karar veremiyorum.

Kendim olarak soru sorarsam cevapların beni bilenler için daha doğruya yaklaşık olacağını biliyorum. Keza cevap verirken de duyurucu hakkında az çok fikrim varsa cevap vermek kolaylaşıyor. Afaki, havada kalan şeyler yazma olasılığı düşüyor.
En basitinden ele alalım, bir sivilce sorusu, bir yemek tarifinde bile geçerli bu durum. Atıyorum, coyote sorduysa başka türlü, ciğerdelen sorduysa başka türlü anlatırım yemek tarifini ya da sivilce ilacını.

Anonim olarak soru sorar mıyım? Evet, sorabilirim. Örneğin ailevi hukuksal bir durum vardır sorabilirim. Benden başka kişilerin de içinde olduğu konular olur, onların adına bilgi paylaşmak istemem sorabilirim. Kendime ilişkin kimsenin bilmesini istemediğim konular olur sorabilirim. İşte burada cevapların beni bilerek verilmediğinin ayrımında olmam lazım. Cevapların doğruluk payı düşebilir. O zaman da duyuru bu anlamda asıl görevini yapmamış olur. Duyuru, doğru cevabı aradığımız bir yer çünkü.

Diyelim anonim olarak bir soru sordum, ve cevaplar geldi. Aslında o cevaplar benim için geçerli değil ve ben içlerinden birini ikisini doğru kabul ettim. O cevaplar benim için yalancı emzik gibi olacak açlıktan kıvranana kadar beni oyalayacak. Belki de beni üzecek.

Birkaç yıl önce burada kendimi iyi hissedeceğim filmler filan istediğim bir duyuru açmıştım. Buradan kimseye o zamanlar kanserle mücadele ettiğimi söylememiştim. gelen duyurudaki videoda konuşmacı " hastanedesiniz diyelim bla bla bla yan odada da kanserli bir hasta yatıyor... " siz o değilsiniz kendinizi iyi hissedin gibi bir şeyler anlatıyordu. Arkadaşa kızmadım, kendim açık olmadığım için doğru cevabı alamamıştım. ( Atlattım şimdi iyiyim. Fırsatını bulmuşken "kanserden korkmayın, geç kalmaktan korkun" spotumu da hemen yapıştırayım buracığa :P)

Neyse işte, anonimlik olabilir, olsa iyi olabilir. Ancak doğru kullanmayı bilemezsek duyuru görevini hakkıyla yapamaz. Bunu bilmek çok önemli. Herkes bilebilir mi? Emin değilim.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(28.01.15)
(9)

ekmek yapma makinası sorusu

minguinho
Öncelikle, ekmek yapma makinası almayı düşünüyorum ve önerilere açığım. arçelik fiyat olarak çok uygun göründü, öyle çok paralar vermeyi düşünmüyorum. yalnız 2 model arasında tek ve çift hazmeli olmaları dışında bir fark var mıdır? ben göremedim ama yine de bi fikir sormak istedim. 600 watt - 800 wa
Öncelikle, ekmek yapma makinası almayı düşünüyorum ve önerilere açığım. arçelik fiyat olarak çok uygun göründü, öyle çok paralar vermeyi düşünmüyorum. yalnız 2 model arasında tek ve çift hazmeli olmaları dışında bir fark var mıdır? ben göremedim ama yine de bi fikir sormak istedim. 600 watt - 800 watt farkı aynı anda 2 katı ekmek pişirebilmesi içindir diye düşünüyorum. eğer başka bir fark yoksa teklisi benim için gayet yeterli olacak.

www.istanbulbilisim.com.tr

www.istanbulbilisim.com.tr
0
minguinho
(27.01.15)
bir kere ekmek yapılıp sonra rafa kaldırılan cihazlar bunlar. öküz kadar aletten bile bi tane normal türk erkeğini doyuracak ekmek çıkmıyor. o yüzden alma.
0
roket adam
(27.01.15)
Soruya ekleme yapayim:
Bu aletle duzenli ekmek yapip, evin ekmek ihtiyacini bununla karsilayan var mi, kullanisli mi bunlar?
0
delifaruk
(27.01.15)
önerilere alıp almama konusunda değil marka model konusunda açığım. normal türk erkeği değilim, beni 2-3 gün götürür bundan çıkan ekmek. kullanıpkullanmamak konusunda tereddütüm yok.
0
🌸minguinho
(27.01.15)
anneme Arçelik K-2715 Ekmek Yapma Makinası almıştım zamanında, halen kullanıyor. enfes ekmekler çıkıyor. 4 kişilik aile doyuyordu ekmekle. 800 w olması daha iyi olur çünkü güzel pişirir. tekli haznesini kullanır genelde.
0
teknikekip
(27.01.15)
@teknikekip peki 2 hazneyi de doldurduğunda iyi pişiyor mu yine 800 watt lık motorla? eğer pişiriyorsa 600 watt 1 hazneye yeter diye düşünüyorum. yerim dar, tek hazneli olan daha küçük, sıkıntı yaratmayacağından emin olursam benim için çok daha uygun olacak
0
🌸minguinho
(27.01.15)
Bizdeki tek hazneli arcelik, iyi de pisiriyor ama biz ne kadar kullaniyoruz muamma...
0
physcos physcos
(27.01.15)
bir kişiyi bile doyurmıcak ekmek çıkan diyenler nasıl birşey kullanıyo bilmiyorum.gayet bir aileyi yarısıyla bile doyurabilecek bir ekmek yapıyorki ben baya baya yiyen bir insanım.eğer evde düzgün biryer varsa güzel ekmekler yapılabilir.
0
lprytk
(27.01.15)
tek hazneliye baktım, ekmekler iyi pişmiş görünüyor. ikisi arasında boyut olarak pek fark yok sanıyorum. tabii yine de siz bilirsiniz. ben olsam 800w olanı alırdım. ileride işi sanata çevirmek isterseniz bir hanesinde zeytinli diğer hanesinde cevizli ekmek yapabilirsiniz örneğin.
0
teknikekip
(27.01.15)
ikisinin programı da aynı gibi. 800 wat ikili pişirme için değildir, kabuk içindir sanırım.
2715 de ayrıca bir kazan daha var ve iki karıştırma aparatı var bunlar fiyat farkını açıklıyor.

2715 şöyle:
ekmeksanati.com
paslanma sorunu oluyor denmiş:
ekmeksanati.info

çift kazan seri ekmek yaparken kullanışlı olabilir. büyük kazanda pişirdin diyelim, soğumasını beklemeden ikinci kazanla tekrar ekmek yapabilirsin. ikili kazanda aynı anda değişik iki çeşit ekmek yapabilirsin. başka bir numarası yok.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(27.01.15)
(12)

Hukuk/ boşanmada mal paylaşımı

hayat aklini konusacak bir filozof uret
Boşanmada eşlerden birine (kadın) ailesinden kalan bir mal var. Mal hisseli. Müşteri bulunmuş satılacakmış. Evlilikleri süresince edindikleri bir de ev var. Ev de kadının üzerine.Evi alırken, sonrasında adam katkıda bulunmamış hatta köstek olmuş. Evlilikleri boyunca iş kuracam falan filan diye kadın
Boşanmada eşlerden birine (kadın) ailesinden kalan bir mal var. Mal hisseli. Müşteri bulunmuş satılacakmış.
Evlilikleri süresince edindikleri bir de ev var. Ev de kadının üzerine.

Evi alırken, sonrasında adam katkıda bulunmamış hatta köstek olmuş. Evlilikleri boyunca iş kuracam falan filan diye kadının çalışıp kazandıklarının çoğunu çarçur etmiş. Kadının bileziklerini kardeşine vermiş geri almamış, bir çok şey yaşamışlar. Şimdiye kadar evi geçindirecek bir kazancı bile olmadı, hayal dünyasında yaşıyor diyor. Yalnız olsaydım bu evden başka yazlığım arabam da olurdu çocuklarımı da daha iyi okuturdum diyor. Yine de mal paylaşımı değişikliğinde herhangi bir işlem yapmamış. Yapsam kabul ederdi sanırım, o da biliyor zaten diyor.

Şimdi kadın boşanmak istiyor. Daha fazla katlanamayacağım adamla aynı sofraya bile oturamıyorum artık, çocuklar büyüsün diye bekliyordum diyor.

1. Boşanmada bu miras kalan mala ya da satılırsa paraya adam ortak olur mu?

2. Ev kadının kazancı aslında, her ne kadar kadın "olsun varsın artık" dese de yine de sorayım, kanıtlayabilirse (kanıtlarım istersem dedi ama nedir kanıtlar bilmiyorum) evi kadının alma durumu nedir?

3. Kadın, adam evlenir ederse çocukları zarar görmesin istiyor. Çocukların haklarını korumak için ne yapılabilir?
Evi çocukların üzerine geçirme dışında satamazlar şerhli bağış filan olabilir mi? Ya da başka bir yol var mı?

4. Boşanmanın malın satılamsından önce veya sonra olması fark eder mi?

Teşekkür ederim.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(26.01.15)
1. Miras durumu farklı olabilir.
2. Yok öyle bir dünya. Başta sözleşme yapmadılarsa paylaşılır. Aynı durumda kadın ev hanımı koca çalışıyorken kadın nasıl alıyorsa aynı şekilde adam da payını alır. Birlikte alınmış sonuçta.
3.Velayeti üstüne almak ister, durumunu çocuklarına iyi bakacağını vs belgelerse alır ki dediğin durumda velayetleri alma ihtimali yüksek duruyor.
4.Evet farkeder.

not: avukat değilim
0
accorbite
(26.01.15)
1. Miras ile edinilen mal kadına kalır. İspatlaması kolay. Veraset beyannamesi.
2. "Adam zaten kabul ediyor" denmiş. Eğer bunu beyan ederse kadın evi de alır. etmezse belki adamın sigorta geçmişinin incelenmesi istenebilir. ödediği gelir vergisine bakılır vs.
3. Adamın evlenmesinin çocuğa maddi zararı ne olabilir?
4. Önce veya sonra farketmeksizin evi hülle yoluyla el değiştirmek sakıncalı bence. Adamın beyanı ile bu iş terse dönebilir. Kötü konuma düşebilirsiniz. Siz bu olayı nasıl yemeyecekseniz, hakim de yemeyecektir.

Özetle adam zorlanmadan evin yarısını alabilir. İkna edip ne kadar az vererek anlaşabilirseniz o kadar iyi. Belki bir protokol ile evin sadece satılması durumunda elde edilecek gelirden pay vermek bile önerilebilir. Evin çocuklara kalmasını istiyorsa kabul edecektir.

Sizin de elinizde çocuklar için nafaka kozu var. Çocukların eğitim giderlerine falan ortak olmak zorunda baba. Özel okula vermek adamı bu açıdan caydırıcı olabilir, eve karşılık nafaka.

velayetleri zor alır.

not: ben de avukat değilim.
0
screamshot
(26.01.15)
@accorbite, Velayetlik yaşta değil çocuklar. Biri reşit, diğeri de neredeyse reşit. (sanırım 6-7 ay var)
Durumu anlamaışsın, adam kendine anca bakarsa iyi. Hiç kazanamıyor. Kadın bakar, iş beğenmemezlik yapmaz ne iş olsa çalışır. Kimseye muhtaç olmayım kafasında. Adam da iş beğenmez, abuk subuk işler yapar.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(26.01.15)
@screamshot, adam evlenince evin yarısından evlendiği kadın da pay alıyor ya. Adam ölünce direk veya hisseli yeni eşe pay kalıyor bildiğim kadarıyla.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(26.01.15)
anladığım kadarıyla eşler arasında yazılı sözleşme ile özel bir mal rejimi belirlenmemiş. bu durumda edinilmiş mallara katılma rejiminin benimsendiği kabul ediliyor kanunen. bu rejimle ilgili olarak düzenlemeler yapılabiliyor eşler tarafından yine yazılı bir sözleşme ile (bazı kişisel malların edinilmiş mal kabul edilmeyeceğini kararlaştırmak gibi) ama söz konusu çift bakımından ortada böyle bir sözleşme de olmadığı varsayımıyla, edinilmiş mallara katılma rejimi hükümlerine göre cevaplıyorum;

1. miras kalan mala diğer eş ortak olamaz çünkü bu kişisel maldır; miras kalan mal satılırsa onun satışından elde edilen paraya ise ortak olur çünkü kişisel mallardan elde edilen gelirler edinilmiş mal sayılır.

2. evlilik sırasında alınan bir ev olduğu için edinilmiş mal sayılıyor. kadının evin tamamını alma durumu yok.

3. çocukların hakları zaten korunuyor kanun tarafından. çocukların gelir ve giderlerine, eğitim masraflarına eşler gelirleri oranında katılmak durumundalar. boşanmada hem kendisi hem de çocukları için nafaka talebinde bulunabilir kadın.

4.evet fark eder. mal boşanma kesinleştikten sonra satılırsa malın satışından gelen parada adamın bir hak iddiası söz konusu olamaz.

not: avukatım.
0
m e l t e m
(26.01.15)
@m e l t e m, çok teşekkür ederim.

Ev nasıl pay edilecek, yarı yarıya sanırım demi?

Adam evlenirse yeni eşin o evden hakkı olmuyor mu? Babaları ölünce yeni eş sonraya kalırsa ne olacak durum?
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(26.01.15)
Rica ederim. Tasfiye işi biraz karışık ve detaylı...

Önce şunu belirteyim; ev eğer 1 Ocak 2002 tarihinden sonra alındıysa yukarıda belirttiğim gibi ortak mal ama eğer bu tarihten önce alındıysa o zaman adam hak iddia edemiyor evde, sadece evin değerinin artışını sağlayacak katkılarda bulunduysa (ki bulunmamış zaten, öyle anlıyorum) onları geri alabiliyor.

Edinilmiş mallara katılma rejimine göre edinilmiş malların -yani evin de dahil olduğu malların- artık değerinin yarısı diğer eşe ait oluyor.

Artık değer nedir? Artık değer, eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktar.

Daha detaylı bilgiyi ancak vekalet vereceğiniz ya da dosyayı inceleyecek, edinilmiş malların hesabını yapacak bir avukattan öğrenebilirsiniz.

Yeni eşin ev üzerinde bir hakkı olmaz, ancak bu bahsettiğim artık değer üzerinde bir hakkı olabilir.

Bu duyuruyu siilmezseniz sevinirim bu arada. Eğer ki benzer bir soru gelirse yönlendirme yaparım. :)
0
m e l t e m
(26.01.15)
Bu kadar değişti mi bu işler hayret bişey.

Annemden babama kalan maldan, babamın ölümünden sonra bizim cicianneye pay düştü. 16/1 kadar mı neydi. Daha geçen gün bizim bir arkadaş da aynı şeyden bahsetti. Ben mi yanlış anladım acaba.

Adam evlenince önceki evliliğinden aldığı pay yeni eşe geçmiyor mu yani?
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(26.01.15)
Yeni eş adamın mirasçısı olacağı için adamın hak ve borçları ona geçiyor evet ama sanırım ben doğru ifade edemedim.

Bu sorularınızla (tamamıyla) ilgili olarak @totaalbummer nickli kullanıcıya danışın siz isterseniz. Kendisinin bu konuda benden daha bilgili olduğunu anlıyorum bana gönderdiği uyarıcı mesajdan ötürü.

Benim alanım aslen fikri mülkiyet hukuku, Mustafa Dural hocamdan medeni hukuk dersini alalı 10 sene oluyor ve aklımda kalanlar bu şekilde. Verdiğim bilgilerde bir hata olduysa affola. Kimseyi mağdur etmek istemem. Sevgiler
0
m e l t e m
(26.01.15)
Meltem, o arkadaş niye buraya yazmadı bilmiyorum.

Bu hanımın eli epey sıkışık şimdi. Baroya başvursa avukat atar mı baro acaba? Ya da başka nasıl yapılabilir. Kendi başvursa da olur sanırım. Evin yarısı giderse gitsin artık n'apayım diyor çünkü.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(26.01.15)
Ben de bilmiyorum, bana bayağı ağır sözler sarf ettiğini ve henüz avukat olmadığını ise biliyorum. Neyse... Dediğim gibi, hatam olmuşsa affola.

Baro avukat tutacak maddi durumu olmayanlara avukat atıyor evet. İstenen bazı belgeler var, onlarla başvurulması gerekiyor.

İstanbul Barosu'nun adli yardımıyla ilgili linki de vereyim, orada istenilen belgeler de yazıyor: www.istanbulbarosu.org.tr
0
m e l t e m
(26.01.15)
"mal boşanma kesinleştikten sonra satılırsa malın satışından gelen parada adamın bir hak iddiası söz konusu olamaz"

@meltem Miras kalan maldan bahsediliyor değil mi burada?
0
screamshot
(27.01.15)
(7)

Dayak arsızı olmuş çocuk ve başka şeyler

hayat aklini konusacak bir filozof uret
Çok enteresan bir şey oldu. Hem sizlerle paylaşayım hem de fikirleriniz alayım istedim.Bazılarınız biliyor ben göç almış bölgelerde gönüllü çalışmalara katılıyorum. Çocuklarla el işi, resim, müzik, satranç, tiyatro, ingilizce, ders desteği.. çeşitli çalışmalarımız var. (Annelere de okuma yazma, mesl
Çok enteresan bir şey oldu. Hem sizlerle paylaşayım hem de fikirleriniz alayım istedim.

Bazılarınız biliyor ben göç almış bölgelerde gönüllü çalışmalara katılıyorum. Çocuklarla el işi, resim, müzik, satranç, tiyatro, ingilizce, ders desteği.. çeşitli çalışmalarımız var. (Annelere de okuma yazma, mesleki kurslar, hijyen vb bilgilendirme gibi çalışmalar yapıyoruz)

Şimdi bu sene bir grup öğrenciyle çalışıyoruz. (4. sınıf) Öğrencilerin bulunduğu bölge gerçekten çok zorlu. Aileler sorunlu, dayak yemeyen çocuk yok gibi filan.

Çocukların neredeyse hiç bir konuda kazanımları yok . Her çalışmaya sıfırdan başlıyoruz, iğneyle kuyu kazıyoruz. 3. 4. sınıfa gelmiş okumayı sökemeyenler var. 6.7. sınıfta heceleyerek okuyanlar var. Resim çalışması yapılacak, resim çıkmıyor.

Neyse bu seneki grup çalışmanın başından beri bir düzene giremedi. Hem çok hevesliler hem de bir türlü çalışmaya başlayamıyoruz dur otur demekten. Ne yaptıysak olmadı en sonunda grubu dağıtmaya karar verdik. Çalışma süreli, gösterimiz var. Mümkün değil olmayacak. Başka grup kuralım bari dedik.

Karne günü toplandık. Karneleri de takdir teşekkürlük yani bu öğrencilerin. İşte tebrikler filan. Çalışmaya geçtik, seninkiler yine kudurmaca. El hareketleri, küfürler, çalışmanın başından sonuna biri yüksek sesle şarkı söylemede... Bir şey anlatıyorum, fıııııııııııy bi sesler. Arkanı dönmeye gelmiyor.

En sonunda "dDağıtıyoruz grubu" dedik. Kızlar mızmızlandı filan, neyse çıktılar bunlar.
Biz kafalar gülle, yürekler gülle oturduk, plan program yapmaya çalışıyoruz. Nasıl zor bir karar anlatamam. O öğrencilerin o çalışmaya o kadar çok ihtiyaçları var ki aslında.

Birinin baba şizofren, çocuk tedavi görüyor.
Birinin kardeşi süper başarılı zeki bir çocuk, abi ezilmiş kardeşin başarısı altında, ilk geldiğinde konuşmuyordu bile. Öyle bir kenara siniyordu neredeyse. Çalışma boyu şarkı söyleyen bu.
Bir kız var, aile iki sokak öteye çocuğu bırakıp alıyor. Bu da ilk geldiğinde sinik olup sonradan değişenlerden. Çalışma boyu oğlanlardan birine "annenin günlüğünü okudum" mu diyormuş ne. Çalışmayı dağıtıyoruz dedik o gülüyor. Gülmeye hasretti herhalde, tadını mı aldı nedir. Ha bire gülüyor çocuk, fiyonk gibi dişler ortada.

Neyse biz içeride yeni grup hakkında konuşuyoruz filan bunlar gitmediler evlerine.
Evinize gidin demeye çıktım "biz bırakmayacağız çalışmayı, çalışma günleri geleceğiz, siz bizi bıraksanız da biz bırakmayacağız kararlıyız" dediler. Bir süre daha oturduk işte sınıfı temizledik filan. Çıktık, dışarıdalar hala. Başladı bunlar slogan atmaya. Sloganlar eşliğinde arabaya bindik arkadaşlar. Kendimi turk filmlerindeki o zalım patronlar gibi hissettim, valla zormuş. Bir yandan da helal olsun çocuklara diyorum içimden. Gülümsememek için zor tuttum kendimi.

Şimdii, biz çocukları dağıtmamaya bir ikisini çıkarmaya yeni ilavelerle devam etmeye karar verdik.
Çıkarmak zorundayız çünkü grubun şirazesi çok kaydı. İçlerinden biriyle başka bir çalışmada çalışıyorum. Çocuk orada çok normal, bu gruba gelince tekmeler filan.
Çıkardığımız çocukları belki sonra başka grupların içine alabiliriz ama belki de alamayız.

Toparlamaca:
Bu çocukların büyük bölümü dayak yiyen/baskı altında olan çocuklar. Biri her gün yiyormuş duyduğuma göre. Biz onlara olması gerektiği gibi davranıyoruz, işlerin bu hale gelmesindeki en büyük etken bu. Bir şeyi ricayla söyleyeyim çocuk 1-2 santim büyüyor genişliyor, gözlerinin içi ışıldıyor. Sonra eve gidiyor, dayak/ hor görme.

Annelerle, öğretmenleri müdür yardımcıları eşliğinde bir toplantı yapacağız.
Bu tür toplantılarda birebir gibi konuşulmaz, toplantıdan bu anlamda bir beklentim yok. Annelerle çocuklarını çalışmalara düzenli yollamaları gibi konuları söyleriz diye düşünüyorum. (Anneler tembel ve disiplinsiz biraz, uyuyor çocuğu kahvaltısız yolluyor, geç yolluyor..)


Önerileriniz, eleştrileriniz olursa sevinirim.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(26.01.15)
ortada bir soru göremedim ama eğer dayak arsızı olmuş çocuklarla nasıl etkili iletişim kuracağınızla ilgili fikir alışverişinde bulunmak istiyorsanız, bunu buraya değil alanına hakim bir pedagoga danışsanız daha iyi edersiniz. tabii şu da var; sorun aileden temel aldığı için sadece çocuklarla çalışmak yetmeyecek, aile eğitimi de gerekecek. aileleri buna ikna edebilir misiniz bilmem.

çocuklar hakkında kalıcı bir çözüm yolu bulana kadar sorumluluk verme yoluna gidin ve verdiğiniz sorumluluğu sıkı takip edin, takip ettiğinizi de gösterin. zor çocuklarla ilk denenecek yollardan birisidir bu. siz yaptınız mı bilmiyorum.

açıkçası ortada bir soru olmadığı için afaki yazıyor gibi de hissediyorum kendimi. durumu biraz netleştirseniz, belki daha nokta atışı cevaplar alabilirsiniz.
0
vesna
(26.01.15)
bu çocukların birikmişini bi toplantıda düzeltemezsin. seni beni aşan bir durum.


bazen çocuklar içlerinde bulunan gruba göre davranış değiştirirler.

öneri olarak grubu başka gruplara azar azar dağıtabilirsin. bilmiyorum başka grup var mı ama bu mantıklı geliyor.

baika grup yoksa grubu küçültebilirsin. bu çocuklar ilgi isteyen çocuklar, belki az kişi olup daha çok ilgi görmeleri daha iyi olur.

umutsuzluğa kapılma. onlar çocuk. yaşadıkları o kadar travma ve varoşluktan sonra böyle olmaları çok normal, asıl normal olsalardı patolojik olurdu.
0
ceycey e
(26.01.15)
veli toplantısında sorumsuz anneleri ifşa edip, ilgili anneleri övmek de etkili olabilir. küçük bir mahalle falansa daha çok dikkat ederler eleştirilmeyr
0
ceycey e
(26.01.15)
biz yazılım dünyasında özensiz kod yazanlar için şöyle bir yol izliyoruz,

ilk önce grupları küçültüyoruz, 3,5 kişilik gruplar oluyor (grupların tekil olması önemli, aksi halde karar mekanizması çalışmıyor) her bir özensiz kişiyi bu gruplarda birer kişi olarak dağıtıyoruz, (grup büyükse iki kişi olabilir ama bu kısım tehlikeli, iki özensiz kişinin arkadaş olup dayanışma içinde olmasına izin vermemek lazım), ardından özensiz kişinin yazdığı kodları depoya almamak için kurallar yerleştiriyoruz.

her commit (işin yazılıp gönderilmiş hali), grup içindeki diğer kişiler tarafından gözden geçiriliyor ve kod özensiz olduğu için kabul edilmiyor, neresi özensiz, neresi baştan savma ve nedenleri ile her seferinde tek bir açıklama ile çalışma red ediliyor.

burada önemli olan bir diğer unsur red işlemini her seferinde bir başkasının yapması, böylece kişi kendisine bir kişinin gıcık olduğu için takdığını düşünmesini engellemek. bunu yaparken grupdan ayırmıyoruz kesinlikle.

yani demek istediğim çalışma baştan sona özensiz ise, her seferinde gerekirse tek satır için açıklama ile red edilme, bu yapılan işin tamamının düzeltilmesine kadar devam ediyor.

burada önemli olan çalışmayı yapan kişi aynı zamanda ustalarında çalışmalarını görüyor ve inceleyebilir oluşu. onlardan ders alıyor sürekli gözlemliyor. bir kaç aya kalmadan kişi kendini toparlayıp özenli şekilde iş yapmaya başlıyor. bu süreç içinde tabii bir süre boyunca kendini kötü hissediyor, ancak beraber yemeğe çıkılıyor muhabbet ediliyor vs. iş başka arkadaşlık başka olayı one hissettiriliyor.


eğer yeterince büyük bir gurubunuz var ise bu türden yaramaz / arsız çocukları bir arada tutmamaya çalışmanız (üzüm üzüme baka baka kararır) bahsettiğiniz kardeşleri de bir arada tutmayın, başarısız olan kardeş kendi bağımsızlığını ilan edebilmeli, aynı mahallede olanları, akraba olanları farklı gruplara yerleştirin ki kendi aralarında gruplaşmasınlar.

bir farklı olarak çocuklara badilik sistemini getirebilirsiniz, bunun sosyal ve psikolojik yarar/zararları olduğu tartışılan bişi tabii onu da belirteyim. badiler sürekli değişmeli bu arada (iki üç haftada bir)

aklıma gelenler bunlar, eğer bunları gerçekleştirme şansınız yoksa durumu tekrar değerlendirebiliriz, bir endüstri psikologundan bir kaç gün için destek ve eğitim alabilirsiniz sanıyorum. yaptığınız çalışmayı sebebleri sonuçları ile açıklarsanız ve mevcut durumu da anlatabilirseniz size bir kaç günlük eğitim verebilirler.
0
selam
(26.01.15)
denemişinizdir belki ama ödül-ceza yöntemini uygulayın derim ben. kaç öğrenci var toplamda bilmiyorum bütçe olarak sizi sarsar mı o açıdan. öncelikle bir adet yasak davranışlar tablosu olsun, görsel olarak dikkat çekici herkesin görebileceği bir yere asın. bir adette öğrencilerle ilgili tablo yapın. günün sonunda iyi davranan öğrencilere abur cubur torbası hediye edin. içinde çikolata jelibon sakız falan olsun. bir kaç çeşit olsun ki gözlerini boyasın. mesela şarkı mı söylüyor pat işaretleyin hediye paketi hakkını kaybettin diye. bir başkası örnek davranış mı sergiliyor işaretleyin sana fazladan çikolata şunu bunu yaptın. ceza köşesi falanda oluşturabilirsiniz. dayağa alışmış adamı eğitmek çok zordur. kolay gelsin.
0
yue
(26.01.15)
Benzer tecrübelerim oldu. Çocuklar sizi otorite figürü olarak görmüyor. "Öğretmenim değil ki!" diye düşünüyor. Bunu çok duydum çocuklardan.
Eğer çalışmaları ders saatinde yapıyorsanız ders boşmuş gibi, okuldan sonra yapıyorsanız serbest saatlerinden çalıyormuşsunuz gibi davranıyorlar. Uzman olmadığımdan "Şunu yapın." gibi bir tavsiyede bulunamayacağım; ama mümkünse öğretmenlerden biri arada grupları kontrol etsin. Düzeni sağlamanıza yardımcı olsun.
0
auroraaurora
(26.01.15)
Cevaplar için çok teşekkür ederim.
Comptrol, vaktini aldım kusura bakma, öneri ve eleştiri almak istediğim için ayrıntı vermem gerekti. Tecrübe edenler varır illaki diye düşündüm. Sana uzak bir konu demek ki.
Belki çocukluğunda dayak yiyen, baskıyla büyüyen kapalı aile üyeleri de olabilir aramızda. Öğretmen arkadaşlarımız var, eğitim planları hazırlayan meb personeli bile var. Psikolog olabilir (ki vardı hala var mı bilmiyorum) sosyolog... Grup çalışması yapan arkadaşların deneyimleri de çok yardımcı olabilirdi. Selam'ın anlattıkları gibi mesela...

Cevaplayan arkadaşlarım;

Dediğiniz gibi herşey birbirine bağlı. aile, okul, çevre..

Sorumluluk veriyoruz. Bu zaten bizim kazandırmak istediğimiz bir tutum.
Grubu ikiye böldük, iki grup arası tatlı çekişmeler yarattık bir kısa bir süre işe yaradı sonra yine cozuttular. Çalışmanın içeriği olarak da bölme işi zaman zaman olabilir sürekli olaaz. Birlikte kotarılması gereken bir çalışma.

Ödül ve ceza konusuna girmiyoruz. Bunun bir çok nedeni var. Maddi bir çıkar karşılığı olmaksızın doğru davranmalarını sağlamak istiyoruz. Birileri istedi, çıkarım var diye değil de tutum olarak, kendileri seçerek davransınlar. Kazandırmak istediğimiz tutumlardan biri öz disiplin.

Bizi öğretmen olarak görmüyorlar konusunda; biz zaten otorite figürü olmak istemiyoruz. Biz çalışma grubunun kurallarını koyuyoruz. Hatta kuralları çocuklarla değerlendirerek koyuyoruz. Hepsi o kuralı neden koyduğumuzu biliyorlar. Çok kuralla da boğmuyoruz. Grubuna, çalışmaya göre bir veya iki kuralımız oluyor. İlk kuralımız biri konuşurken onu dinlemek, sözünü kesmemek değil, dinlemek. Çok basit ama kazanımlar için çok destekleyici bir kural. Çoğunlukla da tek kural olarak bu oluyor. Diğer çalışmalarımın hepsinde verim aldığım bir yöntem bu.

Çalışmaları ders saatinde yapmıyoruz, serbest zamanlarında yapıyoruz. Ama serbest zamanımdan çalıyor denecek bir durum yok, severek çalışıyorlar, hevesliler. Nitekim bırakmadılar bak, kazan kaldırdılar:)

Ailelerin dayak konusunu ifşa etmeye gerek yok ki. Zaten bölgede genel tutum öyle.
İlk çalışmaya başladığım sene annelere hijyen eğitimi için doktor, hemşire geldi. Anlatıyorlar. Anneler dinleyebilsin diye çocukları ayrı bir yere aldık. Hava güzeldi, bahçeye çıktık biz çocuklarla. 2 yaşlarında bir tanesi alıp alıp başını bahçeden kaçma girişimlerinde. Bir, iki, üç... her seferinde çocuğu alıp geliyorum. Ortamda 3-4 yaş büyük abisi var. En sonunda abi koştu gitti çocuğu ensesinden kedi enciğini taşır gibi kaldırdı getirdi yanımıza bıraktı getirirken de bi temiz de azarladı.
Sonra bana dönüp "öğretmenim siz ona güzellikle söylüyonuz o anlamaz öyle, alışık değil" dedi.

Tekrar teşekkür ederim herkese.
0
🌸hayat aklini konusacak bir filozof uret
(26.01.15)
(6)

İS.OKL. VE EĞT.MRK.LOJ.DES.K.LIĞI HİZ.BL. / İZMİR NARLIDERE

qes sus
Arkadaşlar kısa dönem sonuçları açıklandı. (bkz:358. dönem askere gidecek sözlük yazarları/@qes sus)eğitim birliği: is.okl. ve eğt.mrk.k.lığı / izmir narlıdere / izmiresas birliği: is.okl. ve eğt.mrk.loj.des.k.lığı hiz.bl. / izmir narlıdere / izmirmerak ettiğim baya şey var yardımcı olabilecek bilgi
Arkadaşlar kısa dönem sonuçları açıklandı.
(bkz: 358. dönem askere gidecek sözlük yazarları/@qes sus)
eğitim birliği: is.okl. ve eğt.mrk.k.lığı / izmir narlıdere / izmir
esas birliği: is.okl. ve eğt.mrk.loj.des.k.lığı hiz.bl. / izmir narlıdere / izmir

merak ettiğim baya şey var yardımcı olabilecek bilgisi olanlar lütfen bi el atsın.

-öncelikle bunun açılımı nedir?

-sınıf istihkam yazıyor. kısa dönem istihkamcılara ne görevler veriliyor?

-hiz bl. hakkında hiç fikrim yok da loj sanırım lojistik demek ben lojistikle ilgili ne yapabilirim?

-şubatın 2si ile 5i arası teslim tarihim. önce teslim olursam yararıma mı zararıma mı ne zaman teslim olmam lazım?

-eğer erken teslim olursam askerlik süresinden düşer mi acemilik uzayıp ustalık kısalır mı ya da?
0
qes sus
(26.01.15)
Istikham okulu ve egitim merkez lojistik destek komutanligi hizmet bolugu. Ne yapabilirim ne yapamam diye dusunme. Yapabilecegi bir seyler verirler herkese. Hayirli tezkereler.
0
japon askeri
(26.01.15)
Denize nazır askerlik yapacaksın :) Bahar da geliyor, ohh. Giremesen de kokusu serinliği yeter :)

Soruların cevaplarını bilmiyorum, Hayırlı tezkereler demeye geldim.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(26.01.15)
Dua et acemi Birliği'nde eğitim Çavuş'u olmadın
0
dokuzonbeş
(26.01.15)
Oha yerin güzelliğine gel sadece araç yolu var denizle aranda
hayırlı tezkereler
0
indescribable
(26.01.15)
teslim tarihinin son günü katıl, erken giren erken çıkmıyor.
0
t joe
(26.01.15)
347. kısa dönem sınavına girerken oradaki k.d askerleri güneş gözlüğü ile gezerken görmüştüm.

tanım: güzel ve çok rahat bir yer olması muhtemel.

tanım 2: çarşı izinlerinde konak-alsancak yapın bol bol.

tanım 3: escort numarası lazımsa vereyim :)
0
my name is faith
(26.01.15)
(15)

sözlük

Hamuş
Şu entrynin en beğenilenler listesine girmesi ile ilgili ne düşünüyorsunuz?https://eksisozluk.com/entry/48659976
Şu entrynin en beğenilenler listesine girmesi ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

eksisozluk.com
0
Hamuş
(26.01.15)
Yavan bir espri sadece. Çok yavan hem de.
0
teritori
(26.01.15)
bi bitmedi...
0
Ufuk
(26.01.15)
çaylak ve okur oyları sayesinde çok takma
0
vincentvega
(26.01.15)
oylayanlar ırkçı ve zeka seviyeleri de bu espriye gülecek kadar düşük diye düşünüyorum. başlığı haklı çıkaran bir durum olmuş.
0
m e l t e m
(26.01.15)
sozlugun bittiginin resmi. ben dbe'de formata uygun olmayan entry bile gordum.
0
bohr atom modeli
(26.01.15)
dbe'yi takip etmiyorum, kaçırdığım pek bir şey yok anlaşılan..
saçma, boş bi entry işte.
0
hayal bilgisi
(26.01.15)
debe'yi takip etme. donanımhaber kitlesi azdırıyor böyle entryleri. ancak onun dışında başlığı açan elemana inanılmaz uyuzum, kasıtlı olarak bait başlık açıp duruyor.
0
sir dupre
(26.01.15)
Peki aranızda sözlüğü takip eden var mı? Varsa istatistiklere girerek mi yoksa ilgi alanlarınıza ait konular üzerinden mi takip ediyorsunuz?
0
🌸Hamuş
(26.01.15)
mevcut yazardan çok daha fazla çaylak ve okur var. suçlanma değil, kitle geniş haliyle kalite düşüyor.

@yesilimtrak
0
vincentvega
(26.01.15)
sözlüğün kalitesi düşeli çok oldu.
0
Tyler89
(26.01.15)
ben artık takip etmiyorum. merak ettiğim bir konu varsa girip yazılanları okuyorum, o kadar.

mod.lar varken iyiydi sözlük ama cılkı çıkmış durumda uzun zamandır. ırkçılar, cinsiyetçiler, siyahla beyazı ayırt edemeyenlerle dolu sözlük.
0
m e l t e m
(26.01.15)
Bence sözlükte sorun çaylakların oylaması değil mevcut yazar profili. Sadece db değil başlıkta yazılan entrylerin yarısı çöp. Sağlam moderasyon olsa yazarların yarısı uçar.
0
corneillus
(26.01.15)
10 numara komik bence. ben guldum.
0
baldur2
(26.01.15)
Ben sedatin yerinde olsam bu entryi debeye sokan ne kadar caylak varsa hepsini yazar yapar iyice skerdm ebesini sozlugun.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(26.01.15)
Balık baştan kokar olmuş, entry de başlıktan kokmuş.
Bu tür başlıklara yazı yazmak prim vermek demek, yazılmasa kalacak öyle tek başına.

Ben daha çok ilgilendiğim konulara bakıyorum veya güzel bir yazar bulursam onu okuyorum.
Başlığı da şukela modu ve badiler ne demiş şeklinde çağırıyorum. Mesela yukarıdaki başlıkta bir tane bile badim yazmamış.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(26.01.15)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.